Gidilesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gidilesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2020 Pazartesi

Liman - Kartpostal Cenneti

İstanbul'da yaşamanın iyi yanlarından biri herhalde böyle tatlı minik dükkanların olması. Tabi ekonominin hem alıcı hem satıcıya olan etkileri böyle dükkanların geçimini ve devamlılığını zorlasa da bu minnoş dükkanların varlığı mutlu ediyor. Umarım uzun yıllar çoğalarak devam eder.

Öneri Makinesi

Kartpostal seviyor ve hala sevdiklerinize ya da postcrossing gibi sitelerden tanımadığınız insanlara kart gönderiyor ve İstanbul'a hatta Kadıköy'e yolunuz düşüyorsa uğramanız gereken minnoş bir dükkan Liman. 40 liralık alıverişe çark çevirip hediye kazandığınız, 40 liranız dolmasa bile bir dahaki alışverişinizde 40 lirayı doldurarak kullanabileceğiniz kartınızla beraber hediye kazanabileceğiniz bir yer. Alışveriş sonrası paketinize koyulan ayraç ve minik kart gibi hediyeler de cabası.

Öneri MakinesiÖneri Makinesi

Filmler, müzisyenler, manzara, özlü söz gibi birçok çeşidi arasından kart seçmek zor olacak. Bunun yanında anahtarlıklar, kartlarınızı asmanıza yardımcı olacak minik mandallar ve birçok minik eşyanın da satıldığı dünya tatlısı bir yer Liman.

Öneri MakinesiÖneri Makinesi

Öneri Makinesi

Adresi ise çok kolay. Rexx sinemasının hemen karşısında bulunuyor. Kadıköy'e yolu düşenlerin orijinal ve değişik kart bulmakta zorlananların uğramaları gereken bu dükkanı şiddetle tavsiye ediyorum.

Aşağıdaki videoda Liman'dan aldığım kartları ve verdikleri hediyeleri detaylı görebilirsiniz. Bunun dışında sticker, washi tape, scrapbook ve die cut malzemeleri aldığım Güven Sanat ve Hakikat Kırtasiye alışverişimi de detaylı gösterdim. Hobi olarak kırtasiye alışverişi izleyen biri olarak bu videoda çok eğlendim. Umarım siz de keyif alırsınız.

Kendinize iyi bakın!

Sosyal medyada Liman: https://www.instagram.com/alterliman/


Dipnot: Fotoğrafların hepsi bana aittir. Lütfen izinsiz kullanmayınız.

Devamını Oku »

21 Haziran 2019 Cuma

Nil İpek - Can Kazaz Konseri - World Akustik

Öneri Makinesi

Bomontiada yazlarımızı harika açık hava sinema ve konser etkinlikleriyle şenlendirmeye geliyor hatta geldi. Etkinliklerde ikinci hafta bitti bile. Yapıkredi Bomontiada her Çarşamba Başka Sinema ile filmleri izlemeye, hep Perşembe ise World Akustik sahnesinde alternatif isimleri dinlemeye bizleri davet ediyor. Bu iki etkinliğin de Eylül ayına kadar her hafta tekrarlanacağını ve ücretsiz olduğunu belirteyim.

Öneri Makinesi

Bu Perşembe World Akustik sahnesinin konuğu daha önce Nilipek Sevmek ve Can Kazaz - Sürsün Bahar gibi yazıları başta olmak üzere birçok şarkılarını kaç Abur Cubur yazısında önerdiğimi hatırlamadığım iki ismi arka arkaya dinlemek gerçekten güzel bir tesadüf oldu. Hele bir de mekan olarak güzel olunca tadından yenmedi tabi.

Öneri Makinesi

İlk önce sahneye Nilipek çıktı. Hatta şöyle bir güzellik oldu ki erken gittiğimizden provasının sonuna da denk gelip öncesinden bir doz aldık. Daha sonra saatler dokuzu geçe Nil Hanım sahnede arz-ı endam ederken biz de en önde yerimizi aldık. Nilipek sahnede pek bir işveli cilveli sanki evimize şarkı söylemeye gelmişçesine iki şarkı arasına güzel sohbetler eklemeyi ihmal etmedi. Gayet neşeli güzel ve dolu dolu bir konser geçirdik. Albümlerinden tatlı tatlı şarkılar söyledi. Dans etti ve hatta ettik. Güzel bir konser oldu.

Öneri Makinesi

Öneri Makinesi

Sonrasında sahneye Can Kazaz beyler geldi ki o ne gelmek. Albüm kaydı gibi şarkılar söylemeler, ıslık şovlar, seyirciyi de işin içine katıp bir coşmalar... Can Bey'in konser performansı da pek başarılıymış. Ben gerçekten çok sevdim. Birçok şarkıyı herkes ezbere bildiğinden daha da keyifli oldu. Daha ilk notalardan başlayan iç çekişler ve eşlikler çok güzeldi. Biraz daha konsere devam edip sonra elveda edeceğiz demesi biraz üzse de küçük bir ara olacağını ummayı seçiyorum.

Tabi beklenen Can Bey akustik gitarı eline aldığında gerçekleşti. Nil Hanım sahneye geldi ve "Kendi Halimde" düeti ile bizi çok mutlu ettiler.

