kitap listeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap listeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2016 Pazar

Yaz Okumaları #2

Günaydın arkadaşlar, nasılsınız? Fark ettim de son zamanlarımdaki tüm paylaşımlarımda merhaba demişim bugün farklı olsun dedim 😄. Umarım gününüz aydın olur efenim. Bugün sizlerle yaz aylarında okuduğum kitapları paylaşacağım. Bu bölümü 2014 yazında yapmışım en son, zamanda geriye gitmek gibi. Blogda mini mini birken yazmışım. Yazının üstünden bir yaz daha geçtikten sonra yine yazıyorum. Bu kitaplardan bazılarını D&R indiriminden, bazıları YKY kampanyasından ve bazıları da önceden elimde olan kitaplardı. Bu yaz pek verimli geçmedi sanırım her ne kadar okuduklarımın hepsini burada yazmasam da. Umarım okuma hızım artar. Bir de tabi herkes gibi benim de dileğim elimdeki kitapları bitirip yeni okunacak kitaplara yer açmak. Aslında yeni kitap çok almamaya çalışıyorum ancak indirimde görüp de merak ettiklerimi alıyorum. Zaten bu sene Can Yayınları indiriminden pek yararlanamadım çünkü gittiğim D&R da pek fazla seçenek yoktu bakasım bile gelmedi ama buna rağmen iki kitap aldım bir de 9.90 kampanyasından aldıklarım oldu. Bence bu standa bir göz atın baya güzel kitaplar vardı. Acımamışlar basmışlar indirimi, güzel olmuş :). Bu arada size bir şey danışmak istiyorum yardımcı olursanız çok sevinirim. Daha önce vikitaptan takas yaptınız mı? Memnun kaldınız mı? Başka takas siteleri var mı güvenilir, bunları yorumda belirtirseniz çok iyi olur çünkü elimdeki bazı kitapları okumak istediklerimle değiştirmek istiyorum. Tecrübeli arkadaşlar yorum yazarsa sevinirim. Hatta siz de Vikitap’a üye iseniz gelin arkadaş olalım, takas yapalım :). Hesabımı alt tarafta paylaşacağım diğer blog hesaplarıyla beraber. Özellikle Twitter’da çok eğlenceli anketler oluyor, güncel haberleri, indirimleri paylaşıyorum. Bir bakın pişman olmazsınız :). Küçük bir hatırlatmada da bulunayım, bugün çekilişin son günü arkadaşlar, hala katılabilirsiniz. Yeterince reklam yaptığıma göre gelin beraber aşağıdaki kitaplara bakalım.




1       New York Üçlemesi – Paul Auster





Paul Auster sevdiğim bir yazar. Daha önce Timbuktu, Şans Müziği, Görünmeyen kitaplarını okumuştum, Bir Yayınevi Beş Yazar Kitap Can Yayınları bölümünde de Şans Müziğini paylaştım. Bu kitapta yazarın en çok bilinen eserlerinden biri, benim de merak ettiklerimdendi. Adından da anlaşılacağı gibi içinde üç roman var. Ayrı basılıp sonradan birleştirilmiş sanırım. Daha iyi olmuş çünkü zaten çok uzun değiller. Art arda okumak da iyi oluyor. Hepsi birbiriyle ilişkili kitaplar. Akıcı bir kitap, ikinci öykü sanırım en az sevdiğimdi ama kötü değil. En sevdiğim Auster kitabı olmadı ama güzel kitaptı. Tavsiye ediyorum.


2.       Kara Kitap – Orhan Pamuk


Kupamla kitabımın renk uyumuna dikkat ederim :).


Sonunda Pamuk’un bir romanını okuduğum için mutluyum. Bu kitabı seçtim ilk kitap olarak. Postmodern akımının etkilerini; farklı bakış açılarını kullanmasından, yazarın olaya dâhil olmasından, orijinal bir metin olamayacağını bastıra bastıra söylemesinden karakterler vasıtasıyla ve bunun gibi örneklerle görebileceğiniz bir roman. Bir bölümde baş karakterimiz Galip’in eşi Rüya’yı aramasını okurken bir yandan da kuzeni Celal’in köşe yazılarını okuyoruz. Bu kısa köşe yazılarından beğendiklerim oldu sıkıldıklarım da. Genel olarak kitap aslında okuması çok da zor bir roman değil, ben uzun sürede okudum fakat daha sakin kafayla bir oturuşta uzun süre okuyabilirsiniz. Bu uzun cümleler bana sanki anlamamız zorlaştırılsın diye özellik oluşturulmuş gibi geldi ilk başta, tekrar okumam gerekti fakat sonra alışıyorsunuz. Sizin en beğendiğiniz Pamuk kitapları hangileri? Yorumlarda önerirseniz sevinirim :).

