Etiketler

Okunulası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunulası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2017 Pazar

Dünya Çocuk Kitapları Haftası Özel (Pazar 6'lısı)

Ayyyy bu temaya nasıl sevindim bir bilseniz :). Ben okumaya ilkokul son ortaokul başlarında başladım diyebiliriz o yüzden öncesinde pek de çocuk kitapları okuma deneyimim olmadı. Çocuk kitaplarına da pek aşina değilim maalesef :/. Ben de çok isterdim kitaplarla büyümek okuyarak okumayı sökmek ama geç oldu güç olmadı :). Yine ilkokulda en erken okumayı çözenlerden biriydim :).


Her zaman o büyük ciltli harika çizimli çocuk kitaplarına bayılmışımdır. Hele o çizimler yok mu bayılıyorum. Son zamanlarda aşağıda paylaşacağım videoyu izledikten sonra o kadar etkilendim ki hemen araştırmaya başladım 1000 kitap nedir diye :). Düşünün ki bir çocuk anaokulunu gitmeden bir yılda 1000 kitap okuyor doğal olarak siz de ebeveynler olarak :). Ben ebeveyn değilim yanlış anlaşılmasın ben işin okuma kısmındayım, meraklısını yine tecrübelerini paylaşan bu ailemizin anlattığı videoya yönlendiriyorum. En aşağıda da o kaynak liste ve sitenin linkini de vereceğim.

Hep düşünmüşümdür çocuk kitapları okumayı ama bu kitapları bulmak o kadar kolay değil özellikle ülkemizde. İngilizce çocuk kitapları daha geniş bir yelpaze haliyle. Benim de bu konuda okuduklarım var ama çok sınırlı sayıda iki dilde de. O yüzden bu 1000 kitap anlayacağınız bana güzel bir kaynak oldu okumak için. Ben bu kitapların internette belki online olarak bulurum diye arattım ve harika bir şeyle karşılaştım. Hikayeleri okuyan insanlarla!


Bildiğiniz insanlar kitapları sayfa sayfa okumuş, videoya kaydedip yutupa yüklemiş. Resimlere baka baka ben de uyumadan önce her gece bir iki doz alıyorum bunlardan, harika oluyor :). Listeden bulabildiklerimi okuyor ve dinliyor, açığımı kapatıyorum :). O kadar çok zevk alıyorum ki hızımı kesmeden gözümden uyku aka aka listede bulduğum bir diğer kitaba geçiyorum. Resmen yaşayamadığım çocukluğumu yaşıyorum sayelerinde :). Ve her şey aşağıdaki video ile başladı.Normalde Barış Özcan takip eden biri değilim (hala da etmiyorum) ama aşağıdaki videoya youtube da denk gelince başlığı tabi ki ilgimi çekti ve izledim.

Barış Özcan ve eşine ama en çok bana ilham verip 1000 kitap okuyarak hem Türkçe hem İngilizce'de büyük ilerleme kaydeden bu görünüşte küçük ama aklı büyük tatlı insan, Sufi'ye teşekkürlerimi sunarım. Öyle ki ben de az da olsa bildiğim dillerde de bu yöntemi uygulamayı düşünüyorum. Bakalım bende de aynı ilerleme görülecek mi :). Yani çocuk kitapları deyip geçmeyin sayfası az ama işlevi büyük.



Başlığımıza gelirsek ben de son zamanlarda bu vesileyle okuyup çok ama çok sevdiğim çizimlerine hayran kaldığım kitaplardan bazılarının ismini yazacağım :).


1. A Visitor For Bear - Bonny Becker


Arkadaşlığı o kadar güzel anlatıyor ki duygulanmamk elde değil, bence hemen okuyun <3. İçinizi ısıtan hem de komik <3.

2. It's the Bear! - Jez Alborough


Bir serinin ilk kitabı sanırım. Ormana giden ve oyuncak ayısını kaybeden bir çocuk oyuncak ayısını kaybeden bir ayıyla karşılaşırsa ne olur :). Gerisi kitapta.

3. Goldilocks and Three Bear 


Bir ayıdır gidiyor kitaplarda ama bu ayılar çok sevimli <3.

4. How Do I Love You - Marion Dane Bauer


Yaaa yine çok ama çok tatlı bir hikaye <3.

5. Happy Birthday, Moon! - Frank Asch


Ayy yine çok tatlı ve yine bir ayı :). Sanırım 1000 Books Before Kindergarden listeye ayı kahramanlarla başlamış <3.

6. Küçük Kara Balık - Samed Behrengi


Bu kitabı okuyalı çok olmadı bir iki yıl belki ama çok sevdim <3. Sonra da çocuklara göndermek için topladıkları kitapların arasına koydum, asıl sahiplerine ulaşsın diye çünkü ben kitaptan dersimi mesajımı aldım :). Çok güzel bir hikaye, herkese tavsiye olunur.

Dipnot: Fotoğraflar Tumblr'dan alıntıdır ve her zamanki gibi görsellerin kaynaklarına üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İlgili linkler;

1000 Books Your Child Hear Before Kindergarten
https://1000booksbeforekindergarten.org/
Devamını Oku »

7 Kasım 2017 Salı

Atıştırmalık #30 (İki Film ve Sonunda Bir Kitap)

Pretty Woman - Garry Marshall (1990)




Ben bu filmi küçükken gördüm de bana uygun görmemiş olacaklar ki tam izlememişim. Bu aralar nedense Julia Roberts izleyesim geldi açtım izledim. Ohh iyi geldi, çok sevdim. Pretty Woman walking down the street pretty woman the kind I like to meet pretty womannnnn... Sizin Roberts filmlerinden komedi barındıran varsa lütfen yazın bu aralar bu moddayım sanırım :). Battaniye altında soğuk kış günlerinde christmas havası gibi :). Meg Ryan'ı da severim, onun filmleri de öyledir tarçınlı salep gibi, izlemediğim varsa onun da filmlerinden önerin, izleyeceğim :). Bu arada Julia Roberts ne güzel kadın bee, izlerken hep bunu düşündüm. Richard Gere'e özel bir hayranlığım yok ama olabilirdi de :). Bir de son sahnedeki Robrts'ın ceket-tişört-jean üçlüsüne bayılıyorum <3.

Open Your Eyes - Alejandro Amenabar (1997)



Zamanında tımcrızlı Vanilla Sky'ı izlemiştim ama pek az şey hatırlıyorum. Orijinaline denk gelince bir izleyeyim dedim zira orijinalinin daha güzel olduğunu duymuşluğum vardı. Penelope Cruz İspanyol ve Amerikan versiyonunda oynayan şanslı kızımız. Elim bir kaza sonucu yüzünde deformasyon oluşan Cesar, artık yaşamaktan keyif alamamaktadır. Ta ki bir mucizeye kadar. Psikolojik gerilim, bilim kurgu, dram türünde ve söyleyecek şeyi olan filmlerden biri. Ben çok beğendim; müziği, kurgusu, hikayesi güzeldi.

Dipnot: Soundtrack'i o kadar beğendim ki spotify'da olan şarkılardan liste yaptım. Filmin adıyla arama yaparsanız bulursunuz :). Bazı güzel şarkılar maalesef Spotify yoktu :/.

Suskunlar - İhsan Oktay Anar



Ahh ahh sonunda buraya kitap yazdığım için o kadar mutluyum ki anlatamam. Sahalara geri döndüm diyerek iddialı bir giriş yapmak istemem çünkü bu okuyamama illeti bir geldi mi kalıveriyorsun :). Kitabı sevdim ama nedense bir okuyamama hali geldi ve elime alamadım kaç aydır ama neyse ki sonlarda birazcık atlayarak bitirdim kitabı :). Bence Puslu Kıtalar Atlası daha güzeldi ama Anar'ı severler bu kitabı da sevecektir :). Şimdi gelsin mi yeni kitaplar :).
Devamını Oku »

5 Kasım 2017 Pazar

Sonbaharı Çağrıştıran 6 Kitap (Pazar 6'lısı)

Merhabalar :). Kahveler hazır mı çünkü pazar altılısı kısa bir aradan sonra geri döndü :). Bu kadar ara verilmesin benim de fikirlerim var diyorsanız, Periodic Library'ye bir mesaj atın gari :). İlk Kasım teması çok güzel :). Bana sonbaharı çağrıştıran kitaplardan çok bu aralar okumak istediğim kitaplardan liste yaptım. Bu kitapları bence kışa adapte etsek de olur :). Zaten Aralıkta bol bol kış temaları olur diye umuyorum pazar altılısında ben de hem okuyup hem okumak istediklerimi yazarım :). Şimdilik bu yazarlar son zamanlarda alışveriş listemde :). Malumunuz uzun zamandır kitap okuyamıyorum ve alışveriş de yapmıyorum. Şimdi elimdeki kitap bitmek üzere sonunda ve yeni kitaplara geçiş yapmayı canı gönülden arzu ediyorum. Bu isimler de alışveriş listeme giren kitaplardan :). Keyifli pazarlar :).

