9 Haziran 2016 Perşembe

Kitaplık Kedisi Reading Challenge 2015 (2/4)

İyi ki bir reading challenge'a katılmışım sene olmuş 201878446 ben hala 2015 challenge'ımı paylaşıyorum :). İyi bari ben böyle böyle iki üç sene meydan okuma yapmam, bu beni idare eder :). Buradan Kitaplık Kedisine selamlarımı yolluyorum :), ne güzel liste yapmış ki seneye de okuyalım diye :). Tabi ki bunun benim üşengeçliğimle çokça alakası var, liste gayet yerinde ve çok güzel. Kendisinin 2016 yılı için hazırladığı güzel meydan okuması için buraya tıktık.  Ee dostlar, dünyanın önde gelen üşengeç markası kolay olunmuyor. Emek, azim, kararlılık işte bunlar yol haritam :). Listemdeki kitapların beşini önceden paylaştım şuradan bakıverin :). Tamamı için ise buraya tıklayın.

9. Cemal Süreya - Üstü Kalsın





Daha önce de bangır bangır dediğim gibi pek şiir insanı değilim ama arada gelir öyle. Liste dolayısıyla da bu kitabı okudum. Daha önceden birkaç şiirini okuyup sevdiğim şairlerdendir Süreya. Bu kitapta seçme şiirlerden oluşturulmuş bir kitap. Böyle benim gibi çok bilgili değilseniz şiir kitabı seçmede YKY'nin bu kitaplarına bakmanızı öneririm. Birçok şaire en azından aşina olup diğer kitaplarını da bakmanızı sağlayabilir. Buyurun hatta bu da listesi seçme şiirler.

10. İlhami Algör - Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku




Kitabın şiir gibi adı var ister istemez çekiyor sizi, e filmi de var. Ben önce filmine gittim sanırım sonra da okudum. İncecik bir kitap hiç sıkılmazsınız, hemencecik bitiverir. Öyle aşık oldum kitaba diyemem ama kötü değildi. Güzeldi aslında :). Benim gibi kahve severseniz sizin de şu paragraf dikkatinizi çekebilir.

"Soğuk suya kahve, her babayiğidin harcı değildi. Yüksek hatırlılar ve ağır bitirimler dışında, semte yabancı birinin kahveyi böyle istemesi için bir ayrıcalığı olması lazımdı. Ayrıcalığımı az önce tezgâhın üzerine, ikna edici ölçü- de sermiştim." *

11. Frank Baum - Oz Büyücüsü




Üçüncü gözüm çıktı o yüzden daha fazla yorum yapmak istemiyorum.

14. Ray Bradbury - Fahrenheit 451




İşte benim sevdiğim türlerden biri, distopya örneklerinden. Konusu çok güzel ve orijinal amma anlatımı zayıf. Sıkıcı, dümdüz bir anlatım. Okuyun kesinlikle okuyun ama burası da böyle.

15. Hermann Hesse - Klingsor'un Son Yazı




Daha önce şurada azıcık bahsetmiştim. Ek olarak söyleyebileceğim diğer kitaplarını okumak kesinlikle istiyorum. Bozkırkurdu ve Siddhartha ön sıralarda.

Evettt bu seferlikte bu kadar seneye devamında görüşmek üzere :). İnsanlar bir iki challenge daha bitirsin ben de bunu bitireceğim :). Şaka şaka. Yani umuyorum şaka olur çünkü bende bu üşengeçlik varken olur mu olur. Şimdilik hoşça kalın :).

*Yine kitaplar yanımda değil o yüzden kendi fotoğraflarımı koyamadım. Bu seferde babil.com' u seçtim. Tüm fotoğraflar oradandır. Kendileri çok tatlı bir sitedir bakmadıysanız da öneririm.

