24 Mayıs 2017 Çarşamba

Yarıyıl Reading Challenge 2017

Merhabalar :). Daha önceki yazımda bahsettiğim gibi meydan okuma başlattım kendi kendime hadi bakalım :). Aranızda katılanlar oldu, kararsız olanlar oldu belki bu yazıdan sonra fikri olumlu yönde değişenler olur :). Bakalım kimler meydan bükücü olup ne kitaplar seçecek merakla beklerken gelelim benim seçtiklerime :).


1. Grapon Kağıtları - Didem Madak

Yeni meydan okumamın ilk maddesine 2 yıl uğraşıp da tamamlayamadığım 2015 reading challenge vasıtasıyla okuduğum kitabı seçmem de pek manidar oldu :). Beş yıldız verdim mi hatırlamıyorum ama çok sevmiştim, onu hatırlıyorum. Geçenlerde fuardan da son Madak kitabımı aldım, beraber okurum bir şekilde artık :). Ne yalan söyleyeyim biraz da kısa olur diye seçtim çabuk bitsin diye. Biraz strateji yapacağım kusura bakmayacaksınız artık :).

2. Tepki - Stephen King veya Boş Koltuk J.K.Rowling

Daha yeni aslında kıpkırmızı kapaklı bir kitap okudum fakat şu an elimde tam anlamıyla bu şartı karşılayan bir kitap bulamadım. Boş Koltuk var Rowling'in o da tam kırmızı değil ama en kırmızı o, bir de Tepki var King'in zamanında başladım ama devam etmedim nedense bir daha baştan okumam gerek. Henüz karar veremedim hangisini okursam okumuş sayacağım :).

3. Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams

Bu kitabın şu kalın beşli hali var ya indirimden aldım ilk iki kitabı okudum gayet akıcıydı üçe gelip biraz okuyup ara vereyim dedim çünkü üst üste biraz sıkılmıştım ara veriş o veriş, dönemedim. Bu bahaneyle bitirmeyi planlıyorum seriyi. Kalın olması ya da başlarda geçen tanımlamalar gözünüzü korkutmasın bir süre sonra alışıyorsunuz.

4. ----

İşte bu kitabı aşağıdaki yorumlara göre karar vereceğim. Önerdiğiniz kitapların ilk beşinden anket açıp oy çoğunluğu olanı alıp okuyacağım :). Çok öneri gelirse kısa zamanda seçeneklerde ona kadar arttırırız. Tek ricam önerileriniz ne olursa olsun akıcı olsun. Az çok zaten biliyorsunuz ne sever, okurum size güvenim sonsuz. Mutlaka okumalısın dediğiniz kitapları yazın, hatta ilk siz yazın sizinki hemen listeye girsin :). Güzel önerilerinizi bekliyorum <3.

5. Franny  ve Zooey - J.D Salinger

Çavdar Tarlasında Çocukları çok severim, bayadır da yazarı okumuyordum. O kitaptan sonra en çok bu kitap sevilir. Geçen fuarda ikinci el, temiz bulup almıştım. Bu vesileyle de bu öyküleri okuyalım bakalım :).

6. Konteyner Zaafı - İsahag Uygar Eskiciyan

Okumak istediğim o kadar çok kitap var ki yeni çıkanlar da hiç yardımcı olmuyor :). Bu öykü kitabı Sel Yayınlarından Mayıs ayında yani bu ay çıkmış. Yazar ödüllü şair ve öykücü. Bu öykü kitabı öncelikle kapağıyla ilgimi çekti çünkü ben kaktüsü çok severim ve kapakta sarı üstüne çok güzel bir kaktüs var. Bunun dışında iddialı bir açıklaması var kitabın şuradan okuyabilirsiniz. Kara mizah, alegori kelimeleri de ilgimi çekti, eğer seversem yeni de bir öykü yazarı keşfetmiş olurum :). Diğer kitaplarıyla devam ederim.