1. Ekoköyler - Jonathan Dawson




Sinek Sekiz Yayınlarını ne kadar sevdiğimi ve tükenen kitapları nasıl okumak istediğimi biliyorsunuz :). Bakınız buraya ve buraya olmadı bir de buraya tıklayın :). İrem Çağıl'ın instagramda sıkı takipçilerindenim ve o kitapların yeniden basımı üzerinde çalıştıklarını paylaştıkça ben havalara uçuyorum. Umarım bu kitap da yakın zamanda yeniden basılır ve ben de hemen alıp okurum :). Bu yayının tüm kitaplarını okumak amaçlarımdan biri :)

2. Berlinli Apartmanı - Yaprak Öz




Çok ama çok merak ettiğim kitaplardan biri. Deeptone Yarıyıl Reading Challenge için önermişti (sahi gençler o çelınç ne alemde??) ve ben de Instagram da sürekli görüyordum ki tükenen kitap yeniden basılmış :). Hemen alıp okumalı :).

3. Rüyalar Anlatılmaz - Nermin Yıldırım




Bu kitabı merak ediyorum ama yazarın diğer kitaplarını da merak ediyorum :). Bu kış yine yeni bir yazarla tanışmak için güzel bir mevsim :). Malum kasım yazısı ama kış kapıda :).

4. Antabus - Seray Şahiner




Yazarı ve bu kitabı zaten çok merak ediyordum bir de Şule'nin yazısını görünce kesin yakın zamanda okumalıyım deidm :).

5. Permakültür Bahçeleri - Toby Hemenway




Bu konulara zaten eğilimliyim bildiğiniz gibi :) Yeni İnsan Yayınları da bu alanda yayınlar yapan yeni keşfettiğim yayınevlerinden biri. Bu kitap ve birçoklarını yine okuyup daha çok bilgilenmek ve öğrenmek istiyorum :).

6. Şiirsel Sinema - Andrey Tarkovski




Bir sinema kitabı koymazsam eksik kalırdı :). Kapağıyla da sonbaharı çağrıştıran bir kitap sanki :). Uzun zamandır sinema kitapları okumuyorum, uzun zamandır kitap okumuyorum doğru ama Tarkovski röportajlarını okumak bana iyi gelecektir diye tahmin ediyorum, okuduktan sonra yine konuşuruz :). Listede elimde olan tek kitap :).

İşte benim sonbahar ile yarı alakalı listem :). Özlemiş miyiz pazar altılarını? Yorumlarınızı bekliyor, sizi sevgiyle kucaklıyorum :). Mutluluklar <3.
Devamını Oku »

28 Ekim 2017 Cumartesi

Sevgili Güllük #52 (İç Dökmeler, Bahar Kritiği)


Anketimiz baya oldu sonuçlanalı ama kadim dostum üşengeçlik beni bırakmadığından yazamadım. Kazanan 17 oydan 6'sını alan "hepsi" ne öneriyorsan öner başımızı ağrıtma çıktı :). Yok yok eminim hepiniz bizden fark etmez öner dediniz ve bu seçeneği işaretlediniz, en azından öyle düşünmek istiyor teşekkür ediyorum :). Yalnız 5 kişi de İzlenilesi seçeneğini işaretledi ki bu da demek oluyor ki filmseverler bu ankette çoğunlukta. Katılan herkese teşekkür eder yeni anketlerde görüşmek üzere deyip bunu kapatırım :).


Yavaş yavaş kasım ayına girerken kışı güzel bir müzik listesiyle selamlayalım istedim ve Son Zamanlarda Çıkan Dinlenilesi (Sevilesi) Albümleri listeledim. Biz hala gündüz kısa kollularla gezdiğimizden bir anda kışa geçeceğiz herhalde. Gerçi geceleri soğuk oluyor ben şimdiden yorganla yatıyorum da karıştırmayalım oraları :). Blogda da kış esintileri, Christmas esintileri olacak zira yeni yıl, Christmas dekorasyonuna bayılıyorum. Bu da ipucu olsun. Başka planlarım da var da kesinleşmeden bahsetmek istemiyorum, o olursa direkt sürpriz olsun :).


Hiç bu kadar uzun süre kitap okumadığım olmamıştı herhalde bayadır. Arada okuyorum tek tük ama elimdeki kitabı sevmeme rağmen bitiremiyorum. Neden böyle oldu anlamadım. Yeni kitaba başlamak istemiyorum çünkü biliyorum ki başlarsam bu kitaba dönemem. O yüzden ne bunu okuyor ne yeni kitaba geçiyorum arada kaldım :/. Bir bitirsem devamı gelecek biliyorum ama o atak gelemedi. Önerilerinizi desteklerinizi beklerim zira Yarıyıl Reading Challenge'ımı bitirmek istiyorum bu sefer :/.  Bu arada siz de challenge durumları nasıl, bitiren var mıdır? Az bir süre kaldı yılın bitmesine, kimler ne durumda yazarsa sevinirim. Hatta bitiren ya da bitirmek üzere olanlar mutlaka yazsın da bana cesaret gelsin :).

Yine bir iç dökmeler, bir şeyler. Siz de durumlar nasıl? Yorumlarınızı bekliyorum :).



Dipnot: Fotoğrafların hepsi tumblr'dan alıntıdır, resimlerin üzerine tıklayarak kaynağına ulaşabilirsiniz. 
Devamını Oku »

5 Eylül 2017 Salı

Sevgili Güllük #49 (Eganba Finito, İşte Bütün Mesele Bu Teşekkür ve Anket Sonucu)

Merhabalar :). Konuya yabancıysanız, bu makine ne anlatıyor diyorsanız ilk iki yazı için buraya ve buraya alalım :).  Birkaç kez uzun uzun anlattığım olaylı Eganba alışverişim bir eksikle elime ulaştı ve çevre halk tarafından coşkuyla karşılandı az çok 11 gün önce :). O kadar dert yandım artık bu olaylı alışverişi sizlerle sonlandırmak ve neler olduğunu anlatıp bu konuyu kapatmak isterim :). Öncelikle kitapları hayırladık ve Instagram'da hikayede uzun uzzunn (ki bu dediğime inanın) anlattım gelen kitapları. Hem pata küte, ikinci kez çekmedim, ne potlar ne potlar :):):). Balkabağına dönüşmeden izlediyseniz ne mutlu bana :). Hatta sonuna kadar izlediyseniz yıldızlı alkışlar sevgiler saygılar benden zira gerçekten uzun bir hikaye serisiydi :). Onun dışında sürekli "ön siparişi, temini" değişen kitabın hesabı kesildi, kargoya verildi  bayramdan birkaç gün önce. Vatana millete hayırlı olsun; alkışlar, çelenkler, çikolatalar. Yalnız iki günde getiren aras kargo sen git bayram tatili öncesine denk geldi diye taa bayram sonrası yani bugüne (05.09) anca getir :). Kitap olaylı diyorum boşuna değil, iki günde getiren kargo bile getirmedi :). Sonuç olarak iki günde temin yazan kitap bana 21 gün sonra ulaştı :).

İşte uğruna sekiz kitap bekletilen bekletip bekletip son anda eken sipariş vereni ortada bırakan sipariş alanı mağdur edip karizmasını zedeleyen ön siparişleri sürekli değişip son verilen tarihten gecikmeli gelen ama yine de iptal edilmeyip temin edilen işte o kitap, hani konfetiler :).

Ama kapağı çok güzel değil mi ya :)

Fotoğrafta belli olmuyor filtrelerden, kenarları katlanmış biraz da sararmış ama asla laf etmem, ne şartlar altında geldi, yine de geldi :). Gelmesi mucize sonuçta :).

