richard brautigan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
richard brautigan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Richard Brautigan Sevmek


Duyduk duymadık kalmasın, seviyorum uleeennn. Asla tanımayacağım birini, kitapları dışında iletişim kuramayacağım birini seviyorum. Başlıktan anladığınız üzere Richard Brautigan'ın imzasını alıp kitaplarınıza bayılıyorum keşke daha çok yazsanız diyemeyecek olsam bile çok seviyorum :). O zaman yayında olan tüm kitaplarını okuduğum tükenenleri okumak için elimden geleni yaptığım yazarın kitaplarına göz atalım :).





Kürtaj: Tarihi Bir Aşk Romanı, 1966

Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmadı :). Çok sevdim. Bu tarz kitapları seviyorum, beat kuşağını ve yazdıklarını basit ve akıcı bir dille anlatmalarını seviyorum. Bu kitap da öyleydi, hemen bitti. Baya iki üç saatte, aralarla bitti herhalde. O kadar akıcı öyle söyleyeyim. Bu hikayede anlatıcı kütüphane görevlisi ama kütüphane bildiğiniz kütüphanelerden değil. 7/24 mesaili, kitaplarda bildiğiniz kitaplardan değil kopyası olmayan dünyada tek örneği olan kitaplar. Bir de kız arkadaşı var güzellikle lanetlenmiş. İlişkilerini anlatıyor.

Karpuz Şekerinde

Çok ama çok güzel bir kitap neden yazarın enlerinde adının geçtiğini okuyunca anlıyorsunuz. Çok da hüzünlü bir hikaye sonunda gerçekten çok duygulandım. Brautigan'ın bu romanı BenÖlüm'de geçiyor. Farklı bir dünyaları var. Her gün güneş farklı renkte doğuyor ve o günler farklı renkli karpuzlar üretiyorlar. Ürettikleri karpuzun şekerinden evler, elbiseler, camlar aklınıza gelebilecek birçok şeyi üretiyorlar. Bir de kaplanların konuşabildiği ama soylarının tükendiği bu yeri hiç yadırgamadan sade ve akıcı bir dille o kadar güzel anlatmış ki yazar uzun cümlelere ya da paragraflara gerek duymadın sanki siz de karpuz şekerinde yazıyormuşsunuz gibi bir çırpıda okuyorsunuz kitabı. Yazara bu kitapla başlayabilirsiniz, ben fuara ilk gittiğimde bunu ilklerde okumamda ısrar ettiler ve nedenini okuyunca anladım ama ikinci gidişimde başka kitaplarını yine de aldım. Öyle güzel bir yazar işte :).


Babil'i Düşlemek: Bir Özel Dedektiflik Romanı - 1942

Bir dedektif hikayesi ama o bildiklerinizden değil. Kendi hayal dünyasnda ki bu dünya Babil'de yaşayan ve bu yüzden birçok şeyi kaçıran bir adam... Öyle düşlüyor ki ne kirasını ödeyebiliyor ne de yemek alacak parası var. Yani temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar. Onun boş zamanları Babil'i düşlemekten kalan zamanlar. İşte nasıl olduysa onu bu düşlerden çıkaracak bir iş alır. Kim hayattan bir şekilde vazgeçmiş bu adama iş verir derseniz litrelerce bira için bir kere bile tuvalete gitmeyen yanında kalın ense şoförüyle gezen o güzel kadındır. Bu "özel" dedektifimizden bir ceset çalmasını isteyecektir. Peki bu özel dedektifimiz Babil'i düşlemekten kalan zamanlarda bu görevi başarabilecek midir işte orası kitapta :).

Ben okurken çok zevk aldım. Polisiye severim ama Brautigan'ın polisiyesi de ayrı güzel oluyormuş.

Sombrero: Bir Japon Romanı

Daha önce yazdım, ayrıntılı incelemesini burada bulabilirsiniz. Özet geçmem gerekirse siz bir hikayeye başlarsınız, bıraksanız da yazmayı hikaye devam eder. Japon sevgilisinden yeni ayrılmış umutsuz aşık yazarımızın hikayesini dinlerken bir yandan yazmayı bıraktığı hikayesinin devamını, diğer taraftan da sevgilinin rüyaları ve uykusunda geziniriz. Karışık gibi görünse de su gibi akıp giden bu romanı yine bir çırpıda okuyacaksınız :).