7. Zamanın Kısa Tarihi - Stephen Hawking

Zorlandığım bir madde. Önceki meydan okumada elimde olan böyle bir kitap seçtim ama tarzı çok sevmesem de bu kitabı sevdim diyebileceğim bir kitap olmadı maalesef çünkü başlasam da devamını getiremedim. Şimdi ne seçeceğime de pek karar veremedim. Sonra okumadığım kitaplarıma bakarken gözüme çarptı, bu kitap. Normalde bu tarz kitaplar okuyan biri değilim lakin bu ilgimi çekmişti alırken. Zaman zaten benim için çok gizemli bir kavram. Zaman hakkında kurgu okumayı severim bakalım bu kitabı okumak nasıl bir deneyim olacak, umarım akıcıdır :). Kapağı ve renkleri de çok güzel söylemezsem olmaz :).

8. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi - James Joyce

Az okumadık Britanya'da geçen kitapları :). Bu sefer bu maddeyle ilintili okuyalım :). Bu kitabı seçtim ama gözümü korkutan bir kitap belki okuduğum kitaplardan oralarda geçen olursa değiştiririm ama elimde hem İngilizcesi hem Türkçesi olan bir kitap. Bir yerden başlamak gerek :). İrlanda'da geçen bu kitap Stephen Dedalus'un hayatını anlatıyor. Otobiyografik ögeler içeren bu kitap Joyce'un en önemli eserlerinden.

9. Sombrero, Bir Japon Romanı - Richard Brautigan

Yazar ve kitapları hakkında ayrı, yayınevi hakkında ayrı bir yazı yayınlayacağım çok yakın bir zaman zarfında olmasa da. Şu ana kadar üç kitabını okudum yazarın sevmediğim yok. Bu kitabını da çok merak ediyorum. Elimde olan yazarın son kitabı, diğer kitaplarını da kesinlikle alırım.

10. Biz - Yevgeni Zamyatin

Birçok bilim kurgu romanına esin kaynağı olarak gösterilen bu romanı artık okuma zamanım geldi de geçiyor :). Sonrasında da bundan esinlenilen Cesur Yeni Dünya'yı okumak isterim.

11. Ripley Serisi - Patricia Highsmith ya da Karanlık Zihinler - Alexandra Bracken

Bir serinin tamamı elimde olmadan başlamayı sevmem ama okurken ya da sonra bir şekilde almaya çalışacağım. Çok merak ettiğim seriler ikisi de. Hangisini okursam artık. Fuarda stant görevlisinin önerisiyle aldık Karanlık Zihinleri ama ilkini beğenirsem devam ederim artık zaten maddede seriye başla diyor bitir demiyor beğenmezsem de kitabı okur çekilirim köşeme :). Belki iyi bir çocuk olur ikisini de okurum bu meydan okuma vasıtasıyla ve devam ederim çabucak :).

12. Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979 - Mine Söğüt

Yine sahaflardan aldığım bir kitap fuarda. Mine Söğüt'ü seviyorum. Bu kitabının ağır olduğunu okudum Şebnem'den ki büyük ihtimal öyledir ama adı üstünde boşuna meydan okumuyoruz :).


Benim şimdilik seçtiğim kitaplar bunlar, zamanla değişen olabilir duruma göre bakarız artık. 4 numara için önerilerinizi bekliyor olacağım :). Bu arada bu kitapları okudukça tek tek yorumlayacağım çünkü yanda anket açtım ve beşte beş yapan bir bölüm var, anlaşılan en sevilen o. Bu yüzden bu yazarları ve kitaplarını bu başlık altında okudukça tek tek inceleyeceğim :).

Sizin aralarında okuduğunuz var mı ya da ilginizi çeken? Siz neler seçtiniz? Yorumlarınızı bekliyorum :).

30 ŞMO #19

19. Sana yaşamı düşündüren bir şarkı

Çok zorlandım seçeneklerim yoktu çünkü hayatı düşündüren bir şarkı varsa ki kesin vardır ama düşündükçe daha çok uzaklaşıp bulamadım. O yüzden bu kadar geç kaldım. Bu listede bir şekilde Radiohead olmalıydı, onları ve Thom Yorke'u sesini, söyleyişini ayrıca severim. Benimle tamamen tezat olan adına rağmen sözleriyle kısmen beni anlatan şarkılarından biri olan bu şarkıyı seçiyorum. Zaten hangi şarkılarını dinlesem hayatımı anlatan bir kısım buluyorum. Özel bir grup benim için, Bu sorunun cevabı da böyle olsun :). Yorke gibi diyelim tekrardan "I feel my luck could change" :).