İşte o kitap bu kitap o kadar dert dinlediniz bu kitabın fotoğrafını da sonuna kadar hak ettiniz :). Hatta isterseniz size de bir tane sipariş edeyim :):):). yok yok şaka yaptım, o çileleri çekemem bir daha ki zaten eganba almış önlemi yapıştırmış tükendiyi. Yaaa benle kapandı o defter, almak isteseniz de sitede yok :). Okumak isterseniz Dedalus'tan anında teslim bulabilirsiniz ama ben "iki günde temin"(yeniden açtırmayın ağzımı, merak edenler ilk iki yayına gitsin :))  yazdığı için kapağı daha çok sevdiğim için bunu tercih etmiştim. Bir de ilk Alakarga'dan çıkmış ya nedense öyle almak istedim de sonra üç serilik yazı çıktı işte :). En yakın zamanda okuyup yorumunu yazıp eganbaya selam çakacağım :).

Zaten uzun süre kitap almak istemiyorum internetten evde kitap doldu taştı, takas veya kitapçılardan yapılan alışveriş dışında bu tür kitaplı alışveriş yapmasam daha iyi (en ufak fırsatta kitap alışverişine koştu). Elimdekileri bitirme operasyonlarına da başlıyorum lakin okuyamama illeti çöktü başıma yine de çabalarım sürüyor :). Yarıyıl Reading Challenge'ı da baya aksattık, bakalım :).


İşte Bütün Mesele Bu miminden daha önce bahsettim. Sevgili Aysel'in hazırladığı bu blog keşif etkinliği gibi olan muhteşem mimde beni unutmayan ve "Önerilerine kendinizden bile daha çok güvendiğiniz blogger sorusunun ilk maddesine beni koyan canım bloglara (Blue Things,Her Telden Şef, Gezegenin Sihri benim gördüklerim) beni onore ettikleri ve tarifsiz bir mutlulukla beni sarmaladıkları için ayrıca teşekkür etmek istiyorum. İyi ki bu blogu açmışım ve sadece beni mimde seçen arkadaşlar değil genel olarak hepinizle tanıştığım için çok mutluyum. Hep beraber şuracıklarda yaşlanalım, gelişelim, okuyalım, okutalım umarım. Canlarım benim <3.

Ve son olarak gecikmeli olarak yazayım anketimiz sonuçlandı, katılım beklenen çoğunluğu sağlamadı yine ama Okunulası ardından İzlenilesi bu gruptan galip çıktı, geçen ankette de film listeleri öndeydi ama bu ankette kitaplar ben de varım dedi :). Lakin asıl olay oyların yarısından fazlasının benim canımın içi o 14 enfes kişinin, sen yeter ki öner Makine biz burada okumaya hazırız demesi. Tabi sadece "Fark Etmez, Sen Yeter ki Öner" dediler ama sonrakine ben yorum yaptım izninizle :).




Çok teşekkür ediyorum, mutlu ettiniz. İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanımışım. bu gibi durumlarda ne kadar teşekkür etsem az geliyor gibi hissediyorum benim de çeneme yani yazıma vuruyor, okuduysanız sonuna kadar bir selam verseniz de olur :). Sanatla kalın :).

Dipnot: Görsellerin hepsi tarafımdan hazırlanmıştır.
Devamını Oku »

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Richard Brautigan Sevmek


Duyduk duymadık kalmasın, seviyorum uleeennn. Asla tanımayacağım birini, kitapları dışında iletişim kuramayacağım birini seviyorum. Başlıktan anladığınız üzere Richard Brautigan'ın imzasını alıp kitaplarınıza bayılıyorum keşke daha çok yazsanız diyemeyecek olsam bile çok seviyorum :). O zaman yayında olan tüm kitaplarını okuduğum tükenenleri okumak için elimden geleni yaptığım yazarın kitaplarına göz atalım :).





Kürtaj: Tarihi Bir Aşk Romanı, 1966

Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmadı :). Çok sevdim. Bu tarz kitapları seviyorum, beat kuşağını ve yazdıklarını basit ve akıcı bir dille anlatmalarını seviyorum. Bu kitap da öyleydi, hemen bitti. Baya iki üç saatte, aralarla bitti herhalde. O kadar akıcı öyle söyleyeyim. Bu hikayede anlatıcı kütüphane görevlisi ama kütüphane bildiğiniz kütüphanelerden değil. 7/24 mesaili, kitaplarda bildiğiniz kitaplardan değil kopyası olmayan dünyada tek örneği olan kitaplar. Bir de kız arkadaşı var güzellikle lanetlenmiş. İlişkilerini anlatıyor.

Karpuz Şekerinde

Çok ama çok güzel bir kitap neden yazarın enlerinde adının geçtiğini okuyunca anlıyorsunuz. Çok da hüzünlü bir hikaye sonunda gerçekten çok duygulandım. Brautigan'ın bu romanı BenÖlüm'de geçiyor. Farklı bir dünyaları var. Her gün güneş farklı renkte doğuyor ve o günler farklı renkli karpuzlar üretiyorlar. Ürettikleri karpuzun şekerinden evler, elbiseler, camlar aklınıza gelebilecek birçok şeyi üretiyorlar. Bir de kaplanların konuşabildiği ama soylarının tükendiği bu yeri hiç yadırgamadan sade ve akıcı bir dille o kadar güzel anlatmış ki yazar uzun cümlelere ya da paragraflara gerek duymadın sanki siz de karpuz şekerinde yazıyormuşsunuz gibi bir çırpıda okuyorsunuz kitabı. Yazara bu kitapla başlayabilirsiniz, ben fuara ilk gittiğimde bunu ilklerde okumamda ısrar ettiler ve nedenini okuyunca anladım ama ikinci gidişimde başka kitaplarını yine de aldım. Öyle güzel bir yazar işte :).


Babil'i Düşlemek: Bir Özel Dedektiflik Romanı - 1942

Bir dedektif hikayesi ama o bildiklerinizden değil. Kendi hayal dünyasnda ki bu dünya Babil'de yaşayan ve bu yüzden birçok şeyi kaçıran bir adam... Öyle düşlüyor ki ne kirasını ödeyebiliyor ne de yemek alacak parası var. Yani temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar. Onun boş zamanları Babil'i düşlemekten kalan zamanlar. İşte nasıl olduysa onu bu düşlerden çıkaracak bir iş alır. Kim hayattan bir şekilde vazgeçmiş bu adama iş verir derseniz litrelerce bira için bir kere bile tuvalete gitmeyen yanında kalın ense şoförüyle gezen o güzel kadındır. Bu "özel" dedektifimizden bir ceset çalmasını isteyecektir. Peki bu özel dedektifimiz Babil'i düşlemekten kalan zamanlarda bu görevi başarabilecek midir işte orası kitapta :).

Ben okurken çok zevk aldım. Polisiye severim ama Brautigan'ın polisiyesi de ayrı güzel oluyormuş.

Sombrero: Bir Japon Romanı

Daha önce yazdım, ayrıntılı incelemesini burada bulabilirsiniz. Özet geçmem gerekirse siz bir hikayeye başlarsınız, bıraksanız da yazmayı hikaye devam eder. Japon sevgilisinden yeni ayrılmış umutsuz aşık yazarımızın hikayesini dinlerken bir yandan yazmayı bıraktığı hikayesinin devamını, diğer taraftan da sevgilinin rüyaları ve uykusunda geziniriz. Karışık gibi görünse de su gibi akıp giden bu romanı yine bir çırpıda okuyacaksınız :).

Çimlerin İntikamı

Brautigan'dan öykülerinin toplandığı bir kitap. Kısa kısa öyküler. Başlardaki öyküleri daha çok sevdim sanki ama diğerlerini de sevmedim diyemem. Romanlarının ben de ayrı yeri var, bu kitap romanlarına göre bir tık aşağıda ama zevkle okuyacağınız Brautigan tarzı öyküler.

Japonya Günlükleri

Böyle tadının damağınızda kaldığı bir kitap. Başlangıçta bir yazı ile başlayıp daha sonra şiir görünümlü günlüklere geçiyor. Sonunda da Brautigan hakkında bilgiler var ki çok hoşuma gitti. Japonya anıları şiir tadında.

Willard ve Onun Bowling Kupaları: Sapkın Bir Roman

Üç farklı hikaye ve hepsi aynı anda ilerliyor ama hiç zorlanmıyorsunuz okurken. Dili sade ve akıcı. Bildiğimiz Brautigan :). İki komşu evli çift ve bowlingle ve kupalarıyla kafayı bozmuş üç kardeş. Bu üç farklı hikayenin ortak yanı tabi ki Bowling Kupaları bir de Willard var tabi :).