Çimlerin İntikamı

Brautigan'dan öykülerinin toplandığı bir kitap. Kısa kısa öyküler. Başlardaki öyküleri daha çok sevdim sanki ama diğerlerini de sevmedim diyemem. Romanlarının ben de ayrı yeri var, bu kitap romanlarına göre bir tık aşağıda ama zevkle okuyacağınız Brautigan tarzı öyküler.

Japonya Günlükleri

Böyle tadının damağınızda kaldığı bir kitap. Başlangıçta bir yazı ile başlayıp daha sonra şiir görünümlü günlüklere geçiyor. Sonunda da Brautigan hakkında bilgiler var ki çok hoşuma gitti. Japonya anıları şiir tadında.

Willard ve Onun Bowling Kupaları: Sapkın Bir Roman

Üç farklı hikaye ve hepsi aynı anda ilerliyor ama hiç zorlanmıyorsunuz okurken. Dili sade ve akıcı. Bildiğimiz Brautigan :). İki komşu evli çift ve bowlingle ve kupalarıyla kafayı bozmuş üç kardeş. Bu üç farklı hikayenin ortak yanı tabi ki Bowling Kupaları bir de Willard var tabi :).

Big Sur'un Güneyli Generali

Yazarın yayınlanan ilk romanı. Tam olarak nasıl tarif edeceğim bilmiyorum ama diğer kitaplara göre daha uzun bir kitap. Bölümler kısa ama genel olarak diğer kitaplara göre uzun. Yazar bundan sonraki kitaplarda iyice sadeleştirmiş kitapları ve bence çok daha güzel olmuş. Bu kitapta da Jesse olayları anlatıyor ve kendisi Big Sur'un Güneyli Generali (ve/veya onun torunu da diyebiliriz) Lee Mellon'un Jesse ile toplum dışı yaşamlarını okuruz. Bu kitabı diğer romanlara göre daha az sevdim yüksek ihtimal Lee Mellon karakterinin antipatikliğinden ötürü. Sevemedim  kendisini ve kitap da onun hakkında bir kitap olduğundan notum bir yıldız düşük oldu. Lakin yine de zevkle okudum özellikle sonlara doğru yine diğer kitaplarda aldığım tadı aldım.




Bu okuduğum kitapların hepsini sevdim ama en çok hangileri bende yer etti diye sorarsanız Karpuz Şekerinde, Kürtaj ve Babil'i Düşlemek derim. Diğerlerini de sevdim ama bu üçünün yeri ayrı :). Kitabın başlığındaki o açıklayıcı yazıları da çok seviyorum. Yukarıda da yazdım, kitabı daha ilgi çekici yapıyor.

Maalesef Brautigan'ın her kitabı çevrilmemiş ve çevrilenlerden bazıları da tükenmiş durumda. Eğer olur da o kitapları okuma şansım olursa bu listeyi güncellerim. O kitapları bulmamda da bana yardımcı olacak bir yorumunuz varsa seve seve okurum. Nadirkitap, yabancı siteler, ukitap benim bildiklerim. Hatta Altıkırkbeş yayınlasa tekrardan daha da güzel olur, şöyle hiç yayınlanmayanlarla beraber :).

Bir de 6:45 yayınevinin kitaplarında genel olarak görülen yazım hataları var bazı kitaplarda. Babil'i Düşlemek de bir iki bölüm tekrardan basılıp iki kez konmuş, eksik paragraf ile. Benim elimdeki baskısında öyleydi en azından. Bir de samimi dili var yayınevinin kitaplarında da görülen onu seviyorum :). Aslında yayınevinin beş kitap/yazar yazısını yazıyorum, güzel kitaplar çeviriyorlar.

Brautigan'ın kendine has tarzını, anlattıklarını okumayı çok seviyorum. Eğer siz de hiç okumadıysanız yazarın kitaplarına bir şans verin hem de hemen. Keşke böyle trajik bir şekilde aramızdan ayrılmasaydı :(. RIP Richi, seni seviyoruz ve unutmayacağız <3
Devamını Oku »

4 Haziran 2017 Pazar

Yazın Okumayı Planladığınız 6 Kitap (Pazar 6'lısı)