3.       Kökler, Yollar ve Yitik Benler – Susanna Tamaro


Tamaro özellikle Can Yayınları indiriminden sürekli aldığım yazarlardan biri. Aslında kitabı gördüğümde beni şaşırtmayacağını biliyordum ama güzel mor kapak beni benden aldı ve dayanamadım aldım. Bir iki saatinizi ayırıp hemencecik bitirebileceğiniz rahat bir kitap. Tamaro okurken sıkça rastlayabileceğiniz anlatım tarzı, temalar ve karakterler romana hakim. Güzel alıntılar var onları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunun dışında ortalama bir kitaptı. İlle okuyun demem ama okursanız da karışmam :). Niye sadece bu kitapta sevdiğim alıntıları paylaştım inanın ben de bilmiyorum çünkü diğer kitaplarda da altını çizdiğim yerler oldu :).

“Tabakta yemek bırakmanın neredeyse ölümcül bir günah olduğunu sizin sofranızda öğrendim; bu nedenle yenilginin her türlü izini silmeyi arzulayacak tavuk kanatlarının arasını, balıkların sert kılçıklarını öfkeyle didikliyordum ve boş yere kendimi arındırmaya çalışıyordum.”

“Yemeğini dalgınca yiyen bir insanın hayatını yaşamakla yetiniyordum.”

“Gençler Odysseus misali hep daha uzak kıyılara yelken açıyor, sonra da ya gittiklerinden daha bahtsız ve mutsuz dönüyor ya da hiç dönmüyordu.”

“Çocuksu düşünmenin lütfu kaderin alçaklıklarını bilmemektir.”

“Bizzat ben bir roman kahramanıyım, kendimi okuyamam.”

“Hayat sonsuz bir yazdan başka bir şey değildir.”

“Doğayı herkes sever, herkes anlar onu; doğa kör iyiliktir, yozlaşmamıştır, insanın ilk ve elbette olumlu ruhudur.”

4.       New York’a Mezar – Adonis


Adonis tahmin edebileceğiniz gibi takma bir ad. Gerçek adı Ali Ahmad Said Esber. Suriyeli bir yazar, daha sonra Lübnan vatandaşlığına geçiyor. Bu kitabı da beş lira kampanyasından aldım. Arka kapak yazısı kitabı merak etmeme yol açtı her ne kadar çeviri şiir okumaktan pek hazmetmesem de. İçinde şairin üç uzun şiiri dışında kitabın çevirmeni Özdemir İnce tarafından yazılmış iki ön yazı ve bir de söyleşi mevcut. Bu söyleşi Hürriyet gazetesinde ve CNN Türk’te yayınlanmış. Yazar hakkında baya açıklayıcı olmuş bu bölümler. Hatta şiirlerden daha çok ilgimi çekti diyebilirim.


Öneri Makinesi Sosyal Medya Hesapları

http://www.vikitap.com/profil/elroy-12587

https://www.tumblr.com/blog/mubblr

https://twitter.com/onerimakinesi

29 Mayıs 2016 Pazar

Son Zamanlarda Okuduğum Okunulmayası Kitaplar

Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu sefer tüm yayınlarım boyunca yapmaya çalıştığım şeyin tersini yapıp okunulmayası (tabi ki bence) kitapları paylaşacağım :). Eksik fazla son üç dört ayda ders için okuduklarım dışında okuduğum kitaplardan kısaca bahsedeceğimi düşünüyordum ama dolmuşum baya yazıvermişim :). Önerilerimde bu kadar yorum yazmıyorum :). Bazıları fena olmasa da öyle tekrardan elime alıp okumak istemeyeceğim, hatta çoğunu da elden çıkardığım kitaplardan bahsedeyim sizlere ama müziksiz asla :).