Big Sur'un Güneyli Generali

Yazarın yayınlanan ilk romanı. Tam olarak nasıl tarif edeceğim bilmiyorum ama diğer kitaplara göre daha uzun bir kitap. Bölümler kısa ama genel olarak diğer kitaplara göre uzun. Yazar bundan sonraki kitaplarda iyice sadeleştirmiş kitapları ve bence çok daha güzel olmuş. Bu kitapta da Jesse olayları anlatıyor ve kendisi Big Sur'un Güneyli Generali (ve/veya onun torunu da diyebiliriz) Lee Mellon'un Jesse ile toplum dışı yaşamlarını okuruz. Bu kitabı diğer romanlara göre daha az sevdim yüksek ihtimal Lee Mellon karakterinin antipatikliğinden ötürü. Sevemedim  kendisini ve kitap da onun hakkında bir kitap olduğundan notum bir yıldız düşük oldu. Lakin yine de zevkle okudum özellikle sonlara doğru yine diğer kitaplarda aldığım tadı aldım.




Bu okuduğum kitapların hepsini sevdim ama en çok hangileri bende yer etti diye sorarsanız Karpuz Şekerinde, Kürtaj ve Babil'i Düşlemek derim. Diğerlerini de sevdim ama bu üçünün yeri ayrı :). Kitabın başlığındaki o açıklayıcı yazıları da çok seviyorum. Yukarıda da yazdım, kitabı daha ilgi çekici yapıyor.

Maalesef Brautigan'ın her kitabı çevrilmemiş ve çevrilenlerden bazıları da tükenmiş durumda. Eğer olur da o kitapları okuma şansım olursa bu listeyi güncellerim. O kitapları bulmamda da bana yardımcı olacak bir yorumunuz varsa seve seve okurum. Nadirkitap, yabancı siteler, ukitap benim bildiklerim. Hatta Altıkırkbeş yayınlasa tekrardan daha da güzel olur, şöyle hiç yayınlanmayanlarla beraber :).

Bir de 6:45 yayınevinin kitaplarında genel olarak görülen yazım hataları var bazı kitaplarda. Babil'i Düşlemek de bir iki bölüm tekrardan basılıp iki kez konmuş, eksik paragraf ile. Benim elimdeki baskısında öyleydi en azından. Bir de samimi dili var yayınevinin kitaplarında da görülen onu seviyorum :). Aslında yayınevinin beş kitap/yazar yazısını yazıyorum, güzel kitaplar çeviriyorlar.

Brautigan'ın kendine has tarzını, anlattıklarını okumayı çok seviyorum. Eğer siz de hiç okumadıysanız yazarın kitaplarına bir şans verin hem de hemen. Keşke böyle trajik bir şekilde aramızdan ayrılmasaydı :(. RIP Richi, seni seviyoruz ve unutmayacağız <3
Devamını Oku »

22 Ağustos 2017 Salı

Sevgili Güllük #47 (Eganba Son Durum, Mimler ve ÇEKİLİŞ Hakkında)


Daha önce "Sen de herkes gibisin Eganba" yazımda içimi döktüm, hatırlarsanız, hatırlamadıysanız üzerine tıklayıp göz atabilirsiniz. Bu bölümde de nasıl bilgilendirilip uzun vadede hala kitap kargosu beklediğimi anlatacağım. Pazartesi günü (21.08) mail aldım, hani iki günde temin olan kitap ön siparişi 21.08'e çevrildi ya siparişten sonra, tahmin edin noldu o gün mail geldi tedarikçiden kaynaklı sıkıntılar olmuş, gecikmeden dolayı özür diler, daha "fazla bekletmemek için" diğer kitapları göndereceklermiş. O kitabın durumu ise yeniden 2 günde temin, hatta şimdi son kez bir daha bakayım dedim ön sipariş 25.08 olmuş (error verdi). Eee günaydın. Olmuş zaten siparişi vereli 6 gün bir kitap için bekletmişsin sekiz kitabı şimdi göndermeye karar veriyorsun. Baştan beri gönderse sıkıntı olmayacak zaten. Kitabın da gelesi yok herhalde öyle göndermeye karar verdi. Yakında bir iptal durumu da bekliyorum yoksa göndermezdi gibi ama dediğim gibi yine tarihler bilgiler değişmiş. Olacak iş değil yok yok değil. Banu Alkan Ohh may gadından bir nida çeker sonra Safiye Soyman gibi ay em orınç diye diye muhtemelen bir üç dört gün de kargo beklerim ki dün öğleden sonra göndermişler.

Bir de Twitter ve Instagram'da hızlı kargolama diye Eganba'yı paylaşmıyorlar mı bağırasım geliyor hani benim kitaplarım nerde hanımmm diye de sonra susuyorum elitliğimden ödün vermeyeyim diye, ama elitliğin de bir sonu olabilir canlarım zira ben kitaplarımı istiyorum :(. Yine de iyi yanından bakarsak en azından geç de olsa haber veriyorlar, özür diliyorlar. Bu da bir şey. Ben neler gördüm, kitap yok diye kendi kendine iptal edip göndermeyeni de vardı en azından biraz daha bir ilgili durum var gecikmeli de olsa. Yani Eganba ideal olacak sitesinde işte yıldızlar düştü düşüyor, daha çok yolun var. Umarım herkes gibi değil de yine temin durumunda olmasa bile  hızlı kargolama yaparak bu okuyucu yorumlarını dikkate alarak ilerlersin de bu durumlar düzelir. Dur bakalım zaman ne gösterecek. Yalnız fark ettiyseniz biraz yumuşadım, hem özür diledikleri hem haber verdikleri için :), bir de kitaplar kargoda ama yine de affetmiyorum seni Eganba öyle kolay değil nokta.



Sevgili Aysel, Blue Things blogunun tatlı sahibesi beni son yaptığı yaratıcı miminde mimlemiş ama ben, özür dileyerek pas geçtim çünkü çok zor bir mim :(. Bildiğiniz gibi normalde mimleri pas geçmem ama cidden yapması zor bir mim lakin okuması bir o kadar da keyifli. Hem keşif yapıyorsun hem de bazı cevapların senin vereceğin cevaplara nasıl benzediğini görüyorsun :). İşte bu mimde sevgili Aysel ve Her Telden Şef benim için o kadar güzel şeyler yazmış ki dayanamayıp hüngürt şakırt ağlayacaktım :). Çok ama çok mutlu oldum, bana blogunu tanımla deseniz hayatta aklıma gelmeyecek şeyler yazmışlar. Ben bir kez de buradan teşekkür etmiş olayım güzel yorumları için :). Onların mimlerinde yeni bloglar keşfetmek için hatta dahası ben de yapmak istiyorum derseniz yukarıda isimlerine tıklamanız yeterli :). Bana da yorum atarsanız yaptığınız mimleri severek okurum hani :). Müthiş bir blog keşif etkinliği gibi bir şey olmuş kategorili, süper mim fikri bulmuş Aysel valla bravo :).



Son olarak, bazılarınıza gına geldi biliyorum ama çekilişe son günler kala bir kez daha duyuru yapmak istiyorum çünkü birkaç kez belirttiğim halde bir göz attığımda yorumlara ek hakların ya da katılma şartının olmadığını gördüm ve içim elvermedi. Son kez bir duyuru yapayım, eğer katıldıysanız lütfen bir kez daha şartları okuyun ve kontrol edin çünkü;

*Katılmanın tek şartı olan GFC takip bölümünden takip etmeyip yorum yapanlar olmuş, belki yorum yaptığınız adla takip etmiyor olabilirsiniz eğer öyleyse yorumlarda belirtin lütfen. Takip etmeden yorum yapanların maalesef katılımı geçerli değil :(. Tek zorunlu şart bu.

*Şu sosyal medyada paylaştım burada paylaştım yazıyorsunuz ama linkini vermediğiniz sürece benim bulmam çok zor o yayını o yüzden lütfen paylaştığınız linki yorumlara ekleyin yoksa ek hakkınız üzülerek geçerli olmayacak.

Bir tek Instagram ve Twitter'da paylaşırsanız beni etiketlerseniz görebiliyorum o yüzden o sosyal medya hesaplarında beni etiketlediğiniz ve çekiliş sonuna kadar silmediğiniz sürece ona da tamam ama paylaşsanız linkini sevinirim :).

Tek zorunlu şart var takip etmek diğeri de ek hak için paylaştığınız linki yorumda paylaşmak :). Tabi takip ettiğiniz ad ile yorum adı farklıysa belirtmeniz. Bu kadar basit :). Bir de sonradan yok ben duymadım, görmedim olmasın işte burada yine paylaşayım linkini, katılanlar da bir baksın eksik gedik var mı diye hem belki ek hak ister link paylaşırsınız aklınızda olsun :). Katılan herkese şimdiden çok teşekkürler :).