Öneri Makinesi

Bomonti dinleyicisi de çok güzeldi gerçekten, birkaç gereksiz insan tipi dışında. Konser alanında bir kısım yerlere puflara yayılmışken bir kısım ayakta salına salına (mesela ben) şarkılara eşlik etti. Akustik konser değildi baya bildiğiniz ekipmanlı bir konserdi.

Sonuç olarak süper bir konser oldu. Siz de Bomontiada etkinliklerini Instagram hesaplarından takip edebilirsiniz. Görüşmek üzere, müzikle kalın <3.

Bomontiada Instagram
Devamını Oku »

20 Nisan 2019 Cumartesi

Jakuzi "Hata Payı" İlk Konser

Öneri Makinesi

Tarihler 17 Nisan'ı gösterdiğinde Salon İKSV'de Türkçe sözlü synth pop ve dark wave müziği ile kulaklarımızı bayram çocuklarına çeviren Jakuzi'nin son albümü "Hata Payı"'nı dinleyicileriyle paylaştığı harika bir konser gerçekleşti. İlk albümü "Fantezi Müzik" ile gönüllerimize taht kuran Jakuzi, müzikal olarak değil ama söz yazımı bakımından fantezi arabesk olabilecek kadar karamsar sözlere sahip yine güzel bir albüm yapmış. Sözler karamsar olsa da müziği ile içimizi kıpır kıpır etmeyi de ihmal etmiyor tabi; zira konser boyunca sallanmadan edemedik.


"Hata Payı" albümünden hemen hemen tüm şarkıları çalmalarına rağmen ilk albümden favorilerimiz ve Jakuzi denince akla gelen Koca Bir Saçmalık, İstediğin Gibi Kullan, Hiç Mi Yok gibi şarkılarla bizi coşturmayı da ihmal etmediler. Gördüğüm en güzel konserlerden biriydi. Kutay Soyocak'ın enerjisi, kendine has dansları ve sahne şovuyla bence canlı canlı dinlemeniz gereken bir grup Jakuzi. Synth ve gitarda Ahmetcan Gökçeer, bas gitarda Meriç Erseçgen ve davulda Can Kalyoncu harika bir iş çıkardılar.

Mikrofon ve ses kalitesi daha iyi olabilirdi çünkü bazı şarkıların ne olduğunu nakarata gelince ancak anlayabildim. Bir de yanılıyorsam biri düzeltsin bana alttan kayıt ile destek geliyormuş gibi geldi ama o da bazen gerekebiliyor tabi. Onun dışında gerçekten harika bir konserdi, hem ilk albüm hem de ikinci albümden harika şarkılar dinledik.


Ben tüm albümü gitmeden 155 kez dinlediğim için en öne kuruldum :). Şarkılara sesimle ve dansımla eşlik ettim. Öyle ki tadı damağımda kaldı, hala Jakuzi dinliyorum. En kısa zamanda yine izlemek isterim kendilerini çünkü sahne performansları da albümleri kadar başarılı. Bir ara Kutay beyin synthin üstüne başını koyup şarkı söylemesi akıllara Hande Yener'in piyano üstündeki "unutulmaz" performansını getirmedi değil :). O anın fotoğrafını çekemedim, bulamadım da ama temsilen Hande Yener'in videosunu buraya koyuyorum :).

Öneri Makinesi
Bu "ilahi" fotoğrafı çeken Yonca'ya teşekkürler!

Jakuzi'yi hala dinlemediyseniz hemen dinleyin; hatta yetmez her gittikleri yerde peşlerine takılın ve konserlerine gidin. Şahsen ben bundan sonra aynısını yapmayı düşünüyorum, müzikle kalın :).



Yakın Tarihteki Konserler

Drab Majesty/Jakuzi/Elz and The Cult - Zorlu PSM Studio 28 Mayıs 2019 

Sosyal Medya Hesapları 

Jakuzi Instagram

Jakuzi Bandcamp

Jakuzi Twitter

Jakuzi Facebook

Jakuzi Youtube
Devamını Oku »

14 Nisan 2019 Pazar

38. İstanbul Film Festivali / Happy Birthday Colin Burstead

Happy Birthday Colin Burstead - Ben Wheatly (2018)


Öneri Makinesi

38. İstanbul Film Festivali'nde özel davetler sonucu bu sene ben de katıldım :). Film biletlerinin aşırı pahalı olmasından kaynaklı başka filme bilet almasam da film festivali havası solumak bile güzel. Filmleri artık Başka Sinema'da takip edip sinemada yine izlerim.

Siz hangi filmlere bilet aldınız neler yaptınız yorumlarınızı bekliyorum :). İlk ve son filmim de Mutlu Yıllar Colin Burstead oldu ve hazırsanız başlayalım :).

İngiliz yönetmen Ben Wheatly'nin son filmi Mutlu Yıllar Colin Burstead ile tarihi Atlas Sineması'nda festivale katıldık. Öncelikle herkes çok hazırlıklıydı, aşırı planlı bir organizasyon olmuş.

Filmimiz bir ailenin mizahla süslenmiş dramı. Filme adı verilen Colin Burstead karakterimiz tüm aileyi yılbaşında lüks bir evde toplar. Tek amacı herkesin eğlenip ailecek mutlu bir şekilde yeni yıla girmesi, lakin; işler planlandığı gibi gitmez. Çünkü Colin'in kız kardeşi gizemli bir şekilde kimsenin ne olduğunu söylemediği ama ailede ciddi bir gerginlik yaratan diğer erkek kardeş David'i de bu partiye çağırmıştır.