1. Ariel ve Seçme Şiirler - Sylvia Plath



Geçtiğimiz kitap fuarından alarak hayatımın en büyük kitap alma hatalarından birini yaptığım kitaptır. Kırmızı Kedi Yayınları çok sevdiğim bir yayınevi olmasına ve önceki fuarlardaki güler yüzlü ve ekstra indirim yapmaktan kaçınmayan o güzel insanlar yerine; çok da bir şey bilmeyen, gülmekten aciz insanlardan aldığım için ve bir an gaza gelip yazarın şiir kitabının çevirisini aldığımdan dolayı iki kez pişmanım. Nasıl böyle bir hata yaptım bilmiyorum. Gerçekten şiir çevrilmesi çok zor bir iş. Çevrilmesin demiyorum ama her zaman da çevrilmiyor işte. Hiç tat alamadım. İçinde hoşuma giden altını çizdiğim şiirler oldu ama keşke almasaydım :/


2. Ruhi Mücerret - Murat Menteş


İlk çıktığında çok heyecanlanmıştım. Öyle ki hemen almak istiyordum özellikle kapağı nedeniyle amma ve lakin taa bakın bu zamanlar okuyabildim :). Gerçi okumasam bir eksiklik hissetmezdim ama okumadan da böyle düşüneceğimi bilemezdim :). Çıkmaz bir kısır döngü, anlayacağınız okuyun güzel şey okumak :). Kitaba gelecek olursak "Dublörün Dilemması"'nı yıllar önce severek okudum, bu kitap için heyecanlanmamı sağlayan neden o kitaptır. Yalnız anlamadığım bir şey var, acaba ben o zamanlar kitap yine bu tarzdı ve ben okumayı seviyor muydum yoksa bu kitap diğer kitaba göre daha mı vasat. Bir bilen yorumu olan cevaplasın, iki kitabı da okumuş olan :). Belki de benim tarzım değişti bilemiyorum ama bu kitap baya vasattı. Baya zor bitirdim çok akıcılık sorunu olmasa da baya sıkıldım. Daha çok eğlenmeyi beklediğim bir kitaptı ama olmadı. Yine altını çizdiğim yerler olmadı değil ama kitap yine elden çıkarıldı güzel kapağına rağmen :/

3. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları - Ransom Riggs


Tim Burton'ın film fragmanını izledikten sonra kitabı olduğunu öğrendiğim bu kitabı, film çıkmadan alıp okumak istedim. Fragman beni o kadar heyecanlandırdı ki kitabın konusunu, kapağını ve içindeki fotoğrafları da görünce baya heyecanlandım ve hemen okumak istedim. Ama maalesef yine ve yine hayal kırıklığına uğradım. Öyle böyle değil. Yine çok sıkıldım. Bazı kitaplar vardır bitirmek için okursunuz bu da onlardan biriydi. İlginç konusunu destekleyen bir içeriği ya da anlatım tarzı yoktu. Heyecanlandırmıyor daha çok düz betimleme demek istemiyorum ama anlatımı vardı. Aslında o fotoğraflardan dolayı biraz daha gotik, karanlık bir kitap beklerdim ama olmadı. Serinin devamı varmış belki iyi devam ediyordur, olaylar gelişiyordur. Bu karakterleri tanımamız içindir falan filan ama benden bu kadar. Eğer bir yerde denk gelirsem ya da müthiş överse güvendiklerim bir bakarım ama pek sanmıyorum.

4. Basit Bir Es - Enis Batur


Kitap çok kısa o yüzden bitirmek için çok çaba sarf etmenize gerek yok. Her ne kadar ilk başlarında postmodern olmasından dolayı heyecanlansam da devamında bu heyecan sürmedi. Sıkıldım ama bir iki metro boyunca merak ediyorsanız hemen okunur, biter. Yine altını çizdiğim yerler oldu ama bana göre vasat :/ Yazarı bu kitapla yargılamayacağım ve kesinlikle bir şans daha vermek istiyorum. Önerilerinizi bekliyorum.

5. Budalalar Takvimi - Ermanno Cavazzoni


Kitabın tanıtım yazısında Ferhan Şensoy'un yazısını okuduktan, yazarın İtalyan olduğunu öğrendikten ve öykü kitabı olduğundan beğenmememin ihtimal dışı olduğunu düşünüyordum lakin yanılmışım. Gerçekten metroda okudum, uyumadan önce okudum, sabah kalktım okudum anlayacağınız okumadığım yer ve zaman kalmadı fakat 171 sayfacık kitabı kaç hafta oldu zar zor bitirdim. Bir de ben bir kitabı sevmeyince çabuk da bitiremiyorum başka kitaplara geçişim zorlaşıyor, okuma hızım düşüyor. Bu kitap da beni birçok kitabı okumamı baya engelledi. Ne yapalım Ferhan Şensoy'la da zevklerimiz uyuşmadı, anlayacağınız bugün de elit olamadım :(.