* http://www.iletisim.com.tr/images/UserFiles/Documents/Gallery/2093%20MUZEYYEN.pdf

Devamını Oku »

8 Haziran 2016 Çarşamba

Abur Cubur #29

Dans şarkılarıyla devam. Her ne kadar pek dans edecek havamız olmasa da, çokça mutsuz da olsak dinleyip birazcık da olsa kafa dağıtmak için güzel şarkılar. İlk liste burada.

İyi ki müzik var, sanat var.


1. Raving George feat Oscar & The Wolf




2. Jessie Ware - Imagie It Was Us




3. Equal - In the Evening




4. SBTRKT feat Denai Moore - The Light





5. Grimes - Vanessa




6. Nu - Man O To





7. CFCF - Cometrue



Devamını Oku »

5 Haziran 2016 Pazar

Son Zamanlarda İzlediğim İzlenilmeyesi Filmler


Merhaba arkadaşlar :). Nasılsınız? Keyifleriniz yerindedir umarım. Ben de durumlar yoğun. Günler o kadar hızlı geçiyor ki anlayamıyorum. O yüzden buraları ihmal ettim. Şimdi sizlere kendimi affettirmek biraz da sizleri eğlendirmek için bir liste hazırladım. Biliyorsunuz ki en son yaptığım Son Zamanlarda Okuduğum Okunulmayası Kitaplar listesi ilgi görünce ben de neden bir de bunun film versiyonunu yapmayayım dedim. Aslında şanslıyım izlediğim filmlerden kesin olarak beğenmediklerim o kadar az ki liste çok uzun değil ama yok da değil :). O yüzden son zamanlarda keşke izlemeseydim dediğim ama izlemeden de böyle olduklarını anlayamayacağım filmleri listeledim. Bana meydan okuyup sen ne anlarsın filmden çok güzel bir film o bir kere demek serbest :). O zaman başlayalım.







1. Good Will Hunting - Gus Van Sant (1997)


Bu film iki listeye giriyor. Biri bu zamana kadar hala izlemediğim filmler listesi (artık izledim) iki izleyip de beğenmediklerim listesi. Yani o kadar klişelerle dolu ki uzun uzun yazmak istemiyorum. Başından sonuna ne olacağı belli, sizi ne şaşırtan ne de  hayranlığınızı uyandıran bir film. Tek olumlu yanı Elliott Smith şarkılarının olması ama o güzelim şarkılar ziyan olmuş. Kısacası kötü. Özür dilerim Robin Williams, Stellan Skarsgard.

2. Mustang - Deniz Gamze Ergüven (2015)


Oscar benim pek de önemsediğim bir ödül değil ama güzel filmler de çıkmıyor diyemeyiz ama bu film onlardan biri mi hayır. Zorlama, başarısız bir senaryo, Emin olun çok daha güzel Türk filmleri var, her açıdan. Olmamış, sorryyy :(.

3. Hamam - Ferzan Özpetek (1997)


Ferzan Özpetek filmlerini severim ama bu film onlardan biri değil. Hem de Mehmet Günsur'a rağmen :/

4. Dead Man - Jim Jarmusch (1995)


Şimdi Jim abimiz kızmasın; kendisini, tarzını severim (bknz. Coffee and Cigarettes) Johnny Depp'i zaten severim. Ama bu filmde sanki bir şey varmış da anlamak veya sevmek için ben onu kaçırmışım gibi hissediyorum çünkü baya sıkıldım izlerken. Hani çok kötü de diyemiyorum ama beklentim o kadar yüksekti ki kendimde sorun aradım. Hala sevmek için neden arıyorum yardımcı olun :(.