İyi Ki Doğdun Öneri Makinesi/ÇEKİLİŞ 2017



Son olarak güzel bir haberle kapatayım :). Telefonum geldi arkadaşlar ve başka olaylar oldu ama hiç anlatıp canınızı sıkmak istemiyorum şimdilik halloldu gibi zaten. Instagram'da takipleştiğim arkadaşlarım zaten biliyor artık kaldığım yerden fotoğraf ve hikaye paylaşmaya devam ediyorum :). Güzel fotoğraflarınızı beğeniyorum. Güzel yayınlar da geliyor, beklemede kalın. Ayy çokkk uzun yazı oldu, sıkılmadan buraya kadar geldiyseniz bir selam verin :). Seviliyorsunuz :).

Dipnot: Görseller tumblr'da "gracedraws" hesabından alıntıdır. Görsellerin üzerine tıklayarak kaynağına ulaşabilirsiniz :). Benim çok hoşuma gitti hesabı ve illüstrasyonları :).
Devamını Oku »

18 Ağustos 2017 Cuma

Sevgili Güllük #45 (Sen de herkes gibisin Eganba, yeni keşif bloglar ve şarkılar)



Sevgili Eganba,

Her yerde övdüğüm, hızlı kargosu ve kitaplarla gönderdiği küçük hediyelerle mutlu eden eganbadan bir hüsran. Güvendiğim dağlara karlar yağdı :(. 15 Ağustos'ta verdiğim 9 kitaplık siparişin 8 kitabı paketleniyor, bir tanesi temin aşamasında üç gündür. Bugün mail alıyorum kendilerinden iki günde temin yazan kitabın ön siparişinin 21 Ağustos olarak değiştirildiğini ve üç gün sonra gelen maille bunu bildirdiklerini. Zaten her zaman neredeyse gününde kargoya giden kitapların bu sefer hala paketlenmesi beni işkillendirdi dedim herhalde iki gün temin yazıyor hepsini gönderecekler, onu bekliyorlar ama kitaba bakmamla ön sipariş 21.08 diye değiştirmişler çoktan. Ee eganba şimdi senin diğer sitelerden ne farkın kaldı? Hızlı gönderim yapmanı her yerde öven ve tavsiye eden beni alışverişten soğuttun. Bari bir kitap için sekiz kitabı bekletme gönder, onları da göndermiyor bekletiyor. Beğenmediğimi söylediğim siteler bile geç kargoya verse ikiye bölüp gönderiyor sen geri kalan kitapları kaç gündür bekletiyorsun. Yakışmadı. Bu gidişle o kitap için diğer kitapları da daha çok bekleyeceğim anlayacağınız. Hep bana mı denk geliyor böyle şeyler, bilmiyorum. Valla hevesle alıyorsun sonra hüsran. İyisine iyi kötüsüne kötü, eganba böyle bir durumda kriz yönetimi yapamadı ya da usulleri böyle. Senin de pek farkın yokmuş diğer sitelerden Eganba ya da ben gözümde büyütmüşüm, sana bir şiirle cevap vermek istiyorum, yani bence artık sen de herkes gibisin. 


Yeni keşfedilen bloglar

Bu aralar yeni bloglar keşfediyorum ve içinden çıkamıyorum :). Bazen öyle bloglara denk geldim ki yerli yabancı blog gibi blog diyorum :). Eskiler darılmasın tabi ki :). Sizler zaten benim canımsınız canım. Bir de güzel bloglar keşfedince mutlu oldum, habire eski yazılarını karıştırıyor bazen yorum yapıyor bazen sadece geziniyorum mutlu mutlu. Bu aralar suyuna düştüm gerçekten çok mutluyum bu konuda.


Yeni gruplar, şarkılar

Tabi gruplar ya da şarkılar yeni değil ama benim son keşiflerim olduğundan bana yeniler :). Şimdi hepsini paylaşmak vardı da içimden yazmak gelmiyor bir de biraz bana kalsınlar ben doyuncaya kadar dinleyeyim istiyorum :). Bencillik dimi ama yapacak bir şey yok :). Yine de bir ara paylaşırım kesin, abur cubura da ara verdik baya.


Milka Tucum bitti, stoklar tükendi arkadaşlar ve hayat ışığım söndü resmen :(. Herkes kitap alışverişi yazısı yazarken ben süt dökmüş kedi yavrusu misali okuyorum yazılarınızı. Eganba yaktı beni ama diğer alışverişimin ilk kısmı yolda. Tesadüfün böylesi ama onlar geç gönderdi yine (aynı gün verdim) ama geç olmasına rağmen ikiye bölmüş ve öbürü temin durumunda, yakında gelir. Hatta beğenmediğimi söylediğim site hafta sonuna girmeden kargoyu vermiş, bekletmemiş. Üç kitap aldım düşünün ikisi geliyor, diğer üç buçukluk kitap için bekletmiyor gönderiyorlar o da yakında gelir ya da iptal olur. Gerçi o da iptal olursa haber bile vermez yani al birini vur ötekine :). Yine de o da gelecek gibi yoksa direkt iptal ederlerdi o da pazartesi temin olur gibime geliyor. Yok bulamadım o ideal kitap alışveriş yapacağım sitemi. İndirim olsa kargosu problem olur kargosu olmasa o kadar alışveriş yaparsın çöp göndermez, öbürü hediye gönderir indirimi olmaz, indirimi olur hasarlı gönderir. Kavanozların dibi göründü çörek otu ve susam sam sam sam.....

Benden de bu kadarsam. İki mutlu iki mutsuz bazı güncellemeler ve ben. Telefonum gelirse bu geç gelen kitap alışverişlerini hikaye dizisi olarak yayınlarım. Gerçi hevesim kaçtı o da pek içimden gelmiyor. En erken kargo pazartesi gelir, diğerleri tahminen pazartesi en iyi ihtimal yola çıksa buraya gelmeleri iki üç gün kargonun keyfine göre değişebiliyor bazen, telefonun da gelmediğini düşünürsek ada sahillerinde bekliyor yollarını gözlüyor kendime kitap sitesi istiyorum. Sağlıcakla kalınız efem. İçimi döktüm biraz kusura bakmayın, esenlikler dilerim :).

Şu şarkıyı dinlerken okumanızı isterdim de yazının sonuna geldik, şimdi dinleyin de yazının etkisi sürsün bari :). Ya da sürmesin sadece şarkının keyfini sürün.
Devamını Oku »

13 Ağustos 2017 Pazar

Lights, Camera, Action (Pazar 6'lısı)

Bir pazar altılısı yazısından herkese selamlar. Bu hafta yine çok güzel bir tema bulmuş sevgili esseve rin, yönetmen oluyoruz :). Gerçekte olamadık bu hafta oluyoruz :). Hayal olması şu yönden güzel istediğin castı oluşturuyorsun kimse yok demiyor. Ohhh keyfine göre :). Biraz zorlandım seçerken çünkü okuduğun her kitap film olamıyor ben de son okuduklarıma bir göz gezdirip seçmeye çalıştım kolay olsun diye :). Yine de altıya tamamlayamadım ama olsun :). Bakalım nasıl bulacaksınız :).




1. Oğullar ve Rencide Ruhlar - Alper Canıgüz

Şimdi burada baş karakterimiz beş yaşında. Ben bir seçme düzenler 6-7 yaşlarında küçük gösteren bitirim çocuklardan birini seçerdim :). Aklıma direkt bir isim gelmiyor :). Baba rolünü Nadir Sarıbacak anne rolünü de Tülin Özen oynasın :). Ben zaten bir Onur Ünlü - Alper Canıgüz iş birliği bekliyorum ama kısmet banaymış hahaha :):).

2. Canistan - Yusuf Atılgan

Aslında bu kitabı filme çekse çekse Yılmaz Güney çeker, güzel de çekerdi hani. Ben Güney filmlerini beğenirim ama aşırı bir hayranlığım yok lakin bu kitabı senaryolaştırıp filme alan kendisi olsaydı ortaya güzel bir iş çıkardı gibi geldi :). Ben çeksem kimi seçerdim bir düşünelim; Tokuç Ali karakterini Özgürcan Çevik, Selim karakterini Nejat İşler, Selim'in karısını da Şebnem Hassaisoughi oynasın. Selimin arkadaşlarından biri Murat Cemcir diğeri de Serkan Keskin olsun. Ağa rollerini de; Haluk Bilginer, Uğur Yücel gibi az ve öz görünen büyük isimler oynasın :).  Ohhh onlar da diyordu zaten Makine film çekse de hemen koşup gelsek :).