22 Nisan 2016 Cuma

Seri Kitaplar

Merhabalar efenim merhabalar, sağlığınız sıhhatiniz yerindedir inşallah :). Bugün sizlere en sevdiğim kitap serilerinden bir liste hazırladım. Kısaca bahsetmeye çalışacağım belki hoşunuza gider ve gözünüzü korkutan bu serilere başlamanız için bir vesile olur.  Zaten eminim çoğunuz bu serilerle büyüdünüz. Benimki sadece bir hatırlatma :). Daha önce lafı geçen kitaplar bu listede de olabilir uyarayım. Okurken müziğiniz de hemen burada, kitaplar kadar büyülü :).




1. Harry Potter - J.K. Rowling


Benim okuduğum Sevin Okyay - Kutlukhan Kutlu çevirisiydi.


Seriyi iki kez bitirip, filmleri sayısız kez izledikten sonra başka seriyle başlamam imkansızdı herhalde. Benim için her zaman yeri ayrıdır. Hiç bu kadar etkilendiğim ve bağımlı olduğum bir seri yok herhalde. İçindeki işlenen temalar, anlatış şekli ve her izlediğimde, okuduğumda başka bir yönünü görmem bu seriyi benim için unutulmaz kılıyor. Kaç yaşında olursanız olun lütfen bu seriyi alın okuyun ya da en azıdan izleyin.

Benim için ilklerin de serisidir. İlk sinema deneyimimdir Felsefe Taşı. Geri kalan tüm seriyi de hep sinemada izledim. Bu büyülü atmosfere Harry Potter'la başladım anlayacağınız. Özge'nin bana ilk doğum günü hediyesidir Felsefe Taşı. İlk iki filmi izledikten sonra gelen bu hediyeyle kitaplara başlamam onun sayesindedir. Ondan sonra aldı yürüdü zaten, okuyuverdim tüm kitapları. Benim için özeldir, değerlidir. Yanımda sakın küçümsemeyin bu seriyi :)).

2.Kara Kule Serisi - Stephen King




Roland Deschain'in yolculuğunu anlatan bu fantastik seri benim favorilerimden olur. Yedi kitaplık bu seride en sevdiklerim 1, 2 ve 7 olabilir. Aslında baya oldu okuyalı ama blog sayesinde biraz hatırlamaya çalışacağım. İkinci kitabı sevmemin nedeni zaman yolculuğu. Zaman yolculuğu olan hemen hemen her filmi, diziyi ve kitabı severim :). Son kitapta her ne kadar Stephan abimiz sonların pek de önemli olmadığını söylese de efsanevi sonuyla beni çok etkilemiştir. Eğer fantastik kitaplar seviyorsanız bu seriye bakmanızı öneririm.

3. Ejderha Dövmeli Kız




Daha önce polisiye, dedektiflik teması dolayısıyla hazırladığım listede de olan bu seriyi bir çırpıda okuyuverdim. Kitapların kalınlığı korkutmasın sizi. Arada kitap okuyan annem bile bu kitapları çabucak bitirdi. Akıcı, zeka kokan polisiyelerden. Keşke devam edebilseydi seri. Hala hem İsveç hem de David Fincher uyarlamalarını izlemediğim de gerçektir :).

4. Açlık Oyunları



İçinde çok güzel göndermelerin olduğu biraz derine inince güzel yorumlar yapılabilinecek bir seri. O yüzden burada alıyor yerini. Filmleri beğenirim ama kitaplar çok güzeldir. Yani bir göz atmanızda fayda var. Benim gibi distopya sevenlerdenseniz öneririm :).

5. Yüzüklerin Efendisi




Ortaokul, lise yıllarımda tümünü okuduğum seri. Yani ne yazabilirim ki. O kadar inceleme, filmler, yorumlar varken bana da pek bir laf düşmez. Sadece ben de okudum ben de sevdim diyebilirim.

Hazır yeri gelmişken buradan Metis Yayınevine sesleniyorum o kadar güzel yazarları, kitapları var ki lütfen ama lütfen %25'ten daha fazla indirim yapın artık. Ne fuarlarda ne de internette daha fazla indirim yapmıyorsunuz, bize birazcık yardımcı olun ve daha fazla kitap alıp okuyalım..

Evet efendim şimdilik bu kadar :) Tabi daha çok okuduğum seri var ama ne buraya yazacak kadar sevdim ne de bazılarını bitirdim.  Bunlar demirbaşlar :).Yenileri birinkince yine burada paylaşacağım. Sizin de öneriniz varsa yorum yapmayı unutmayın, ben seve seve bakar, okurum. Kimbilir belki bir sonraki yazıda madde olur daha çok kişi okur :). Kendinize çok iyi bakın, güneşli günler hep sizinle olsun :).