Filmde aile üyelerini parti boyunca takip ediyoruz. Herkesin birbiriyle küçük husumetleri olunca dedikodular da filme mizah katıyor. Bunun dışında kalabalık bir grup var ve bazı insanların geldiğini görmüyoruz ama oradalar ya da geldiğini görüyoruz ama yoklar. Bu benim dikkatimi çekti ve rahatsız etmedi değil. Müzik kullanımını da çok beğenmedim nedense. Diyalog yazımını da zayıf buldum lakin yine de kötü bir film değildi. İngiliz aksanlı bir aile filmi izlemek isterseniz bakabilirsiniz. Şiddetle önermiyorum maalesef, ortalama diyelim :).
Devamını Oku »

5 Mayıs 2018 Cumartesi

2. Hatay Kitap Fuarı Günlüğü

Öneri Makinesi

Bir fuar günlüğünden herkese merhabalar :). 20- 29 Nisan tarihleri arasında olan fuar genel anlamda hayal kırıklığı olsa da olan güzellikleri es geçmek olmaz. Bu fuarda bir ilk yaşadım ve çok mutlu olduğum anlar yaşadım. Onun dışında üç kere ziyaret ettiğim fuarda gün gün neler yaşadım hepsini aşağıda yazdım. Uzun bir yazıya uzun bir giriş olmasın, aşağıda görüşmek üzere :).

21.04


Merhabalar, hemen sıcağı sıcağına bir fuar yazısı yazmak istedim ama maalesef çok mutlu bir yazı olmayacak çünkü ne Alper Canıgüz geldi ne de fuar dolu dolu bol kitaplı indirimli bir fuardı. Fuara gittiğimde cumartesi olmasına rağmen kalabalık normaldi. Hafta içini düşünemiyorum. Yine de ben gideceğim bir kez daha. Geçen seneye göre hem yayınevi az hem de hiç sahaf yok :(. Geçen seferki sahaflar öyle memnun kalmamışlar ki tercihlerini sanırım diğer fuarlardan yana kullandılar, haklı olarak. Onun dışında yayınevleri de çok az ve indirimler %25'i geçmedi maalesef :(. Bu sefer kuzenim bana eşlik etti fuarda ve en çok onun için gezdik çünkü ben bir daha gideceğim ama yine de bir iki kitap aldım.

Fuardan hiç fotoğraf çekmedim, o yüzden sadece kitap fotoğraflarını paylaşacağım.

İş Bankası modern klasikler dizisinden merak ettiğim iki kitabı fuar vesilesiyle aldım. Özellikle Dr. Jekyll ve Mr. Hyde en merak ettiğim.

Öneri Makinesi

Doğan Kitap standında merak ettiğim bir diğer kitap Muhterem Nur'un kitabını da 10 lira standında görünce alıverdim. Bu tarz biyografi/anı kitapları okumayı seviyorum. Kitapta Muhterem Nur'un ağzından değil bir hikaye gibi hayatlarını Müslüm Gürses ile beraber okuyoruz. Bu kitabı da merak ediyordum, "Müslüm" filmini de merak ediyorum. Kitap 5. baskıyı yapmış. Dün okuyup bitirdim bile, çok akıcı bir kitaptı.

Öneri Makinesi


Fuarı ilk ziyaretimden aldığım kitaplar ve izlenimlerim bunlardı.

23.04


Fuardaki ikinci günümde bana arkadaşım eşlik etti. Beraber gezelim dedik ama dediğim gibi pek bir yayınevi ya da sahaf olmadığı, indirimler de pek iç açmadığından gezimiz yine kısa sürdü. Lakin bu sefer şöyle bir güzellik oldu.

Yanlış hatırlamıyorsam Ankara'daki bir fuarda Aylak Adam Yayınları genel yayın yönetmeni ve kurucularından Erkan Aslan ile dolaylı olarak tanışmıştık. Dolaylı olmasının sebebi ilk başta adının söylemeyişi daha sonra bana önerdiği kitaplardan biri Minimalist Öyküler'de öyküsünden adını keşfetmemdi :). Ben o kitabı okudum bitirdim, içindeki öyküsünü okudum ve yarım kalan o öyküyü ve diğer öyküleri okumak için yazarın kitabını sipariş ettim ki siz şu yazılardan (yazı 1, yazı 2, yazı 3) nasıl kitabı aldığımı biliyorsunuz :).

Öneri Makinesi


Peki bunları neden anlattım? Çünkü kendisi Hatay Kitap Fuarındaydı ve ben de kitabını alıp okumaya başladığımdan bahsettim ve çok mutlu oldu. Ben de mutlu oldum, sohbet ettik ve kendisi beş güzel öykü kitabı hediye etti <3. Hiç beklemiyordum o yüzden benim için güzel bir sürpriz oldu. Kitaplardan birine başladım bile tabi yazarın öykülerini de bitirdim. Fuar bitmeden bir kez daha gidip bu sefer kitabı imzalatacağım umarım :). Şurada söz verdiğim gibi size zaten kitabı inceleyeceğim.

Öneri Makinesi

Fuarın bu büyük sürprizi dışında İş Bankası'ndan uzun zamandır okumadığım Moliere'in Hastalık Hastası'nı (daha önce okumuşum ama yine okudum :)) da son zamanlarda özellikle okuduğun oyunlara bir yenisi eklemiş oldum. Eğer gelirse serinin okumadığım tek kitabı Oedipus Kolonus'tayı da bir daha ki sefere alacağım :).