3. Tek Kanatlı Bir Kuş - Yaşar Kemal

Bu filmi kara komedi olarak çeker, güzel orijinal mizahi bir müzikle besler ve minimalist bir tutumla izleyiciye sunardım :). Bu film için de sevgili Kesal çiftini başrole koyar, ortaya zamanında değeri bilinmemiş ama otuz yıl sonra bir şekilde öncü bir film olarak kayıtlara geçen ölümümden sonra ah vah edilen bir iş çıkarırdım ortaya hahaha :). Ben çekerim değerini bilememek onların kabahati :).

4. İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami

Hep yerli film yaptık biraz yabancı seçelim. Murakami'nin bu kitabının zaten filmini kesin görürüz. Baş karakter olarak ben eski Örümcek Adam Andrew Garfield'ı koyar yanına da ilk aşkı olarak The Handmaiden'da tanıdığımız Kim Tae-ri'yi koyar, yeni kız arkadaş olarak da Jennifer Lawrence'ı yerleştirirdim. Ukala, bilgiç arkadaş rolünü Nicholas Hoult'a onun umutsuz aşığı rolünü de Mia Wasikowska'ya oynatır ortaya gençlerin bağımlısı olacağı La La Land etkisi verecek bir film çıkarır, paramı kazanır daha çok sanat filmi yaparım :). Gişe filmi diye kötü sanılmasın yine güzel bir iş çıkardı :).

Ayyyhh çok zormuş benden bu kadar, gerisini sonra düşünürüm gayri. Daha kısa film çekememişim bir gişe üç festival filmi çektim şu yazıda.  Ne zormuş aman aman. Az ve öz film yapmak önemli :). Gerçekleri de olur umarım. Bu yazımda özellikle adını andığım sevgili Kesal, Ceylan ve Demirkubuz çiftleri beni filmlerinizde çaycı olarak bile işe alabilirsiniz, maksat tecrübe <3. Buradan sesleneyim, okumazlar ama olsun benim mesajım evrene :). Görüşmek üzere :). Sanatla kalın <3.
Devamını Oku »

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Sevgili Güllük #44 (Birkaç Hadise)


- Blogumuzda 4 kitap hediyeli çekilişimiz var, hala katılmadıysanz bekleriz :).

Öneri Makinesi 4 Yaşında!

- Sağ üst köşede yeni anketimiz başlamıştır, yüksek katılımınızı bekleriz efenim :).

Öneri Makinesi En Çok Ne Önersin? --------->>>>>>>

- Güzel listeler gelecek ama önce dinlenme önce telefon  :). Yavaş yavaş, şimdilik idare edebileceğiniz listeler :))

Film Listeleri
Müzik Listeleri
Dizi Listeleri
Kitap Listeleri

Şimdilik bu kadar. Siz de ne var ne yok, nasıl geçiyor günler? Beni hiç sormayın, kendime gelmeye çalışıyorum, yorgunum. Yapacak çok yapacak hiç bir şey yok. Karışık ruh halleri :). Bu aralar en çok dinlediğim şarkı ile yarın Pazar Altılısı'nda görüşmek üzere :). Güzellikle kalın :)


Tom Waits - Hope I don't fall in love with you

Devamını Oku »

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Atıştırmalık #25 (Lars & The Real Girl, Canistan, Stranger Than Paradise)

Merhabalar. Bu aralar hiçbir şey izleyip okuyamıyorum yoğunluktan bunlar da eski izlediklerim zaten. Bari daha da eskimeden yazayım :). Yazmadıklarım da var, laf aramızda onları çok beğenmedim zaten :). Bu iki film bir kitabı sevdim. Özellikle son filmi çok sevdim. Bir de çok sevdiğim Kara Kule serisinin filmi çıkmış sonunda ama gidebilir miyim bilmiyorum :). Siz gidin bakalım nasıl bulacaksınız. Kitap serisi çok güzeldir :). Okumadıysanız öneririm. Şimdi gelelim son atıştırmalıklarıma :).


Lars & The Real Girl - Craig Gillespie (2007)




Güzel, çok tatlı bir film. Lakin eksikleri çok. Derinlik katamamışlar. Çok iyi film olmasını engelleyen hikayedeki yüzeysellik. Onun dışında güzel fikir güzel film. Oturmuşlar demişler nasıl Ryan Gosling'i çirkinleştiririz; gıcık bir bıyık bıraktıralım, saçı uzasın ama taramasın. Huyu da garip olsun ama yok olmamış, başaramadınız :).

Lars abisinin ve eşinin yanındaki evde kalan içine kapanık, kendi halinde, insanlarla iletişimden uzak bir genç. Yengesinin (Hahaha Ryan Gosling'in yengesi evet :)), iş arkadaşının çabalarına rağmen bir türlü kimseye açılamayan bu naif çocuk bir gün abisi ve eşine yeni kız arkadaşını tanıştırmak istediğinde bu yeni kız arkadaş başta abisi ve eşi olmak üzere çevre halkı da biraz şaşırtacaktır :).

Canistan - Yusuf Atılgan




İncecik yarım kalmış bir roman. Atılgan seviyorum, bir kez daha anladım. Kütüphaneden iyi ki üç Türk yazar almışım çünkü bayadır okumuyordum yerli yazarlardan, onu da özlemişim. Aldığım tüm kitapları da sevdim. Puslu Kıtalar Atlası yorumum da burada, merak edenlere.

Duruşma, yargıç, sanık ve tanık adlı 4 bölümden oluşması planlanan ama son bölümü bitmeden vefat eden Atılgan'ın bu kitabının ilk üç bölümü çok etkileyici. Kalp kırgınlığı ve onun sonucunda Milli Mücadele zamanlarında meydana gelen olaylar dizisi. Atılgan'ın bu kadar az eser vermesi çok yazık lakin bu kadar güzel olmasını da buna borçluyuzdur belki de :/.


Stranger than Paradise - Jim Jarmusch (1984)




Yine bir Jim Jarmusch yine ben. Yine Jim Jarmusch yine siyah beyaz. Yine siyah beyaz yine John Lurie. Yine John Lurie yine güzel müzikler. Yine güzel müzikler ve yine güzel bir film. Yine güzel bir filmve yine Jim Jarmusch. Se-vi-yo-rum. Çokk güzel. Çok sade. Çok anlamlı. Çok hoş. Jim Jarmusch lütfen bir gün siyah beyaz kareli bir masada buluşup kahvelerimizi söyleyip çiçeklerimizi gösterelim. Derin sohbete dalmışken Iggy Pop ile Waits arada gelsin bizi bölsün. John Lurie arasın. İki sohbetin belini kırıp bu olmadı mutlaka tekrar görüşelim diye sözleşelim. Canımsın <3.

Sizler neler atıştırdınız sormayalı, bir iki yorumunuzu alırım :). Çekiliş var burada katılmak istersen, anket var sağ üstte seçmek istersen, hatırlatayım :). Sanatla kalın :).
Devamını Oku »

6 Ağustos 2017 Pazar

3 Doğru 3 Yanlış (Pazar 6'lısı)

Uzun bir aradan sonra Periodic Library blogunun sahibi Esseve Rin Ağustos temalı ile Pazar Altılısı'na döndü. Ben temalara bayıldım, biri hariç hepsini yaparım gibi :). Yönetmen oluyoruz, müzik seçiyoruz çok güzel liste olmuş. Fikriniz varsa onun yayınının altına da fikirlerinizi yazabilirsiniz. Zaten telefonum hala elimde değil, hazırladığım bazı yazılar görsel eksiklikten ötürü yayınlanamıyor :), pazar altılısı iyi geldi o arada :).


Bu haftanın teması en sevdiğim Sherlockçuların ortaya çıkacağı güzel bir tema. Üç yalan üç doğru söyleyeceğim siz de hangileri bulmaya çalışacaksınız. Esseve rin ister kendinizle alakalı ister kitaplarla alakalı demiş ben de kitap görüşlerim hakkında maddeler yazacağım, blogumun sıkı takipçileri de çıksın ortaya bakalım kimler bilecek kimler bilemeyecek :). Eğlenceli bir pazar altılısı bizi bekliyor :). Bir de elimden geldiğince basitten zora doğru gideceğim :). Cevap anahtarını da çıkardım, tek tek kontrol edeceğim, hahaha :).