Dipnot: Fotoğrafların hepsi idefixten alınmıştır, şu aralarda bahar kampanyası devam ediyor bakmanız tavsiye edilir.

9 Ocak 2015 Cuma

Kitaplık Kedisi Reading Challenge 2015

Merhaba :). Bugün tatlı mı tatlı, orijinal bir listeyle karşınızdayım. Yeni keşfettiğim ama okumalara doyamadığım bir blog buldum. Adı da Kitaplık Kedisi :). Kendisi Domingo Yayınevi'yle beraber çok şirin bir proje hazırlamış. Yeni yazarlar keşfetmek ve farklı türlerde okumak için güzel bir liste olmuş. Kendisi bencil davranmamış ve bizimle de paylaşmış ki çok iyi yapmış. Bu sayede farklı listelerden farklı türde birçok kitap önerebilir ve okuyabiliriz. Listenin bir diğer güzelliği kitapların bu yıl içinde okunması. Yani baya geniş bir aralığımız var. Ben de katılmaya karar verdim. Finallere çalışırken böyle şirin bir liste görünce resmen atladım :). Benim için de blog için de bir ilk. Elimde seçtiğim kitapların hepsi olmasa da yeni kitaplar almak için bahanem olacak :). Ayrıca birkaç senedir elimde olan ama okumaya cesaret edemediğim ya da ertelediğim kitapları okumak için de iyi oldu. Kısaca, bu yıl okuyacak listemin bir kısmı şimdiden belli. Eğer sizde katılmak isterseniz ve o listeyi indirmek isterseniz buraya tıktık. İşte benim listem.

1.Bir biyografi ya da anı kitabı

- Bir Dinozorun Anıları - Mina Urgan

2.Kapağında "deniz" olan bir kitap

- The Tempest - William Shakespeare

3.Başlığında renk adı olan bir kitap

- Yeşil - Yeni Yalan Zamanlar 1 - İnci Aral

4. Başlığı tek kelime olan bir kitap

- Suskunlar - İhsan Oktay Anar

5.En az 20 yaşında olan bir kitap

- Ekmek Arası - Charles Bukowski

6.Gitmek istediğiniz ülkede geçen bir kitap

- Senin Köylerin- Cesare Pavese

7.Kurgu dışı bir kitap

- Her Şey Seninle Başlar - Mümin Sekman

8.Arkadaşınızın çok sevdiği bir kitap

- Grapon Kağıtları - Didem Madak

9.Şiir kitabı

- Üstü Kalsın - Cemal Süreya

10.Filme uyarlanmış/uyarlanan bir kitap

- Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku - İlhami Algör

Kitaplardan bazıları :)

11.Bir çocuk kitabı

- Oz Büyüsücü - Frank Baum

12.Başlığında rakam olan bir kitap

- 30 Şubat - Şebnem Şenyener

13.Klasiklerden bir kitap

- Çanlar Kimin İçin Çalıyor - Ernest Hemingway

14.Bilim kurgu türünde bir kitap

- Fahrenheit 451 - Ray Bradbury

15. Nobel ödülü kazanmış bir yazarın kitabı

- Klingsor'un Son Yazı - Hermann Hesse

16.Daha önce hiçbir yazarını okumadığınız bir ülkenin yazarlarından bir kitap

- Yavaşlık - Milan Kundera

17. Pulitzer ödülü kazanmış bir kitap

- Age of Innocence - Edith Wharton

18.Soyadı "L" ile başlayan bir yazarın kitabı

- Türkü Söylüyor Otlar - Doris Lessing

19.Daha önce okumadığınız bir yazarın öykü kitabı

- Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri - Yekta Kopan

20.En az 700 sayfalık bir kitap

- Rüzgarın Adı - Patrick Rothfuss

Not: Bazı sebeplerden ötürü bazı kitaplar değiştirilmiştir.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Biri dedektif mi dedi?



Benim gibi küçükken izlediğiniz polisiye filmlerden çok etkilendiyseniz, hatta adalet sisteminin jüriden oluştuğunu hatta ve hatta ilerde yapacağınız mesleğin dedektiflik olacağını düşünüyorsanız ve hala şimdiye kadar  bu türü seviyorsanız benim başarılı bulduğum birkaç romanı paylaşmak isterim.

Agatha Christie – On Küçük Zenci



Canım, ciğerim, İngiliz’im. Onun her romanı harikadır, hepsi tadını damağınızda bıraktırır. Efsane karakteri pos bıyık Hercule Poirot ile gönlümüze taht kurmuştur. Ama benim bu romanı seçme nedenim diğerlerinden daha iyi (belki bi tık) olması değil, ilk okuduğum kitabı olması. Her kitabı ayrı güzeldir. Alın okuyun, pişman olmazsınız.