Ayy yine güzel bir pazar altılısı. En sevdiğim şey okuyacağım kitapları seçmek ve almak :). Şu alışveriş sitelerinde sepete kitap seçmekle uğraşan, o siteden bu siteye koşan nerede kampanya var takip edip sürekli liste yapan kişi benim :). Zamanımın önemli bir kısmını bu uğurda harcayabilirim ki harcıyorum da :). Çok seviyorum kitap seçmeyi, bakmayı. Anlayacağınız gerçekte fuar,kitapçı ve sahaf gezmek kadar internette de bu tutkumu sürdürüyorum :). Okuyacak kitabımın olması bir şeyi değiştirmiyor çünkü ben her zaman daha fazla okuyacak kitap bulabiliyorum :). Ahhh okuyacak çok kitap var :). Yine de şikayetçi değilim :). Kitaplık Kedisi'nin bir sözü vardı çok hoşuma gitmişti; "Okunmayı bekleyen kitaplarımı asla bitiremeyecek olsam da (hesapladım ömrüm yetmiyor) hala kitap alıyorum." İşte kitap sevgimin özeti :). Gerçi çok (abartılacak kadar değil, mütevazı derecede) okunmayan kitabım olmasa da (eğer genç ölürsem durum farklı), ben de iflah olmaz bir kitap alıcısıyım :). Almayı, keşfetmeyi seviyorum; sanırım bütçem elverdikçe de devam edecek bu tutku :). Şimdi de sizlere işte bu okunmayı bekleyen kitaplarımdan bir liste yazacağım.


1. Faust - Goethe


Çok sevdiğim bir hocamın önerisiyle okumak istediğim bir kitap ama Goethe de zaten okumak istediğim bir yazar. Kitaplığmda bulunan bu güzel eseri hemencecik okumak istiyorum zaten yakın zamanda okumak planlarım arasındaydı :).

2. Richard Brautigan'ın Okumadığım Tüm Kitapları


Ahhh resmen yazarla aşk yaşıyorum, çok sevdim elimde ne varsa hepsini tükettim kalanları da hemen alıp okumak istiyorum. Hatta bir tanesini sipariş ettim bakalım ne zaman gelecek (gelmedi). Bazı kitapları da satış dışı, tükenmiş :(. Onları da sahaflarda arıyorum :). Brautigan kitapları şu an elimde yok, kitaplar gibi elimde değil ama bu yaz okumadığım kitabı kalmasın istiyorum :).

3. Junky - William S. Burroughs


Bir diğer Beat kuşağı yazarlarından Burruoghs. Beat kuşağını sevince ardı arkası kesilmiyor ben de devam ediyorum. Bu kitap da okunacaklar listesinde bekliyor. Umarım diğer okuduğum Beat yazarları kadar severim :). Şöyle bir fikrim var, tüm beat kuşağı yazarlarını okuyup daha sonra bu kuşak hakkında kitaplar okumak gibi. Onları çok merak ediyorum, ne yer, ne içer, ne okurlar neden bu akıma yöneldiler vesaire :).

4. İtalyan Kızı - Iris Murdoch


Ayy seçenekler azalıyor ve benim daha bissürü bisssürü okumak istediklerim var ne olacak şimdi. Neyse sıradaki kitabımızın arada kaynamasına izin vermeyip tekrar kitaba döneyim. Yazarı özellikle Eren'in blogunda çok görüyordum sahafta bulunca da alıverdim :). Arka kapak yazısı fazlasıyla merak uyandırıcı. Umarım bu kitap da su gibi akıp gider, tadı damağımda kalır :). Hatta Yarıyıl Reading Challenge'mda bu kitabı önce okursam listeye bir maddeye ekleyebilirim çünkü uyuyor :).

5. Karakter Taciri - Şebnem Şenyener


Yıllardır kitaplığımda durur ama hiç yeltenemedim okumaya nedense. Bir de hiç yorumunu da görmedim. Okuyanlarınız varsa yorumlarınızı bekliyorum çünkü okumam için bir desteğe ihtiyacım var gibi hissediyorum :). Can Yayınları'nın beş lira kampanyasının ilk dönemlerinde aldım, hala bekliyor :).

6. Sırça Fanus - Sylvia Plath


Çeviri şiirlerini okuduktan sonra biraz uzak durduğum bir yazar. Bu kitabı da çok sevilenlerden, şiir kitabıyla beraber aldım beni bekliyor ama yaz için uygun seçim olmayabilir :). Bir de bu aralar en iyi hallerimde olmadığımdan elime almaya çekinsem de yine de bir okuyasım da var :). Karışık haller yani.