Öneri Makinesi

Fuarda maalesef tatil olmasına rağmen talep çok azdı. Azalarak bitecek gibi bir hava var bu fuarda ve bu hiç hoşuma gitmiyor. Umarım bu hafta sonu gerçekten yoğun bir fuar olur. Ben bu güzel etkinliğin her sene bol katılımlı olmasını her iki taraftan da yürekten istiyorum.

29.04


Fuarın son günü de canım kardeşim ile oradaydık. Maalesef yukarıda bahsettiğim kitabı imzalattıramadım çünkü Erkan bey gitmişti :( ama burada söyleyeyim kitabı çok sevdim. İnceleme yazısını da yazdım zaten. Ben de yayınevinin beş ve on liralık bölümlerinden aşağıdaki kitapları aldım. Fuarda en eli yüzü düzgün indirimde tabi ki her zaman olduğu gibi Aylak Adam Yayınları'ndaydı bu arada. Ankara'da da indirimler düşükken, geçen sene Hatay'da da hep Aylak Adam en güzel indirimleri yapan yayınevi oluyor, not düşeyim.

Öneri Makinesi

Onun dışında hiç kitabını okumadığım ama okumak istediğim Doğu Yücel de fuardaydı ama maalesef bir kişi dışında kimse yoktu yazarla iletişime geçen. Keşke bir kitabını okusaydım da sohbet etseydim :(. Bir daha gelmez de kesin :(.  Tabi asıl sıra benim hiç duymadığım yazarların önündeki o uzuunn sıralardı. O sıraları Doğu Yücel'in önünde görmek isterdim :/.

Yazarlardan kaynaklı çok kalabalık bir gündü ve herkes ufaktan toparlanma sürecindeydi. Bu ikisi beni gerdi ve hemen Aylak Adam'dan kitapları aldım, ikinci gidişimde aldığım ayraçlardan biraz daha almayı unutarak oradan çabucak ayrıldık. Çok ama çok sıcak bir gün olduğunu da belirteyim. Diğer günlerin aksine son gün baya kalabalıktı keşke hep böyle olsaydı.

Seneye sahafların katıldığı, insanların test kitaplarından çok okumak için kitap aldığı, birçok yazarın imzaya geldiği, çok çok yayınevinin katıldığı, bol indirimlerin olduğu ve her günün dolu dolu birçok okurla buluştuğu bir fuar olmasını dileyerek bu seneki fuar anılarımı bitiriyorum. Buraya kadar hala sıkılmadan okuyanlara teşekkür ediyor, en azından bir "selam" yazıp okuduğunu belirtmesini rica ediyorum :). Bol kitaplı çok okumalı günlere, edebiyatla kalın :).
Devamını Oku »

16 Nisan 2018 Pazartesi

Sevgili Güllük #4 (Hatay Kitap Fuarı Program)

Program açıklandı ve benim için programın en güzel ismi tabi ki adına sevmek yazıları yazdığım, çekilişlerde hediye ettiğim, hem okuyup hem okutturmaya çalıştığım en favorilerimden Alper Canıgüz. Gel gel Alper Canıgüz, sefa geldin hoş geldin. Eğer planım olursa size de bir sürpriz yapmak isterim ama tabi bir aksilik olmazsa.



Alper Canıgüz Sevmek

Kan ve Gül İnceleme 
Devamını Oku »

14 Nisan 2018 Cumartesi

Sevgili Güllük #3 (Hastalıklar, Hatay Kitap Fuarı, Etkinlik)

Bayadır sevgili güllük ile buralarda olmuyordum ama biraz sohbet edelim istedim hem de birkaç haber vereyim.

Öncelikle geçen haftalarda maalesef yanlış tedavi yüzünden asıl hastalığım iyileşmedi ve başka hastalıkla ciddi bir şekilde uğraştık, uğraştık diyorum çünkü sadece ben değil ailem de benimle beraber baya hatta benden fazla uğraştı. Neyse ki şu an daha iyiyim ama aynı hastalık olmasa da sağlığım bu aralar nedense beni üzüyor. Şimdi de başka ciddi olmadığını umduğum bir şeyler oluyor, yakında yine hastaneye gitmem gerekiyor. Yine de iyi düşünmek istiyorum. Blogda da daha aktif olmayı umuyorum. Hala kendime ait bilgisayarımın olmadığını belirteyim.


Bu aralar en çok snail mail ile meşgul oldum (nedir ne değildir buradan okuyabilirsiniz) ama geçen haftalarda neredeyse günde iki kere gelen posta bu hafta evimin yakınına uğramadı :). Bir iki mektup kaldı yazmadığım onları tamamlayacağım bu arada. Yeni keşfim daha doğrusu uğraşım flipbooklar :). Yapması çok zevkli ve insanın yaratıcılığını körükleyen bir şey. Onlarla uğraşıp içini doldurup göndermek en çok hoşuma giden şeylerden son zamanlarda, çift taraflı kağıtlarla oyalanmak müthiş rahatlatıyor beni. Bir örneğini de aşağıya bırakayım hatta. Şimdi yeni çift taraflı kağıtlar sipariş ettim onlarla bu sefer vintage konseptiyle flipbook macerama devam edeceğim. Ben de neler çıkacağı konusunda oldukça heyecanlıyım.