5. Kara Bela - Burak Aksak (2015)


Burak Aksak'ın en kötü işi olmaya aday bir film. Ara ara tebessüm ettirse de Bana Masal Anlatma filmindeki gibi başladığı andan itibaren sizi saran, güldüren bir film değil. Aksak'ın neler yapabildiğini Leyla ile Mecnun'da gördük hala sezonu başa sarıp izliyoruz. Yukarıda bahsettiğim ilk uzun metraj filminde de neler yaptığını gördük o yüzden bu filme rahatlıkla kötü diyebiliyorum. Abbas Bozkurt'un Altyazı dergisinde Ocak 2016 dayısında yayınlanan 'Toplu Kahkaha' yazısını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Genel olarak doğru tespitler ortaya koyan Bozkurt, Burak Aksak ile ilgili olan kısımda da çok haklı.

Son beş ayda izlediğim kötü filmler bunlardı. Bence hiç de fena değil ortalamanın üzerinde film izleyen ben için:). Siz de yorum yapmayı, sevdiğiniz sevmediğiiz filmleri bizimle paylaşmayı unutmayın. Filmle kalın :).

Devamını Oku »

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Sevgili Güllük #7 (Dance)

Dance dance dance









Devamını Oku »

Sevgili Güllük #6

Everything is blurred but you/ Her şey flu ama sen ...


















Devamını Oku »

29 Mayıs 2016 Pazar

Son Zamanlarda Okuduğum Okunulmayası Kitaplar

Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu sefer tüm yayınlarım boyunca yapmaya çalıştığım şeyin tersini yapıp okunulmayası (tabi ki bence) kitapları paylaşacağım :). Eksik fazla son üç dört ayda ders için okuduklarım dışında okuduğum kitaplardan kısaca bahsedeceğimi düşünüyordum ama dolmuşum baya yazıvermişim :). Önerilerimde bu kadar yorum yazmıyorum :). Bazıları fena olmasa da öyle tekrardan elime alıp okumak istemeyeceğim, hatta çoğunu da elden çıkardığım kitaplardan bahsedeyim sizlere ama müziksiz asla :).







1. Ariel ve Seçme Şiirler - Sylvia Plath



Geçtiğimiz kitap fuarından alarak hayatımın en büyük kitap alma hatalarından birini yaptığım kitaptır. Kırmızı Kedi Yayınları çok sevdiğim bir yayınevi olmasına ve önceki fuarlardaki güler yüzlü ve ekstra indirim yapmaktan kaçınmayan o güzel insanlar yerine; çok da bir şey bilmeyen, gülmekten aciz insanlardan aldığım için ve bir an gaza gelip yazarın şiir kitabının çevirisini aldığımdan dolayı iki kez pişmanım. Nasıl böyle bir hata yaptım bilmiyorum. Gerçekten şiir çevrilmesi çok zor bir iş. Çevrilmesin demiyorum ama her zaman da çevrilmiyor işte. Hiç tat alamadım. İçinde hoşuma giden altını çizdiğim şiirler oldu ama keşke almasaydım :/


2. Ruhi Mücerret - Murat Menteş


İlk çıktığında çok heyecanlanmıştım. Öyle ki hemen almak istiyordum özellikle kapağı nedeniyle amma ve lakin taa bakın bu zamanlar okuyabildim :). Gerçi okumasam bir eksiklik hissetmezdim ama okumadan da böyle düşüneceğimi bilemezdim :). Çıkmaz bir kısır döngü, anlayacağınız okuyun güzel şey okumak :). Kitaba gelecek olursak "Dublörün Dilemması"'nı yıllar önce severek okudum, bu kitap için heyecanlanmamı sağlayan neden o kitaptır. Yalnız anlamadığım bir şey var, acaba ben o zamanlar kitap yine bu tarzdı ve ben okumayı seviyor muydum yoksa bu kitap diğer kitaba göre daha mı vasat. Bir bilen yorumu olan cevaplasın, iki kitabı da okumuş olan :). Belki de benim tarzım değişti bilemiyorum ama bu kitap baya vasattı. Baya zor bitirdim çok akıcılık sorunu olmasa da baya sıkıldım. Daha çok eğlenmeyi beklediğim bir kitaptı ama olmadı. Yine altını çizdiğim yerler olmadı değil ama kitap yine elden çıkarıldı güzel kapağına rağmen :/

3. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları - Ransom Riggs


Tim Burton'ın film fragmanını izledikten sonra kitabı olduğunu öğrendiğim bu kitabı, film çıkmadan alıp okumak istedim. Fragman beni o kadar heyecanlandırdı ki kitabın konusunu, kapağını ve içindeki fotoğrafları da görünce baya heyecanlandım ve hemen okumak istedim. Ama maalesef yine ve yine hayal kırıklığına uğradım. Öyle böyle değil. Yine çok sıkıldım. Bazı kitaplar vardır bitirmek için okursunuz bu da onlardan biriydi. İlginç konusunu destekleyen bir içeriği ya da anlatım tarzı yoktu. Heyecanlandırmıyor daha çok düz betimleme demek istemiyorum ama anlatımı vardı. Aslında o fotoğraflardan dolayı biraz daha gotik, karanlık bir kitap beklerdim ama olmadı. Serinin devamı varmış belki iyi devam ediyordur, olaylar gelişiyordur. Bu karakterleri tanımamız içindir falan filan ama benden bu kadar. Eğer bir yerde denk gelirsem ya da müthiş överse güvendiklerim bir bakarım ama pek sanmıyorum.

4. Basit Bir Es - Enis Batur


Kitap çok kısa o yüzden bitirmek için çok çaba sarf etmenize gerek yok. Her ne kadar ilk başlarında postmodern olmasından dolayı heyecanlansam da devamında bu heyecan sürmedi. Sıkıldım ama bir iki metro boyunca merak ediyorsanız hemen okunur, biter. Yine altını çizdiğim yerler oldu ama bana göre vasat :/ Yazarı bu kitapla yargılamayacağım ve kesinlikle bir şans daha vermek istiyorum. Önerilerinizi bekliyorum.

5. Budalalar Takvimi - Ermanno Cavazzoni


Kitabın tanıtım yazısında Ferhan Şensoy'un yazısını okuduktan, yazarın İtalyan olduğunu öğrendikten ve öykü kitabı olduğundan beğenmememin ihtimal dışı olduğunu düşünüyordum lakin yanılmışım. Gerçekten metroda okudum, uyumadan önce okudum, sabah kalktım okudum anlayacağınız okumadığım yer ve zaman kalmadı fakat 171 sayfacık kitabı kaç hafta oldu zar zor bitirdim. Bir de ben bir kitabı sevmeyince çabuk da bitiremiyorum başka kitaplara geçişim zorlaşıyor, okuma hızım düşüyor. Bu kitap da beni birçok kitabı okumamı baya engelledi. Ne yapalım Ferhan Şensoy'la da zevklerimiz uyuşmadı, anlayacağınız bugün de elit olamadım :(.



Devamını Oku »

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Abur Cubur #28

Merhabalar, nasılsınız görüşmeyeli :). Bugün havanın suratsızlığına rağmen (son zamanlarda genelde hep böyle) düşünelim ki evden çıkmıyorsunuz ve neden bunu bir partiye dönüştürmeyesiniz. Yani en azından kendinize ufak çaplı bir parti verebilirsiniz çünkü müzik atıştırmalıkları, abur cuburlar Öneri Makinesi'nden. Popüler müzikten sıkılıp farklı dans parçaları arayanlar için en cool şarkıları ben sizin için bu listede oluşturdum, sırasıyla dinlemeniz veya çalmanız önerilir. O zaman hadi dans edelim! :).

1. Tame Impala - Let it Happen


Biraz ısınalım.



2. Yeasayer - Silly me





3. Chela - Romanticise





4.  Crystal Castles - Crimewave


Artık yavaş yavaş havamızı bulalım :).