Stieg Larsson – Ejderha Dövmeli Kız



Zaten hem İsveç hem Amerikan yapımı filmleri var, hem kitap çıktığı yıl çoksatan listelerine girdi (tabii ki kalite garantisi değil). Her ne kadar Erika’ya sinir, Mikael’e gıcık olsam da Lisbeth Salander gibi bilgisayar dâhisi, fotografik hafızaya sahip, asosyal bol olaylı bir karakteri vardır ki hikâye akıp gider. O kalın kitaplara ne zaman başladınız ne zaman bitirdiniz bilemezsiniz. Bir yerde okumuştum, yazar seriyi  7 veya 10 kitap (tam hatırlamıyorum üçten çok işte J) olarak düşünmüş ama ömrü yetmemiş L. O yüzden 3 kitapla yetinmek zorundayız :’(

Harlan Coben – Orman



Yazarla ilk tanıştığım roman. Başka kitaplarını okumuş beğenmiş olsam da ilki kadar tat vermese de başarılı polisiye romanları var (Myron Bolitar adlı daimi karakteri vardır, ki abimiz alaylı dedektiftir, birkaç kitapta yer alır, okunulabilir.). Ama Orman güzel kurgusu ve bol şaşırtmacasıyla diğerlerinden (en azından okuduklarım kadarıyla) öne geçer.

Dan Brown - Da Vinci Şifresi



Tamam, Kayıp Sembol’ü hiçbirimiz sevmedik ama hakkını yemeyelim, zeki simgebilim profesörümüz Robert Langdon ile az koşup heyecanlanmadık ordan oraya. Melekler ve Şeytanlar olsun Da Vinci olsun birçok Türk gencinin kitap okumaya başlama sebebidir. Sırf bu yüzden sevilir J

Alper Canıgüz - Oğullar ve Rencide Ruhlar



Zaten Alper Canıgüz Sevmek yazımda daha ayrıntılı bir şekilde anlatsam da 5 yaşındaki, büyümüşte küçülmüş Alper Kamu bu listenin olmazsa olmazıdır. Kendisi her ne kadar yaşından beklenmeyen özellikler gösterse de yaşının gerektirdiklerinden paçayı sıyıramaz. Eğlenceli ama yeri geldi mi taşı gediğine koyan Canıgüz’ ün şimdilik (umarım) bu iki kitaplık Alper Kamu serisini okumanızı şiddetle öneriyorum.

Mark Haddon - Christopher Boone'un Sıradışı Hayatı



Türkçe çevirisi hala var mı bilmiyorum ama ben bir hocamız sayesinde orijinalini okuma fırsatını yakalamıştım. İyi ki okumuşum. Bu sefer dedektifimiz 15 yaşında, Sherlock Holmes hayranı(kesinlikle Conan Doyle değil), Asperger sendromu olan bir gençtir. Komşusunun köpeğinin öldürülmesi üzerine hayranı olduğu Sherlock Holmes’ten esinlenerek bu olayı araştırmaya başlar. Kesinlikle tavsiye edilir.


Arthur Conan Doyle - Sherlock Holmes


Hepimizin önünde saygıyla eğildiği, zeki ve sıra dışı dedektif Sherlock ve daimi yardımcısı Dr. Watson’ ı unutmak ne mümkün. En çok yorumlanan kitaplardan biridir sanırım. Sherlock ve Benedict Cumberbatch hayranı olduğumu söylememe gerek yok zaten :).Kitaba gelecek olursak öyküleri herkese tat vermiyor ama romanları ben beğendim. Öyküler kısa bana yetmez derseniz, Sherlock Holmes serisinin dört romanını okuyun. Fotoğraftaki ilk yazılan Sherlock romanı. Watson'la tanışmasına tanık olacaksınız.

Arnaldur Indridason - Sesler



Bir İzlanda polisiyesi. Evet, olaylar İzlanda’da geçiyor. Sonunu az çok tahmin ettim ama şaşırtan olaylar kitabı sürükleyici yapıyor. Konusu ilginç ve öldürülen adamın geçmişi gerçekten iyi kurgulanmış. Dedektifimiz Erlendur da bana okuduğum diğer detektiflere göre daha rahat geldi. Alıştığımız gibi oradan oraya koşmuyor, bir şeyleri öğrenmek için zorlamıyor, olayları daha çok akışına bırakıyor. Alıştığımızdan farklı bir polisiye yani. Görünenden fazlasını saklıyor. Bir şans verip okuyun derim :).