İşte benim okumak istediğim kitaplardan bazıları. Siz neler okuyorsunuz? Bu kitapları okunuz mu? Hangileriyle ilk başlamalıyım? Önerilerinizi ve yorumlarınızı merak ediyorum. Güzel bir yaz geçirelim, mutlu kalın :).
Devamını Oku »

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Sombrero:Bir Japon Romanı - Richard Brautigan (Yarıyıl Reading Challenge 2017)



Merhabalar :). Reading Challenge'mın ilk kitabını, dokuzuncu maddeye karşılık okudum, çok mutluyum :). Listenin tamamı için buraya, benim seçtiklerim için buraya tıklayabilirsiniz :). Ayrıca bana 4. madde için yorumlarınızda kitap önermeyi unutmayın, bakın burada :). Ben de söz verdiğim gibi okudukça tek tek incelemesini yazacağım bu kitapların. Yandaki ankette en yüksek oy alanlardan incelemeler itirazınız varsa anket sağda, sevdiklerinizi seçmekte zorlanmayacaksınız çünkü birden fazla da tıklayabilirsiniz :).

9. Kapağında kadın olan bir kitap

Bu kitaptan önce elime Stephen Hawking'in Zamanın Kısa Tarihi'ni aldım. İki günde ancak iki bölüm okuyup elim gitmeyince okuma hızım düşmeden hemen hızlandırayım diye elime bunu aldım ve Brautigan resmen hızır gibi yetişti, hemen okudum, bitirdim :). Yazarın okuduğum bu dördüncü kitabı. Fuarda aldım kitaplarını ve kitapların her birini bir günde bitirdim ama yine bu en fazla 2-2.5 saattir. Okuduklarımdan biri daha uzun sürdü, uzun sürdü dediysem on - on beş gün değil 2 üç gündür,  ama teknik aksaklılardan yoksa o da diğerleri gibi hemencecik biterdi :). Yani makine anlatıyorsun da amacın ne diyorsanız, akıcı arkadaşlar akıcı. Akıcı, sade bir dili var yazarın. Kısa kısa anlatıyor derdini. Bölümler kısa hemen akıyor, sonra ne oluyor sonra ne oluyor derken bir bakmışsınız kitap bitmiş.

Bu kitaba gelirsek postmodern akımının hissedildiği bir kitap. Şöyle ki; siz yazarsınız bırakırsınız ama hikaye devam eder. İşte postmodern akımının bu anlayışı kitaba yansımış, Brautigan'ın kendi de belirtiyor zaten kitapta. Bahtsız Amerikalı komedi yazarımız Japon sevgilisinden ayrılmıştır ve bunun acısıyla başladığı hikayeyi yazmayı bırakır ama biz hikayenin devamını okumaya devam ederken hem yazarın hem de sevgilisinin hikayelerini de okuruz. Birbirinden bağımsız bu hikayeleri aslında üç ama diğer ikisi birbirine bağlı art arda okuruz. Karışık oldu dimi ama hiç değil :). Bir süre sonra alışıyorsunuz ve kitap akıp gidiyor :). Yazarın bu hikayesinin nedeni de soğuk bir sombrerodur. Sombrero Meksika şapkası olarak bilinir, büyüktür ve sahibini güneşten korur ama bu sombrero öyle masum, yararlı bir sombrero değil Amerika'yı savaş alanına çeviren - 24 derecelik soğuk bir sombrerodur.

Bir yandan sombreronun yaptıklarını bir yandan komedi yazarımızın trajikomik hikayesini diğer yandan Japon eski sevgilinin rüyalarında gezinirken hem gülecek hem de zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız :) Kitaba beş üzerinden yıldızlı beş veriyor diğer kitaplarını da sabırsızlıkla hemen okumak istiyorum :).

Kitaplarının bazılarında bu kitapta da olduğu gibi alt başlıklar var. Ben çok seviyorum onları; etkileyici, albenisi olan alt başlıklar. Kitap hakkında iddialı ama bilgilendirici oluyorlar.

Okuduğum diğer kitaplarını da anlatacağım. "Richard Brautigan Sevmek" yazımı okudukça güncelliyorum, onu da hazır olunca paylaşacağım. Çok sevdiğim için sizin de okumanızı istiyorum bu yazarı. Beat kuşağındandır, sevenler okusun, sevmeyenler de şans verebilirler :). Şu an elimde hiç kitabı kalmadı, bir boşluğa düşeceğim gibi :(. Lakin yakın zamanda diğer kitaplarını da tamamlayıp okumak istiyorum. Edebiyatla kalın :).
Devamını Oku »