5.  La Roux - In for the Kill (Skream remix)




6.  Breakdown Valentine - Silver Sunlight





7. Trust - Bulbform 




Devamını Oku »

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Ankara Uluslararası Film Festivali




Merhaba arkadaşlar, nasılsınız, keyifler yerindedir umarım. Bir film festivali yazımıza daha hoş geldiniz :). Biliyorsunuz ki artık festival demek ben demek :). Bu sefer çok az filme gidebildim :( Sadece dört tane ikisinde de söyleşiye denk geldim bilmeden :). Kısaca yorumlarımı, önerilerimi paylaşıp usulca çekiliyorum kenara. Tabi ki okurken festival temamıza uygun olarak Erik Satie ustamızın en sevdiğim eserini size eşlik etmesi için buraya bırakarak.




Kaili Blues






Ben bir işte varsam o gün olaysız geçmez bu konuda anlaştık artık sanıyorum. Ben demek olaylı geçen etkinlikler, günler demek :). Gelelim filmimize. Ben filme geç kaldım arkadaşlar, hayatta en nefret ettiğim şeylerden biri başıma geldi ve filmin ilk 10-15 dakikasını kaçırdım. Ben ki saniyesi geçse kaydı başa sararım ama bu filme kaç dakika sonra girdim. Hayır yetmezmiş gibi karanlık sahnelere denk gelip koltukları da göremedim. Baya bildiğiniz zifiri karanlıkta el yordamıyla oturacak bir yer aradım ve ilk elime gelen kara parçasına oturdum. Aydınlık sahnelere gelince ikinci sırada olduğumu fark ettim ki bu da demektir ki şiddetli boyun ağrısı yolda.  Evet, filme geçemedim ama geçeyim artık. 

Bu filmi seçmemin yegane sebebi görüntü kalitesiydi gerçekten hakkını verdi, o doğa manzaraları ve enfes çekimlerle ki her ne kadar kıyıdan köşeden kaçak gibi izlemiş olsam da baya güzeldi. Tabi ekranın tamamını da her zaman göremedim tahmin edersiniz. Ama buram buram sanat filmiydi. Yönetmen resmen kamerayla oynamış. Sanıyorum ki steadicam ile çekilmiş sahneler var. Ben Kaili'den çıktıktan sonra fark ettim ama daha öncesinde de var mı emin değilim malum sebeplerden ötürü. Gerçekten kamerayla oynamış yönetmen, bir başka olay olan sahne ise (sinemadan erken çıkanlar dertlerine yansınlar, hiç bu kadar insanın bir filmden çıktığını görmedim bu arada) motorla kahramanımız giderken onu takipten ayrılan kameranın kestirmeden karaktere yetişmesini izlemek çok güzeldi :). Baş karakterimiz Chen'in motoru kullanan Weiwei'e sürekli yavaş gidelim demesi de güzel bir ayrıntıydı :). Son olarak da bu konuya alakalı yolculuk sahneleri yabancı bir siteden öğrendiğim kadarıyla kırk dakika imiş, Chen araba kullanırken biz de kullandık ve o hangi araca binse biz de onunla gittik. Yönetmen çok güzel başarmış o hissi bize vermeyi.

Müzikleri o kadar güzel ki her sahneye kulağı yormayacak şekilde güzelce işlenmiş. Tabi asıl önemli kısım başından sonuna kadar ara ara dinlediğimiz o nefis şiirdir. Şiirsel bir anlatım, enfes çekimler ve içi boş olmayan senaryo ile bence bu film izlenmeli. Hatta ben kesinlikle başından itibaren bu filmi izlemek istiyorum. Eminim yarım yamalak görmem ve ortasından başlamadığım zaman daha çok şey çıkarıp yorum yapabilirim :). Yandık dediğinizi duyar gibiyim :). Şimdiden bu kadar yazmışken :).

Toz Bezi



Bilmeden söyleşili bir filmi de seçmişim :). Çok merak ettiğim filmlerden biriydi. Oyunculuklar çok güzeldi. Ve yönetmenin röportajına denk gelince filmden önce duyduğumuz cümle aslında film için önemliydi o cümle de şuydu; bu insanlar toz bezi değil.