Memleketim Hatay'da geçen sene burada ve şurada yazdığım fuarın ikincisi düzenlenecek 20 - 29 Nisan tarihlerinde. Umarım yine birçok sahaf ve yayınevi gelir ve güzel indirimler olur. Sahafları özellikle bekliyorum, geçen sefer snail mail gibi bir hobim olmadığından ilgi alanım sadece kitaplardı ama şimdi liste uzadı :). Bol bol yayınevlerinin Hatay'dayız paylaşımlarını da umarım görürüz, ben birçok kez gitmeyi planlıyorum ama yine de bakalım. Sizler de bu fuarı ne kadar çok duyurursanız hem katılım artar hem de fuar her sene azalarak bitmez artarak çoğalır diye umuyorum. Desteklerinizi esirgemeyin :).

1. Hatay Kitap Fuarı

Etkinliğin eşleşmeleri açıklandı ama ikincisi neden olmasın o yüzden onu da duyurayım. Çok sevdiklerimden kartpostal ve kitabı birleştiren bir etkinlik vardı sevgili İncirli Kurabiye'nin blogunda. Ben de hemen katıldım, sevdiğimiz bloglar da katıldı. Yeni bloglar keşfettim şimdi de kitap seçip güzel kartlarla bana verilen adrese hediyelerini göndereceğim. İşin güzelliği de kim kimle eşleşti bilmiyor, ben de kimden ne gelecek bilmiyorum heyecanla kargoyu bekleyeceğim :). Yoğun ısrarlarla bence bir daha böyle bir etkinlik düzenlenebilir, ben yine seve seve katılırım. Sizin de haberiniz olsun, daha geniş bir hediyeleşme yapabilir ve birbirimizi tanıyabiliriz :).

Şu aralar kitap okuyamıyorum, S. Beckett'in Murphy'si ağlıyor, bitirsem keşke. Yine şu okuyamama durumlarına yakalandım sanırım ama fuar beni çok heyecanlandırıyor, beni baya bir canlandıracak biliyorum. Tecrübeyle sabit :). Burada da güzel yayınlarla fuara özel neler aldım yaptım, hepsini yazacağım :). Fuar dedikodusu yaparız ama hepsi fuarın seneye daha da iyi olması ve birçok açıdan gelişmesi için :).

Sanırım şimdilik benden haberler bu kadar, güzel öneri ve etkinliklerde görüşmek üzere <3.
Devamını Oku »

7 Aralık 2017 Perşembe

Sevgili Güllük #56 (5. Antakya Uluslararası Film Festivali + Başka Sinema)

Merhabalar!! Yine güzel kültür sanat haberlerimle buradayım. Hem bu haberi verdiğim hem 2017'yi böyle bir haberle bitireceğim için (yok son yazı değil, yani umuyorum :)) de çok mutluyum. Başka Sinema artık Antakya'da!!! Bununla da kalmıyor beşincisi düzenlenen bir festivalimiz varmış ki ben şahsen bu sene öğrendim, doğma büyüme buralı olduğum halde.



Yine de önemli olan sevgili Hataylılar bilin ki 7-12 Aralık'ta devam eden bir film festivali ve artık Başka Sinema gösterilen bir sinemamız var :). Festival filmleri dört lira bilginize. Yılların sineması, benim sinemada ilk filmimi izlediğim yer olan Konak Sinema'da. Bir ara kapandı açıldı derken böyle bir dönüş yapması bizi avm sinemalarına mahrum bırakmayıp alternatif filmleri yayınlamasıyla bir kez daha gönlümü kazandı, daha da değerlendi. Siz de lütfen fırsat buldukça gidin ve bu sokak arası sinemamız kapanmasın ve büyük yapımcıların sadece filmlerini oynatabildiği sinemalara mahrum kalmayalım. Zaten o filmlere illa bir yerde denk geliriz ama bu filmler çok ama çok değerli. Ülkemizde güzel filmler çok güzel filmler yapılıyor. Bu fırsat ayağımıza kadar gelmişken destek olalım ve bu sanatı daha yakından takip edelim.




Anlayacağınız ben festivallere gidemiyorum diye üzülürken festival ayağıma geldi :). Sinema artık daha güzel benim için. Her gün plan yapıp filmleri zamanında takip edebileceğim, program yapacağım. Yine yeniden. Artık daha güncel sinema yazıları da olacak ki şimdiden programlar yapıldı, ilk yazı da yolda :). Bu çevrede olan herkesin de en azından haftada bir kere ne var ne yok diye uğramasını canı gönülden isterim. Siz de ne kadar çok paylaşırsanız bu haberi sadece sözlü bile olsa eminim ki daha çok insana ulaşacaktır. Ben önünden geçmesem haberim olmazdı, tanıtımı maalesef yeterli değil ama yine de kulaktan kulağa yayılsa bile daha fazla insana ulaşabilir.

O yüzden Konak Sinema'ya, sinemamıza sahip çıkalım, hem de böyle film seçimleri yapmışken <3.



Aşağıda Instagram hesaplarını takip edebilir, güncel film ve seans bilgilerini öğrenebilirsiniz :). Sinemayla kalın :).

https://www.instagram.com/antakyakonaksinemasi/?hl=tr
Devamını Oku »

15 Ekim 2017 Pazar

Happy Happy Snail Mail

Merhabalar :). Bugün sizlerle snail mail yani mektuplaşma, geleneksel posta mutluluğundan bahsetmek istiyorum. Hafta sonuna yakışır şöyle güzel bol fotoğraflı mutlu bir yayın olsun, içimiz açılsın :). Her şeyi elektronik ortamda hallettiğimiz şu günlerde mektuplaşma size eskilerden kalma bir anı gibi gelebilir ama neyse ki benim gibi nostalji, diy, yaratıcılık ve kırtasiye severler benden çok önce bu olayı yeniden keşfetmiş ve posta yoluyla mutluluk yaymaya başlamış.