"This time, I feel my luck could change,
Kill me Sarah, kill me again with love,
It's gonna be a glorious day."


Radiohead - Lucky




Son Meydan Bükücüler <3

Mürekkeple Hayaller
Okuyan Muggle
Benim Blokum Bu

23 Mayıs 2017 Salı

Sevgili Güllük #34 (Yarıyıl Reading Challenge 2017)

Merhabalar, nasılsınız? 30 Şarkı Meydan Okuma'mızın yarısını kattettik bile ve yılında yarısını aynı şekilde. Pinterest'te challenge bakarken tam benlik bir reading challenge buldum çok zaman önce. Nasıl mı? KISA. Yani tam benlik :). Sanırım 12 soru 12 ay için planlanmış ama yılın beş ayını neredeyse geride bırakıp altıya geçerken diğer yarısı için böyle bir meydan okuma güzel olur gibi geldi. Bir de maddeler elimdeki kitaplara çok uygun bu listeyle daha çok okumayı umarak başlayacağım. Tabi ben yapacağım ama aranızda katılmak isteyenler olursa soruları paylaşarak çok ama çok mutlu olurum :). Beraber yılın geri kalan zamanında güzel kitaplar okuyalım beraber. Katılmak isteyen olursa seçtiği kitaplarla oluşturduğu yayını aşağıda yorumlarda paylaşabilir ben de bu yayında bir liste hazırlarım devam eden meydan okumamızdaki gibi ama bu sefer tek liste yapacağım bu yayının altında.




Yeri gelmişken hatırlatayım diğer meydan okumada günlük paylaşım yaptığım için o gün kim benimle paylaşır ya da takip ettiğim arkadaşlarımın yayınlarında görürsem o günkü yayınıma ekliyorum. Tabi arada beni de mazur görün yetişemeyip paylaşamadığım oluyor ama merak etmeyin meydan okumayı yapıp da bu listelerde adı olmayan yok :). Zaten otuz günün sonunda ki 12 gün kaldı yine toplu liste yayınlayacağım, tek yayın yaptım günlük yayınlanmıyor diye üzülmeyin :).

Daha önceki reading challenge maceram 2 sene sürdü bakalım bunu yarıyılda bitirebilecek miyim :). Bir yıllık meydan okumayı bitiremeyip 6 7 ay gibi bir sürede meydan okuma cesaretim bile alkışlanmalı asdfffg :). Challenge'ın hakkını vereceğim bu konuda böyle bir risk alarak :). Benim için kendime karşı gerçek bir meydan okuma olacak :). Yine de bu sefer iddialıyım, kendime güveniyorum :).

En zevkli işlem olan maddelere uygun kitap seçme işlemini başka bir yayında paylaşacağım. Mızıkçılık yapmayıp yılın ilk yarısında ya da son günlerde okuduğum uygun kitapları koymayacağım :). Sizin önerilerinize ihtiyacım olacak, takipte kalın :). O zaman Yarıyıl Reading Challenge 2017 başlasın, bakalım kimler bu sefer meydan bükücü olacak :).

Kaynak: https://tr.pinterest.com/pin/328199891586377039/

30 ŞMO #18

Listede yavaş yavaş sona doğru ilerlerken bugün sizlere bir sürprizim olacak, bakalım tepkiler nasıl olacak çok merak ediyorum :). Yarınki makul bir saate kadar şimdilik listemizin 18 numaralı şarkısına geçelim :).

18. Doğduğun yıl çıkan bir şarkı

Ayyy çıktı yaşımız şimdi görüyor musun, bakalım kimlerin büyüğü çıkacağım yine :). Doğum günüm doğum günüm diye gez ortalarda yıla gelince mırın kırın. Doğum gününde bir tek hediye ve kilo alınıyordu zaten dimi Makine'cim, asıl amacı yaş almak değil onun zaten; ama ikinci dilim pastayla bu gerçekle daha az yaşayabilirim :).