Eksikler vardır, doğrudur ama benden şimdilik bu kadar J Ee ben zaten bunları biliyorum diyorsanız da e siz önerin de ben okuyayım J


19 Ağustos 2014 Salı

Yaz Okumaları

Bu sefer temalı okuma önerilerimin dışına çıkıp genel bir liste ile karşınızdayım. Bu yaz okuduklarımdan beğendiğim kitapları şöyle kısaca özet geçip size önereceğim.

Kazuo Ishiguro – Beni Asla Bırakma




Yazarın kısa hikayesini derste okuduktan sonra, hocamızın bu kitabı okuyun diye önermesiyle ya bunun filmi de vardı sanki diye düşünüp araştırınca konusu da cezp edince okumalıyım deyip almıştım. İlginç konusu ile beklentileri karşılıksız bırakmıyor, sıkılmadan ne olacak diye okudum. Bilim kurgu tarzındaki “Beni Asla Bırakma” üzerinde düşünülecek boş olmayan bir kitap. Çok sevdiğim Isaac Asimov’ un öykülerinden oluştuğu Dünya Hepimize Yeter kitabındaki (ki öyküleri ara ara açıp okurum) tadı buldum. Filmini de Keira Knighley'e rağmen , ki kendisinden hiç haz etmem, diğer oyuncular favorim olunca izledim. Kendi içinde o da güzeldi.

Arthur Golden – Bir Geyşa’nın Anıları




Çıktığı zaman büyük yankı uyandırdığını hatırlıyorum. Ta bu zamana kadar alıp okumamıştım. Kitapçıda gözüme çarpınca hadi oku bakalım nasılmış dedim ve pişman olmadım. Kitapta hayatın adil davranmadığı küçük bir kızın hüzünlü öyküsü, kızın gözünden anlatılıyor.

Nicky Pellegrino – İtalyan Düğünü




Başlıkta İtalya kelimesinin geçmesi benim için yeterli bir kitabı alıp okumak için. Mesela zamanında Ye, Dua Et, Sev i okurken en katlanılabilir kısmı İtalya bölümüydü benim için. İtalyayı, İtalyancayı, İtalya ile alakalı her şeyi severim kısaca fazla översem mazur görün. Gitmesem de görmesem de severim kendisini.

Artık kitaba gelecek olursak İngiltere’de bir İtalyan ailesinin yaşadığı, küçük kızın evlenmek üzere olduğu bir eve konuk oluyoruz. Annesinin anılarına geçiş yaptığında tam “İşte yandık” dediğim zaman kitabı tatlandıran, müthiş bir hikayeye dönüştü benim için. İki hikaye iç içe ilerlerken akıp gitti. Kitap birkaç tarifte paylaşıyor. Okurken de anlatılan yemekler iştahınızı açacak söylemedi demeyin.

Neil Gaiman – Yolun Sonundaki Okyanus





Mezarlık Kitabı ile okumaya başladım Neil Gaiman’ı. O asil, duru anlatımına hayran kalmıştım. Bu da aynen öyle bir kitap. Bir çocuğun gözünden anlatılan büyülü bir dünya, güzel bir son. Büyüklere masal tadındaki bu kitap, yazarı sevenleri üzmeyecek.

David Gilmore – Film Kulübü




Bu kitapta okula gitmeyen, işi olmayan oğlunu filmlerle eğiten bir baba var. Yazarın oğlunun ergenlik anılarını yazdığı bu kitap gerçekten çok eğlenceli. Film severlerin kesinlikle okuması gerek. İçinde filmler, yönetmenler, yazarlar ve aktörlerle ilgili ilginç detaylar var. Kitapta geçen izlemediğim filmleri şimdiden listeye aldım. Anlatım tarzını beğendim. Cazip gelen konusu sizi yanıltmıyor. Severek okudum.


Patti Smith – Hayalperestler




Bu küçücük fotoğraflarla süslenmiş kitap beni etkiledi. Keşke orijinalini okusaydım dedim yazarın dil oyunlarını daha iyi anlamak ve görmek için. Patti Smith şarkılarını sevince kitapları olduğunu keşfedince seviniyor insan. En yakın zaman “Çoluk Çocuk” da okunacak.

Claudia Carrol - Sana Bir Sır Vereyim Mi? ve Sophie Kinsella – Pasaklı Tanrıça



            



İki tane de çıtır edebiyatı okudum. Edebidir, değildir diyenler var ama ben arada stres atmak, eğlenmek için okumayı seviyorum. Bu akıcı, kolay okunan kitaplar romantik komedi film tadında.  Pasaklı Tanrıça’ yı “Beni Hatırladın Mı?“kadar sevmesem de güzel ve komikti. İlk kitap da yine akıcı ve komikti.