Ya ben Instagram'da görüyorum bu snail mail, penpal, happy mail diyollağ ben var anlamamak diyorsanız kısaca bahsedeyim kendi tecrübelerimden. İlk nerede gördüm hatırlamıyorum ama o özenle hazırlanmış zarfları, zarfların içindekileri, kartpostalları gördükçe mutlu olan ben bloglar ve Instagram'da görüp nedir nasıl oluru araştırınca Postcrossing sitesini keşfettim. O zaman alt başlık;

Postcrossing


Bu site size dünyadan rastgele seçilen birine kart atmanızı aynı şekilde size de kart gelmesini sağlıyor. Çok basit bir sistemi var. Siteye üye oluyorsunuz. Bilgilerinizi, zevklerinizi girdikten sonra şöyle de bir seçenek var; kendi ülkenizden kartpostal gönderip almak istiyorsanız ya da kendi ülkeniz dışında birinden kartpostal alıp vermek istiyorsanız diye. Ona göre sistem size beş kişiyle başlayan bir adres verme sistemi sunuyor. Siz de size gelen bu kişilere kartpostal kesin olması şartıyla mektuplar, hediyeler, paketler gönderebiliyorsunuz. Beş kişi başlangıç, gönderdiğiniz kişiler bu kartları alıp size adresiyle beraber verilen kodu tekrar sisteme girerken belirli bir sayıdan sonra kartpostal gönderme sayınız da artıyor. İşte bu kadar basit. Burada da linki :).

Ücretsiz, siz adres istedikçe sizi insanlarla tanıştıran sitenin amacı bu. Uluslararası kartpostallaşmanızı sağlıyor. Şimdiye kadar ben birçok kart ve mektup gönderdim; 9 tanesi giriş yapıldı. 6 tane de aldım :). Bu sistem siz gönderdikçe ve gelenlerin girişini yaptıkça devam ediyor :). Yani siz özenle kart seçip süsleyip güzel sözlerle doldurup pullarla donatırken yine sürpriz bir şekilde dünyanın bir ucundan tanımadığınız birinden aynı şekilde dolantılmış bir mektup veya kartla posta kutunuz güzellikle doluyor <3. Sanırım istediğiniz zaman hesabınızı dondurma ihtimaliniz de var. İşte bu snailmail olaylarına başladığım site bu.

Postcrossing genelde tek seferlik gönderim ve alım içeriyor lakin bu demek değil ki karşılıklı olarak kartpostallaşamazsınız çünkü isterseniz gönderdiğiniz kişi sizin adresinizi isteyip size mektup veya kart atmak istiyor ya da siz çok beğendiğiniz ve karşı tarafa kart göndermek istediniz o zaman postcrossing yoluyla karşı tarafa mail atıyor cevap alırsanız kendiniz devam edebiliyorsunuz :). O zaman tabi kod olayı da kalktığı için ondan sonrası Postcrossing'i pek bağlamıyor :). Bu tatlı sitenin amacı özetle bu :).



Penpal


Bu tadı bir kere alıp daha fazlasını isteyince uzun süreli mektup arkadaşlığı ilgimi çekti ve yine birkaç yazı ve Instagram gezisinden sonra mektup arkadaşı (penpal) bulma yolunun yine Instagramdan geçtiğini fark etmemle kendimi tanıtan bir yazı oluşturup bilgilerini bu tür hesaplarda paylaşan arkadaşlarla zevkimizin benzer olduğunu düşündüklerime ulaştım. Onlardan bazıları cevap verdi, bazıları vermedi. Lakin cevap verenlerden hem aldığım hem de çok gönderdiğim oldu şimdi cevap bekliyorum :). Zarfın içini doldurmanın inanılmaz bir zevki var ve aynı şekilde gelen zarfı açmanın da. Instagram yine fikir alışverişi yapmak için müthiş bir ortam ve kim sevmez kırtasiyeyi <3. Resmen o desenli bantlar, stickerlar ve desenli damgalarla aşk yaşıyorum. Yaşadığım yerde veya genel olarak Türkiye'de bu tarz şeyleri bulmak zor olabiliyor o yüzden çeşitli yollarla bu kırtasiye malzemelerine ulaşıyorum. Belki bir diğer yayında mektupları nasıl hazırlayıp nelerden ne aldığımı sizlere anlatırım çünkü bu iş resmen bir sanat resmen bir terapi :).


Sorularınız  varsa veya devamı gelsin diyorsanız yorum yapmayı unutmayın :). Ben de istek doğrultusunda düzenli olarak bu seriye devam ederim :). Size nasıl bir mektup gelse mutlu olurdunuz ya da bu mektuplardan en çok hangisini beğendiniz? Cevaplarınızı da benle paylaşırsanız sevinirim :). Kendinize iyi bakın ve posta kutunuzdan mutluluk eksik olmasın :). Mutlu günler :).