Saklı



Çok merak ettiğim bir filmdi, ve yine oyunculu yönetmenli bir söyleşiye denk geldik. Film kötü değil ancak nedense tam beklediğim gibi değildi. İşlediği konu tabi ki önemli, özellikle ikiyüzlülük teması sizi sizden alabilir.

Ben ve Kaminski



Bu filmi izlerken nedense aklıma Hermann Hesse'nin "Kilingsor'un Son Yazı" kitabı geldi. Orada da son demlerini yaşayan bir ressamı okuyorduk burada da görüyoruz. Renklerin tasviri, resmin anlatımı ikisinde de güçlü. Hesse'nin renk tasviri o kadar güçlüydü ki o renkleri hissedip görmemeniz imkansız. Resmin başka sanat dallarıyla böyle iç içe geçmesini çok seviyorum. Ben ki çöp adam bile çizemeyen ben hayranlıktan başka bir şey beslenemiyorum ressamlara ve eserlerine karşı.

Bu filmin konusu ilgimi çektiği için ve "Goodbye Lenin" filminin yönetmeni ve filmin başrol oyuncusunu bu filmde tekrar bir arada görünce gitmek istedim. Komik ögeleri ve güzel görselleriyle bu filmi de izlemenizi öneriyorum.

Devamını Oku »

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Abur Cubur #27

Yine bir Sofar keşifleri turumuza hoş geldiniz :). Malum güzel sesler, şarkılar birikince liste yapmak şart oluyor. Önceki listemde de bahsettiğim gibi sofar güzel bişi :). Yani şöyle ki hem sevdiğiniz grupların canlı kayıtlarını dinleyebildiğimiz gibi bir yandan da yeni keşifler yapmak için bir cennet. Hal böyle olup son zamanlarda da aşağıdaki listede olan isimleri keşfedince listenin ikincisi kaçınılmaz oldu. Benim yeni keşfettiğim ama zaten müziklerini güzelce yapan bu insanlara buyurun bakalım.Bir önceki Sofar keşifleri listeme şuradan ulaşabilirsiniz :). Müzikle kalın.

1. Merve Çalkan


İşte son zamanlarda üst üste psikopat gibi dinlediğim iki şarkının sahibesi Merve Çalkan. Diğeri de hemen burada.



2. Emre Temiz




3. Emre Akbay 





4. İsmira




5. Yiğit Seferoğlu




6.  Kahraman Deniz 




7. Sedef Sebüktekin





Devamını Oku »

6 Mayıs 2016 Cuma

Koş Sevim Koş

Merhaba kitap severler, bugün yine sitelerin indirimlerinden bir derleme yaptım. Ankara Uluslararası Film Festivali yazım yolda, filmler bitince gelecek. Bol sanatlı günler :)

http://www.idefix.com/vitrin/ İdefix'in bahar kampanyası devam ediyor.

http://www.babil.com/Main/Home/PageContent/nisan-kampanyasi Babil'de boş durur mu :), nisan kampanyası devam ediyor. Ve seçili kitaplar 9.90. Süper İyi Günler özellikle okumanızı tavsiye ettiğim çok güzel bir kitaptır.

http://www.dr.com.tr/LP_yayinEvleri-mayis D&R da boş durmamış ve mayıs indirimi yaparak bana da bakın demiş.

http://www.eganba.com/ Eganba bu hafta her alışverişinizde şu kitabı hediye ediyor. Ayrıca James Joyce'un Ulysses'i %50 indirimde.

http://www.pandora.com.tr/ Burada da günün fırsatları ilginizi çekebilir.

https://www.ilknokta.com/ Bahar kampanyası için yarın son gün, ayrıca çeşitli temalarla seçilen kitaplarda da ilginizi çekecek kitaplar ve güzel indirimler var.

Devamını Oku »