Not: Bu arada D&R ' ın bu yaz yaptığı Domingo ve Doğan Kitap indirimlerine bayıldım. Kitapların çoğunu indirimden aldım zaten. 3 yazdır Can Yayınları okuyorduk, şimdi de bu yayınevleri. Aynen devam etsin :).

Okuduklarımdan beğendiğim ve önerdiğim romanlar burada, sevdiğim öykü kitaplarını ayrı bir yazıda toplayacağım için buraya yazmadım. Şimdilik bu kadar J





8 Ağustos 2014 Cuma

Yalnız Adamlar Senfonisi

Aşağıda göreceğiniz kitapların anlatıcısı dışarıda başka içeride bambaşka bir dünya yaşayan her ne kadar yalnız desek de kimileri sonunda yuva kurup, mutluluğu bulsa da bizi bu sınırlı sayfa sayısında kendi düşüncelerine ortak eden adamların yazısı. Kısacası anlatıcısı birinci tekil kişi olan, yalnız adamların kendini anlattığı birkaç güzel roman önereceğim J

J.D. Salinger –  Çavdar Tarlasında Çocuklar - Holden Caulfield




Bir dönem gençliğini etkilemiş (hatta bazılarını yanlış etkilemiş), hala çok okunanlar listesinde olan sorunlu genç Holden’ ın hikâyesi kesinlikle okunmalıdır. Benim de favorilerim arasında olan bu kitapta Holden’ın düşüncelerini okuyoruz. Hani bazen kitap okurken dersiniz ya “ Evet ya aynen öyle, ben de öyle düşünmüştüm”  diye işte o kitap bu kitap. Bir nevi ilham kaynağıdır benim için bu listeyi yapmamda da (Her ne kadar 16 yaşında bir çocuk olsa da ).

Yusuf Atılgan – Aylak Adam - C.




Tam olarak birinci tekil şahıs diyemesek de yer yer C.’nin ağzından anlatılanlara şahit oluyoruz. O yüzden bu güzel roman da listemize giriyor. Kendisini anlatmaya övmeye de pek gerek yok sanırım. Kitap zaten çoğu kişinin favorileri arasında. Herkes biliyorsa ne diye listeye aldın aa akılsız da demeyin. Belki kıyıda köşede hala okumamış, tereddüt edenler vardır. İşte gençler tereddüt etmeyin alın okuyun. Son uyarıdır J

Robert Silverberg - İçeriden Ölmek - David Selig




Bu kitap aslında normal bir dünyada normal bir şekilde yaşayan (!) bir adamın öyküsü, David Selig’in öyküsü. Tek bir farkla, kahramanımız insanların düşüncelerini okuyabiliyor. Aman ne de klasik demeyin. Zavallı adamcağızın nadir bulunan bu yeteneği gittikçe azalıyor ve biz de bu iki durum arasındaki geçişi izliyoruz. Yazar o kadar güzel anlatmış ki, kendinizi o sıkıntılı durumun içinde buluyorsunuz, hatta neredeyse hissediyorsunuz.

Uygar Şirin – Karışık Kaset - Ulaş




Bu şarkılara aşık, kafası karışık İrem'e aşık gencimizin 10 yıllık arayla kendi anlatımıyla hayatına tanık oluyoruz.  Bu kitabı benim için güzel yapan beni güldürmesinin yanı sıra, herhalde her fırsatta karşımıza çıkarılan şarkılar sevmemin nedenidir. Her  duruma Ulaş'ın şarkı bulması sizi ayrı keyiflendirecek. Bir de mevzu bahis kitabımızın adını taşıyan karışık kasetler mevcut. Sezen Aksular, MFÖ'ler size benimkilerden güzel olmasın güzel temalı şarkılar da sunuyor. Bir solukta okuyacağınız zaten film tadında geçen bu şarkılı, eğlenceli kitap tam yazlık.

Not: Filmini de yapıyorlarmış, bakalım nasıl olacak. Baba tam olmuşta, Sarp Apak ve Özge Özpirinççi pek olmamış gibi ama bakalım :/.

Hüsnü Arkan – Ölü Kelebeklerin Dansı - Haldun




Yazar, canımız ciğerimiz Hüsnü Arkan.  Bizi Haldun’un ölüler dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. İlginç karaktere sahip,birazcık kasvetli bir roman. Ee ne de olsa ölen insanların yaşadığı bir yer (!).