Dipnot: Fotoğrafların hepsi bana aittir, izinsiz kullanmak yasaktır. 
Devamını Oku »

30 Eylül 2017 Cumartesi

Adana Sinema Müzesi ve Adana Film Festivali

Merhabalar :). Uzun zamandır yayın yapamıyordum, bu yayın eksikliğini şöyle gidilesi etkinlikler ile kapatayım dedim :). Adana'ya gittiğimde Sinema Müzesi'ne hep gitmek istiyordum uzun zaman sonra yanlış hatırlamıyorsam beş sene sonra gittiğim Adana'da ilk durağım bu müze oldu ama nasıl :). Benim gibi şanssız ve bahtsız bir insanın yerini bilmediği bir yeri bulma şansı sizin oturduğunuz yerden Bağdat'ı bulma şansınızdan kat be kat düşük o yüzden iki vasıta ve bolca yürüyüş sonunda müzeye vardım. Adres soranlar için tek basit bir cevap var; adliyenin orası :). Adliye'ye gidip oradan birine sormanız Adana Sinema Müzesi'ni bulmanız için yeterli arkadaşlar aklınızda bulunsun. Ne yandex ne google haritalar, ihtiyacınız olan tek adres adliyenin orası o yüzden hiç diğer maceralara atılmayın :). Ha adliyenin ya da müzenin yeri değişir bilemem ama şimdilik adres budur :).



Gelelim müzeye bu kadar yürüdükten sonra ne bulduğuma. Bir kere en büyük keşfim canım canım Şener Şen Adanalıymış :). Onu öğrendim. Yine kendisi gibi oyuncu olan babası Ali Şen de Adana doğumlu lakin Şener Şen'in filmlerine ait bir oda dolusu poster bu müzede sizi karşılayacak. İki katlı odaları çeşitli temalarla donatılmış bu müzede, Şener Şen 'in odasının bir tek balmumu heykeli eksik :(. Neden eksik çünkü Yılmaz Güney, Abidin Dino, Orhan Kemal gibi isimlerin heykelleri varken Şener Şen ve Yaşar Kemal de bu heykellerden en önemli eksiklerdir diye düşünüyorum.





 



Evet, madem Yılmaz Güney dedik kendisi müze de adı en çok geçen isim olabilir. Heykeli, mektupları, film afişleriyle odasına sığmayıp koridorlara taşan bilgi belgeleri sergilenen bu önemli yönetmen ve oyuncunun Cannes Film Festivali'nden ödülle dönmesi ve Türk Sineması'na olan etkisinden dolayıdır diye düşünüyorum. Abidin Dino ve Orhan Kemal aşağıdaki gibi karşılıklı sonsuza kadar oturacaklar, karşı duvarlarında Adanalı ünlü oyuncuların fotoğraflarının sürekli neden kalabalıklaştığını merak ederek (en azından ben öyle varsayıyorum :))

 


Bu odaların birinde fotoğraf makinesi arşivi de sergileniyor. Fotoğraf sanatı düşkünlerinin özellikle ilgisini çekecek bu oda ile de güzel bir nostalji yaşıyoruz.



O kadar yol gitmeme değdi mi, bir sinema sever olarak tabi ki değdi. İyi ki gitmişim, çok güzel zaman geçirdim. Sizin de yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin ki adresi (adliyenin orası) zaten biliyorsunuz :).



Adana'ya gittiğim zamanın Film Festivali ile çakışması tabi ki benim için bir şanstı ta ki Salı günü için üç filmlik bir liste yapıp acilen eve dönem gerekmeseydi :/. O üç filmlik liste de üst üste Haneke'nin Happy End'i, Wind River ve The Shape of Water vardı. Hepsi de tabi ki merak ettiğim filmlerdi ve hepsinin aynı salonda sıra sıra olması gibi harika bir denk gelişi vardı ta ki benim salı sabahı apar topar memleketime gitmem gerekene kadar. Velhasıl Filmekimi'ne gidemeyip Adana Film Festivali'ne sevinecekken yine şansım beni şaşırtmadı ve onun da kıyısından dönüp festivale sadece ve sadece bir film ile kapatarak kaçırılmış festivaller listeme bir yenisini daha ekledim. O filmi de festivalin ilk günü izledim, çok sevdiğim "Tabutta Rövaşata" filminin yönetmeni Derviş Zaim'in "Filler ve Çimen" filmiyle festivali başladığım gibi bitirdim :). Yorumunu atıştırmalıkta yazmak istiyorum, merak edenler beklemede kalsın :).



Festival ücretsiz ki bu durum avantaj gibi gözükse de dezavantaj olabilecek bir durum. Yine de eski yeni güzel filmlerin olduğu güzel bir festival umarım zamanı olanlar bu festivali kaçırmamıştır çünkü pazar günü son. Birçok film dışı etkinlikte oldu ama açıkçası onlar nasıl geçti pek bir fikrim yok Katılan duyan varsa yorumlarını bizle paylaşırsa sevinirim :). Tarihimin en kısa, jet festivalini tek film ile kapatmaktan gururlu ve mutlu olmasam da umudumu kaybetmiyor bu sefer de Viyana Uluslararası Film Festivali'ne oynuyorum çünkü neden olmasın?? :).


Dipnot: Fotoğrafların hepsi bana aittir, izinsiz kullanmayınız.
Devamını Oku »

25 Temmuz 2017 Salı

Kütüphane Günlükleri

Sonunda gittim. Kaydımı yaptırdım ve sınır olan üç kitabı aldım :).