Benim çok ama çok sevdiğim bir grup olan Nirvana'nın bu efsane şarkısı benim doğduğum yıl çıkmış, iyi ki çıkmış. Mevlana esintili resmen olduğun gibi gel diyor Nirvana da :). Çok seviyorum grubu ya keşke ölmeseydi, sesi de çok güzeldi Kurt Cobain'in :(.



Son Meydan Bükücüler <3

Mürekkeple Hayaller
Beyda'nın Kitaplığı
Haykırarak Yazıyorum

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Atıştırmalık #16 (Ortalama Film ve Kitaplar)

Anarşist Bir Film Teorisi - Nathan Jun




Kitap değil makale desek daha doğru olur. Üç bölümden oluşan küçücük bir kitap, fotoğrafa aldanmayın :). Şuradan okuyabilirsiniz, fuardan aldım. Son bölüm hariç pek beğenmedim, hatta son bölümü de pek beğendiğim söylenemez, fena değildi. Yüzeysel geldi bana. Öyle yani :).

One, Two, Three - Billy Wilder




Yine ne sevip ne sevmediğim bir film. Başrol oyuncusu harikaydı onu belirteyim de bir baştan. Genel anlamda güldüm mü evet çok mu hayır. benim için ortalarda, vasat diyebileceğim bir film. Sunset Bulvarı'ndan beri pek barışamadık yönetmenle bir de Some Like It Hot'ı severim onu şuradan okuyabilirsiniz. Garsoniyer'e de çok gülmedim buna da ama bu Garsoniyer'den bir tık daha komik olabilir. Yine de ne izleyin derim ne de izlemeyin :). Müziği çok güzeldi bir de :).

Birinci Kötü Adam - Miranda July




Goodreads'te 3 verdim ama tam üç buçuk olduğundan dörde elimin gitmediğinden :). Miranda July'nin filmlerini severim o yüzden kitabını da okumak istedim bence çok özel bir kadın. Eksantrik filmlerini tanımlamak için güzel bir kelime bence, kitabı da öyleydi. Bu kitapla Lena Dunham'ın kitabıyla internet alışverişimde beraber aldım ve sonradan fark ettim ki ikisi yakın arkadaş ve birbirlerinin kitapları hakkında yorum yapmışlar. Bir eyvah dedim eğer Dunham'ın kitabı gibiyse diye ama türleri bile farklı zaten. Ki Miranda July geçmişim var ve sevdiğim bir isim. Kitap da akıcı ve güzeldi. Lakin bazı yerler çok eksik, kesik kesikti. Başta o eksantriklik daha çok hissedilse sonradan kayboldu ve sonunda hiç tahmin edemediğim bir yere gitti kitap. Yine de kendini okutturdu hem de merakla. Bu kitapta ortalamanın bir üstü. July'nin diğer kitapları da umarım orijinal kapakla basılır buradan fuarlarda indirim yapmayan Everest'e sesleneyim :).

Genel anlamda vasat şeyler okuyup izlemişim bu yayında. Güzelleri sonraya sakladım, sırasıyla gelecek :). Siz neler atıştırıyorsunuz bu aralar? Bu kitapları okunuz mu, filmi izlediniz mi? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :). Sanatla kalın <3.

30 ŞMO #17

17. Karaokede düet yapabileceğin bir şarkı.

Bu sorunun cevabı ilk okuduğumda aklıma gelen isimleri paylaştım. Şarkıyı ve söyleyenlerin sesini çok seviyorum. The National'ın solistinin zaten olağanüstü karizmatik bir sesi olduğunu düşünüyorum. St. Vincent'ın yorumuyla da muhteşem bir kombo olmuş. Ayrıca cover bir şarkı orijinali de güzel ama bu düet harika olmuş <3.