1. Alper Canıgüz, Yalçın Tosun okumayı çok severim, tüm kitaplarını okudum, doğru/yanlış?


2.  İkinci el kitap, sahaf, kütüphane hiç sevmem, bir kitabı ilk ben okumak isterim, doğru/yanlış?


3. Reading Challenge'larda çok başarılıyımdır, 2015'te yaptığım listemi hemen bitirdim, doğru/yanlış?


4. Kitap fuarlarına, etkinliklere gitmeyi çok severim, doğru/yanlış?


5. Çeviri şiiri çok sevmediğim gibi, normalde de türe çok hakim değilimdir, sadece bilinenler, doğru/yanlış?


6. Ekoloji, sinema veya akademik kitaplar okumayı hiç sevmem, zorunda kalırsam bakarım, doğru/yanlış?


Nasıl buldunuz? Bana çok kolay geldi :). Arada bile baksanız başlıklardan kestirebileceğiniz cevaplar sanki :). Yorumlarınızı ve tahminlerinizi merakla bekliyorum :). Edebiyatla kalın :).
Devamını Oku »

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar (Yarıyıl Reading Challenge 2017)

Kötü bir espri ile başlayacağım hazırlıklı olun, Puslu Kıtalar Atlası artık benim için puslu bir kitap değil gayet net bir kitap, böğkkk :).

Merhabalar, nasılsınız? Espri (?) sonrası değil, genel anlamda :). Ben sayenizde çok çekindiğim bir yazarı okuma şansına eriştim. Elimde yıllarca kitabı olan ama bir türlü elimin gitmediği bir yazar Anar'ın, Puslu Kıtalar Atlası'nı, meydan okuma için Okuyan Muggle önerdi ve 19 kişi bu kitabı meydan okuma için oku dedi. Tüm çekincelerime rağmen kitaba başladım ve o 19 kişiye tek tek teşekkür ettim çünkü sayenizde çekincelerimden ötürü böyle güzel bir kitabı okuyamayacaktım ya da çok geç okuyacaktım. Hem sizin istediğiniz hem de benim okumak istediğim bir yazar olan İhsan Oktay Anar'ı da meydan okuma vesilesiyle okudum ve çok mutluyum. Bir yazarı daha tanımanın verdiği o gururla artık elimdeki kitabı Suskunlar'ı da en kısa zamanda okuyacağım. Bu kitabı bildiğiniz gibi kütüphaneden aldım bknz. Kütüphane Günlükleri.



4. Kendin için seçmediğin önerilen bir kitap.

Benim gibi çekinenler varsa diye ki eminim var bir liste hazırladım, neden çekinmemeniz gerektiği hakkında. Belki bazı nedenlerden okumayı erteleyenler vardır (misal ben) onlar için birkaç maddede yazardan korkmamanız ve hemen başlamanız gerektiğini kendimce anlatacağım. Lafı uzatmadan başlayayım, sonra kitap hakkında genel yorumumu yapacağım.

1. Eski kelimeler gözünüzü korkutmasın. Alışmanız uzun sürmeyecek. Sonrası kolay anlaşılır, açık ve net, anlamadığınız bilmediğiniz kelimeler olacak ama kitap sizi asla yavaşlatmayacak.

2. Kitap su gibi akıcı. En çok korktuğum şey eski kelimelerin olması ve akıcı olmamasıydı ama iki korkum da fos çıktı. İlk 30 sayfa alışma süreci sonrasında kitabı zamanın nasıl geçtiğini anlamadan bitiriyorsunuz.

3. Mekan ve zaman padişahların paşaların olduğu bir zaman Konstantiniyye'de ve hiç olmadığı kadar ilgi çekici yaşamlar, hikayeler hikayeler. Yine sıkılacağım diye dert etmeyin.

4. Büyülü gerçekçilik, fantastik, bilim kurgu her şey bu kitapta. Mekan ve zamana o kadar yakışmış ki.

5. Hikaye içinde hikayeler ve hepsi de kendini merakla okutturuyor. Birbiri ile bağlantılı iç içe geçmiş hikayeler, efsaneler, mitler her şeyler. Dolu dolu yan hikayelerin bile ilgi çekici olduğu güzel hikayeler. Her karakterin kendine özgü ilginç hikayeleri zevkle okuyacaksınız.

6. Kitabın içinde güzel de bir mizah var, sizi memnun edecek. Sıkılmanıza fırsat vermeyecek.

Biliyorum ki başkası ne derse desin insan yine bir korkusunu yenemiyor ilk başta ve okumadan karar veremiyor o yüzden meydan okuma veya bir tetikleyici unsurla siz de bu kitaba başlayın aslında bu korkuyu aşmanın tek yolu bu. Kitabı sevmeseniz bile yukarıdaki gibi çekinceleriniz varsa bunları yıkmak için bile okuyun :).

Sonuç olarak bu kitap hikayelerden oluşuyor ve hakkını her türlü veriyor. Güzel bir macera okuyoruz aslında. O kadar güzel bir kurgu var ki ne olacak diye merakla okuyorsunuz. Elinizden bırakamıyor bir bölüm bir bölüm daha derken kitap bitiveriyor. Yazara boşuna usta deyip bu kadar övmüyorlar o kadar dolu bir kitap ki zevkle okudum. Güzel sorular soruyor ve anlattığı satırlarda bize şu fikri veriyor ya biz de bir adamın düşündeki bir karakter isek? Bir yazarın düşüncesinde yaşayan bu karakterlerden ne farkımız var? İşte sırf bu yüzden bile Puslu Kıtalar Atlası okunur, sevilir. Bu düşünce bana bazı filmleri hatırlattı, yazarın yaşayan karakterlerini izlediğimiz filmleri. Kitabı bir kez daha sevdim. Kısaca çok sevdim ve sayenizde korkularımı yenip güzel bir kitap okudum. Meydan okumanın dördüncü maddesi kendin için seçmediğin önerilen bu kitap beni oldukça memnun etti, hepinize teşekkür ediyorum iyi ki böyle bir anket yapmışım <3 ve böylece meydan okumada bir maddenin daha üstü çizildi. İlginç ayrıntı ise kitap doğduğum yıl yazılmış :).

Öneri Makinesi Yarıyıl Reading Challenge 2017

Yarıyıl Reading Challenge 2017 Katılanlar Listesi

Öneri Makinesi Goodreads Hesabı
Devamını Oku »

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Sevgili Güllük #43 (Güncellenen listeler, çekiliş ve anket sonucu)

Öncelikle güncellenen listelerin linklerini aşağıda vereyim :). Eklenen filmleri başlıkların üzerine tıklayarak görebilirsiniz.

Renklilerin Beyaz Perdeden Silemediği Bir Klasik: Siyah Beyaz Filmler
Tim Burton Sevmek

İkinci olarak çekilişimiz 27. 08. 17'e kadar devam edecek ve yetirince açıkladığımı düşünüyorum fakat birçok yorumda denk geldiğim için belirtmek istedim, karışık gelmiş olabilir; katılmanın tek şartı yan tarafta GFC'den takip etmek ve ek hak istiyorsanız istediğiniz bir sosyal medyada herkese açık bir şekilde paylaşıp linkini yorumda benimle paylaşmanız, yoksa ek hak geçerli olmayacaktır göremediğim için. Bunun dışında şu ana kadar güzel bir katılım var, teşekkür ediyorum sizlere :).

4 yaş özel 4 güzel kitap; Kan ve Gül, Satranç, Benim Hüzünlü Orospularım ve Hani kitaplarını kazanmak için aşağıdaki linke tıklayıp katılabilirsiniz.

İyi ki doğdun Öneri Makinesi (ÇEKİLİŞ 2017)

Son olarak ikinci anketimiz de sonuçlandı ve kazanan 19 oy ile Puslu Kıtalar Atlası oldu :). Kitabı kütüphaneden şurada belirttiğim gibi buldum ve okumaya başladım :). Şu aralar daha çok başındayım ama bitince sizinle yorumlarımı paylaşacağım :). Lakin diğer arkadaşlarımın önerdiği kitaplar okuma listemde en yakın zamanda onları da okumayı çok istiyorum. Bana kitap öneren Ezgi, Sade ve Derin ve Okuyan Muggle arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim :). Onların güzel bloglarını ziyaret etmek için adlarına tıklamanız yeterli :).

Yeni anket duyurusu da yakında olacak :).

Son yayınım, upuzun yazım dizi karşılaştırması Leyla ile Mecnun vs Şevkat Yerimdar için buraya tıktık :).