Lakin önce belirtmem gereken şeyler var, onlardan biri telefonum servise gitti büyük ihtimal uzun süre eski telefonumla haşır neşir olacağım ki bu da demektir ki telefonun icat amacına uygun yaşayacağım. Yani şöyle; mesaj çekebilir, arayabilir hafıza kartı olmadığı için fotoğraf çekemez, Instagram'a bağlanamaz ama gmail açık olur :). O yüzden maalesef Instagram'da pek aktif olamayacağım günler başladı aynı zamanda fotoğraf çekemeyeceğim günler de. Dua edelim de çabuk yapılsın telefon ya da elime fotoğraf çekebilen bir telefon geçsin. Bu fotoğrafı nasıl çektiğimi sorarsanız da kardeşim iyi ki var derim :).

İkinci olarak evet sonunda gittim kütüphaneye. Çok istiyordum ve kitap arattırdım buldum hatta daha fazlasını buldum. Beş kitap seçtim ama üç kitap sınırıyla çıktım. Bunlar bitsin göz koyduklarım bile var yani. Hem de bedava. Kayıt ücreti bile yok :).

İşte bunlar da aldıklarım :);




Kütüphane çok kalabalıktı. Lise öğrencileri yazık bu yaz sıcağında klimalı yer bulunca çökmüşler ders çalışıyorlar harıl harıl :(. O kadar güzel hayal dünyaları barındıran kitapların arasında o test kitaplarının arasında sıkışıp kalmışlar. Çalışsınlar tabi ama böyle güzel bir yaz gününde tatilde o kadar genci açık alanda zaman geçirirken değil de kapalı alanda birbirinden bağımsız kopuk endişeli yüzlerle ders çalıştıklarını görünce üzüldüm :(. Ahh şu sınav sistemi, neyse.

Yalnız güzel bir yaz günü dedim de insan olarak çıkıp pancar olarak döndüğümü söylemiş miydim :). Bizim burada pancar dışında güzel bir ifade var da söylemeyeyim şimdi :). Gerçekten çok sıcaktı ve şu Antalya'da başıma işler geldi dedim ya, kırk yılda bir denize gittim, bronzlaştım diye sevinemeyip güneş alerjisi oldum, yüzüm gözüm Hermonie'nin Harry Potter'a tanınmasın diye yaptığı büyü çarpmışa döndüm. Ahanda böyle;



Sabah bir kalktım abartmıyorum böyleydim. Aynaya baktığımda kendimi değil Harry Potter'ı gördüm. Sonunda Potterhead oldum ama ne bileyim Hogwarts'daki mutlu Harry de olabilirdim Felix Felicis içen ama muggle hayatımda neyim ki Potter dünyasında ne olayım. Çok da şe yapmamak lazım. Sonra işte acile gittik, bayramdı da, serum takıldı daha da şişip ölmeyeyim diye, nefes alamayabilirmişim daha da şişerse. Şanssızlıkta bir kez daha level atlamanın haklı gururuyla sıradaki olayımı bekledim akan damla damla serumda. Şimdi bugün güzel kızardım yarına yine böyle uyanmam umarım ya da hiç uyanmam bilmiyorum, tehlikeli güneş alerjisi dikkat edin :(.

Ben kütüphane anlatıyordum nelere geldim. Laf lafı açtı resmen. Şu aşağıdaki başlık da tam benlik çekirge gibi sıçramalarıma devam edersek :). Sadece gece değil günlük hayatta ve anlaşılan yazılarımda da böyleyim :).



Bu arada şu aralar Puslu Kıtalar Atlası ankette önde konumuza dönersek ve son beş gün. İtirazınız var ise oylamaya sağ üst köşede bekleriz. Kararsız kalırsanız birden fazla oy kullanabiliyorsunuz hatırlatayım :).

Kitap önde ya ben de önce kütüphaneye bakayım zaten çoktandır gitmek istiyorum, bahanem olur diye gittim ve kitabı buldum. Çokkk sevindim :). Hatta o kadar güzel kitaplar buldum ki ikisini bıraktım bu üçüyle çıktım. Hangi kitap kazanırsa kazansın zaten bir ara hepsini alıp okumak istiyorum, beş gün sonunda bu kitap kazanmasa da yine de benim için bu liste güzel bir okuma listesi oldu. Diğer kitaplar için de aynı şey geçerli. Onları da kütüphane de araştırmalarım devam edecek olmadı alırım artık :), çünkü önerilerinizin hepsini okumak istiyorum.

Sevgi Soysal'ın Tante Rosa'sına bayılırım ve Tutkulu Perçem/Hoşgeldin Ölüm'ü de okuyup sevmiş biri olarak İletişim'in çok az indirim yaptığını düşünürsek bu çokk okumak istediğim kitabını görünce hemen kaptım. Valla kütüphane güzel şey :).

Yusuf Atılgan'ın iki romanını okuyup sevdim hatta birini çok sevdim bu yarım kalmış romanı görüp arka yazısını da okuyunca alayım bir günde biter zaten dedim.

Kitapları teslim tarihi 9 Ağustos ve bu durum bana iyi gelecek diye düşünüyorum, son tarih olması kısıtlayıcı olsa da okuma hızını arttırabilecek bir şey o yüzden bu da hoşuma gitti :). Sonuç olarak memnun olarak ayrıldım. Herkese tavsiye ediyorum. KÜTÜPHANELERE GİDİN!
Devamını Oku »