" We take our empthy hearts and fill them with broken things"


The National and St. Vincent - Sleep All Summer


Diğer meydan bükücüler <3

Sevgili Güllük #33 (Yeni Tema)




Merhabalar :). Uzun zamandır tekrardan temada beyaza dönmek istiyordum yaz da gelmişken gri gri içim karardı zaten bu nedenle ilk rengime döndüm. Turuncu çiçeklerle güneşi, sıcağı, taze meyveleri, bitkileri kısacası yazı bloga getirmek istedim bu sebeple Twitter'da da bir değişiklik oldu aşağıdan linkine bakabilirsiniz :). Bakmışken takip de ederseniz fena olmaz hani :).

https://twitter.com/onerimakinesi

Yaz blog ve benim için de önemli Haziran doğum günüm, Temmuz da blogun doğum günü şöyle ferah ferah yeni yaşlarımızı kutlayalım umuyorum. Güzel arkadaşlıklar, bol yazılarla gelsin yeni yaşı Öneri Makinesi'nin. Yine Makine'nin bir klasiği olan çekilişle taçlandıracağım bu yeni yaşı da bir aksilik olmazsa, takipte kalın :).

Sizce nasıl? Beğendiniz mi? Nasıl buldunuz? Enerjik? Ferah? Sıkıcı? Dinamik? Dikkat çekici? Klasik? Samimi? Başka? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :).

21 Mayıs 2017 Pazar

30 ŞMO #16

Vay vay vay listeyi yarıladık ve diğer yarıya geçtik bile. Bir bakmışız bitmiş :).

16. Klasik müzikten çok sevdiğin bir şarkı.

Bu sorunun cevabı kesin ve net Eric Satie, hatta dün fuardan önce oturup kahve içerken bu bestesi çalıyordu yok artık dedim. Minimalist müziğini etkileyici ve dokunaklı buluyorum. Çok seviyorum aşağıdaki enim ama tüm Gymnopedie'ler ve Gnossienne'ler güzeldir :).


Eric Satie - Gymnopedies 1



Diğer Meydan Bükücüler <3

Ruhuna Renk Kat K
Ruhuna Renk Kat N
Mürekkeple Hayaller
Momentos 
Benim Blokum Bu
Haykırarak Yazıyorum
Okuyan Muggle

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Hatay Kitap Fuarı #2


Hatay Kitap Fuarı #1


Merhabalar :). Yine bir fuar yazısıyla karşınızdayım ve yine sıcağı sıcağına :). İlki için üstteki mor yazıya tıklamanız yeterli :). Yarın SON GÜN bir hatırlatayım ve sohbetimizi başlatalım. Bu sefer gerçekten vurgun yaptım diyebilirim :). Yine dayanamayıp aldım da aldım resmen önünü alamadım :). Hele bir de son günden bir gün önce olunca aklımda kalmasın diye yine aldım :). Özetle aldım yani :). Bu sefer o kadar kalabalıktı ki çok mutlu oldum. İlk hafta boş geçiren fuar görevlileri umarım bu talepten memnun kalırlar ve seneye tekrar gelirler ama aşağıda dedikodu yapacağım zaten konuşuruz :). Yine de çok mutluyum, bu kalabalığı gördüğüm için :).


İlk durağımız sahaflardı çünkü onlar değerli <3. Bu sefer 4 sahafı da gezdim, birinde bir kitap buldum fiyatta anlaşamadık, birinden önceki yazımda da bahsettim o zaman kitap aldım ama bu sefer almadım. Lakin geriye kalan iki sahaftan güzel alışverişler yaptım. Kitapların toplu fotoğrafını çektim ama içlerinde kardeşiminkiler de var lakin onlara da göz koydum, okurum büyük ihtimalle :). İlk alışveriş yaptığım sahaftan kardeşim ikinci el bir kitap alırken ben indirimli metis gördüm ve üç yeni kitap aldım. Kibrit Sahaf'ın sahibi Ali bey çok kibar, ilgili aynı zamanda bilgili biri. İstanbul'da Beyoğlu'nda yeri varmış. Belki gitmişsinizdir bile. Bir bakın çok güzel ikinci el temiz kitaplar var aynı zamanda yeni kitapları da indirimli bulabilirsiniz. Bir de bilimkurgu serileri var, Metis ve Baskan'dan ilgililer bilir değerlidir. Kendisine memnun olup olmadığını ve yine gelip gelmeyeceğini sordum ve diğer sahaflardan biri düşüneceğim diğeri büyük ihtimalle hayır dediği halde kendisi istiyorum diyerek zaten kalbimi kazandı :). Eğer seneye olursa en azından bu güzel sahafın gelmesini bekleyebiliriz :). Siz eğer İstanbul'daysanız da yerine bir uğrayın derim :).


Bir diğer sahaf alışverişimde bu iki güzel kitabı çok güzel bir fiyata satın aldım ve Susan Sontag'ın ikinci elini bulduğum için ayrıca şanslı sayıyorum kendimi. Gelecek sefere düşünmediğini söyleyen sahaf abimizin yeriydi burası ama maalesef sahafın adına bakmayı da fotoğraf çekmeyi de unuttum artık ne kadar üzüldüysem gelmeyi düşünmüyorum deyince :(. Yine de listeden adına bakabilirsiniz, İstanbul'daysanız oraya da uğrayın çünkü çok güzel kitaplar var özellikle metis bilim kurguları ilgimi çekti lakin bakmakla yetindim :)



Yayınevlerinden 6:45 yine gittiklerimden oldu. Daha önce aldığım yazarın kitabını okuyup beğenince ki bloga da yazacağım, iki kitabını daha aldım bir de Junky'i. Yazarı merak ettiğimden stant görevlileri de ilk bunu önerdiğinden Burroughs'a bu kitapla giriş yapayım dedim. Zaten Beat kuşağını severim, bunu da sevmeyi planlıyorum :).




Daha önce de bahsettiğim ve fotoğrafını çekmeyi unuttuğum Parodi Yayınları'ndan iki kitap aldık. Biri kara mizah diğeri distopik bir seri önceki yazımda bahsettiğim seriydi :). Sadece ilk kitabını aldık sevmezsek devam etmeyiz belki diye :). Yayınevi fuarın en çok indirim yapan stantlardandı. Her kitap 10 lira ve bu tarz kitap severler bir baksın, ben de bu kitapların yorumlarını okuduktan sonra paylaşırım daha çok tanımak amaçlı yayınevini. En güzel stantlardan biriydi ben baya sevdim.



Bir de Pegasus'tan filmini çok sevdiğim Ben, Earl ve Ölen Kız'ın kitabını aldık. %30 indirim vardı fena değil. Umarım film kadar güzel bir kitap okuruz.

Aylak Adam'a bir kez daha gitmek isterdim ama unuttum karmaşadan :). Şimdi iyi ki unutmuşum diyorum :), malumunuz baya kitap aldım. Diğer büyük yayınevlerinden zaten bahsettim, bir daha anlatmak istemiyorum, şuradan okuyabilirsiniz.



Bunun dışında güzel bir fuardı özellikle bugünkü kalabalıkla. Tekrardan hatırlatayım yarın SON. Bugün gidip yazıyı hemen yayınlamamın sebebi de bir kişiye bile ulaşsam kardır. Umarım seversiniz.

Bir de bu ilk fuarda bizi yalnız bırakmayan ve gelen tüm yazarlara teşekkür etmek istiyorum, çok iyisiniz. Umarım daha nice nice fuarlar olur ve ben de güzel anılarımı yazarım <3.

30 ŞMO #15

15. Yeniden yorumlanan (cover) bir şarkı

Geldik en kazık sorulardan birine, bir sürü var ya az buz değil seçim çok zor olacak, daha önce soundcloudda bir kısmını paylaştığım bir liste var buradan bakabilirsiniz. Buraya hangi şarkıyı seçsem ki çok zor. Biraz daha az bilinen seçeyim. Türkiye'ye benim şahsen tanıttığım bir grup olan Hurts'ten gelsin Her ne kadar Türkiye'ye geldiklerinde bu emeklerimin karşılığını vip biletle + kulis ile alamasam da yine de güzel grup, severiz. Yine de çok fazla güzel cover yapan var ya hele ki Türkçe müzikte, içime sinmiyor aralarından seçip bir tanesini paylaşmak neyse olduğu kadar :/.

"I'm only gonna let you kill me once"