Devamını Oku »

25 Temmuz 2017 Salı

Kütüphane Günlükleri

Sonunda gittim. Kaydımı yaptırdım ve sınır olan üç kitabı aldım :).

Lakin önce belirtmem gereken şeyler var, onlardan biri telefonum servise gitti büyük ihtimal uzun süre eski telefonumla haşır neşir olacağım ki bu da demektir ki telefonun icat amacına uygun yaşayacağım. Yani şöyle; mesaj çekebilir, arayabilir hafıza kartı olmadığı için fotoğraf çekemez, Instagram'a bağlanamaz ama gmail açık olur :). O yüzden maalesef Instagram'da pek aktif olamayacağım günler başladı aynı zamanda fotoğraf çekemeyeceğim günler de. Dua edelim de çabuk yapılsın telefon ya da elime fotoğraf çekebilen bir telefon geçsin. Bu fotoğrafı nasıl çektiğimi sorarsanız da kardeşim iyi ki var derim :).

İkinci olarak evet sonunda gittim kütüphaneye. Çok istiyordum ve kitap arattırdım buldum hatta daha fazlasını buldum. Beş kitap seçtim ama üç kitap sınırıyla çıktım. Bunlar bitsin göz koyduklarım bile var yani. Hem de bedava. Kayıt ücreti bile yok :).

İşte bunlar da aldıklarım :);




Kütüphane çok kalabalıktı. Lise öğrencileri yazık bu yaz sıcağında klimalı yer bulunca çökmüşler ders çalışıyorlar harıl harıl :(. O kadar güzel hayal dünyaları barındıran kitapların arasında o test kitaplarının arasında sıkışıp kalmışlar. Çalışsınlar tabi ama böyle güzel bir yaz gününde tatilde o kadar genci açık alanda zaman geçirirken değil de kapalı alanda birbirinden bağımsız kopuk endişeli yüzlerle ders çalıştıklarını görünce üzüldüm :(. Ahh şu sınav sistemi, neyse.

Yalnız güzel bir yaz günü dedim de insan olarak çıkıp pancar olarak döndüğümü söylemiş miydim :). Bizim burada pancar dışında güzel bir ifade var da söylemeyeyim şimdi :). Gerçekten çok sıcaktı ve şu Antalya'da başıma işler geldi dedim ya, kırk yılda bir denize gittim, bronzlaştım diye sevinemeyip güneş alerjisi oldum, yüzüm gözüm Hermonie'nin Harry Potter'a tanınmasın diye yaptığı büyü çarpmışa döndüm. Ahanda böyle;



Sabah bir kalktım abartmıyorum böyleydim. Aynaya baktığımda kendimi değil Harry Potter'ı gördüm. Sonunda Potterhead oldum ama ne bileyim Hogwarts'daki mutlu Harry de olabilirdim Felix Felicis içen ama muggle hayatımda neyim ki Potter dünyasında ne olayım. Çok da şe yapmamak lazım. Sonra işte acile gittik, bayramdı da, serum takıldı daha da şişip ölmeyeyim diye, nefes alamayabilirmişim daha da şişerse. Şanssızlıkta bir kez daha level atlamanın haklı gururuyla sıradaki olayımı bekledim akan damla damla serumda. Şimdi bugün güzel kızardım yarına yine böyle uyanmam umarım ya da hiç uyanmam bilmiyorum, tehlikeli güneş alerjisi dikkat edin :(.

Ben kütüphane anlatıyordum nelere geldim. Laf lafı açtı resmen. Şu aşağıdaki başlık da tam benlik çekirge gibi sıçramalarıma devam edersek :). Sadece gece değil günlük hayatta ve anlaşılan yazılarımda da böyleyim :).



Bu arada şu aralar Puslu Kıtalar Atlası ankette önde konumuza dönersek ve son beş gün. İtirazınız var ise oylamaya sağ üst köşede bekleriz. Kararsız kalırsanız birden fazla oy kullanabiliyorsunuz hatırlatayım :).

Kitap önde ya ben de önce kütüphaneye bakayım zaten çoktandır gitmek istiyorum, bahanem olur diye gittim ve kitabı buldum. Çokkk sevindim :). Hatta o kadar güzel kitaplar buldum ki ikisini bıraktım bu üçüyle çıktım. Hangi kitap kazanırsa kazansın zaten bir ara hepsini alıp okumak istiyorum, beş gün sonunda bu kitap kazanmasa da yine de benim için bu liste güzel bir okuma listesi oldu. Diğer kitaplar için de aynı şey geçerli. Onları da kütüphane de araştırmalarım devam edecek olmadı alırım artık :), çünkü önerilerinizin hepsini okumak istiyorum.

Sevgi Soysal'ın Tante Rosa'sına bayılırım ve Tutkulu Perçem/Hoşgeldin Ölüm'ü de okuyup sevmiş biri olarak İletişim'in çok az indirim yaptığını düşünürsek bu çokk okumak istediğim kitabını görünce hemen kaptım. Valla kütüphane güzel şey :).

Yusuf Atılgan'ın iki romanını okuyup sevdim hatta birini çok sevdim bu yarım kalmış romanı görüp arka yazısını da okuyunca alayım bir günde biter zaten dedim.

Kitapları teslim tarihi 9 Ağustos ve bu durum bana iyi gelecek diye düşünüyorum, son tarih olması kısıtlayıcı olsa da okuma hızını arttırabilecek bir şey o yüzden bu da hoşuma gitti :). Sonuç olarak memnun olarak ayrıldım. Herkese tavsiye ediyorum. KÜTÜPHANELERE GİDİN!
Devamını Oku »

18 Temmuz 2017 Salı

Atıştırmalık #21 (Bisiklet Hırsızları, Alphaville, Kieslowski)

Merhabalar, nasılsınız? Tatilde misiniz? Çalışıyor musunuz? Nasıl geçiyor zaman :).

Ben bu aralar siyah beyaz eski klasiklerden izlemişim. Bir tane de sinema ile ilgili kitap okumuşum. Size de kısaca bahsetmek istedim. Gönül ister ki uzun uzun incelemeler listeler yapayım ama yok elim gitmiyor bu aralar :).

Bisiklet Hırsızları - Vittorio De Sica (1948)




Neden bütün iyi klasik filmler dram olmak zorunda hem de böylesine. Valla içim çıktı. Ben yoruldum hayat :'):'). İkinci Dünya Savaşı sonrası işsizlik ve onun getirdikleri. İtalyan yeni gerçekçilik akımından bir film ve katıksız bir dram. Zar zor bulduğu bisiklet isteyen bir işten bisikleti çalınınca sevinci kursağında kalan iki çocuk babası karakterin dramı. Hele bir de çocuk oyuncu var ki hem ağlatıyor hem güldürüyor, çok fena rol kesiyor :). Siyah beyaz muazzam bir film. İzleyin. Beş yıldız on yıldız <3.

Alphaville - Jean Luc Godard (1965)




Godard tarzı siyah beyaz bir bilim kurgu. Alphaville dünyası Orwell'in 1984 dünyasına benziyor sanki. Duyguların olmadığı bir yer. Duygu taşıyanların öldürüldüğü bir yer. Kelimelerin kaldırıldığı bir yer. Oraya dış bölgelerden gelen bir ajan. Kelimeleri ve geçmişi unutmuş bir Anna Karina <3. Ağır bir film ama çok güzel. Godard severler kaçırmasın.

Kieslowski - Slavoj Zizek




Aslında bir yazı yazmayı planlıyordum hala yazabilirim ama şimdilik kısaca bahsedeyim. Kieslowski'nin Decalogue'nin bir okuması. Yönetmenin diğer filmleri ile de ilişkili, başka filmlerden de örnekler var. Ben o örnekler yerine sadece Kieslowki filmlerinden bahsedilmesini tercih ederdim, bence diğer örneklemeler biraz fazla olmuş yoksa örnek verilmesi güzel daha iyi anlatılması için. Çok ilginç yorumlar, tespitler var. Benim gibi Kieslowski seviyor ve biraz daha bilgi diyorsanız okuyun. Küçücük bir kitap. Encore Yayınlarından çıkmış ve yine yazarın başka yönetmen filmlerinin okumaları da var yayınevinden çıkmış, meraklısına duyurulur :).
Devamını Oku »

16 Temmuz 2017 Pazar

Atıştırmalık #20 (Komik Bir Hikaye, Transcendence, Tree of Life)

Ben atıştırmaya devam :). Bakalım sizler neler atıştırıyorsunuz? Bu filmleri izleyip kitabı okudunuz mu? Ya da bu aralar neler izleyip okuyorsunuz? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :).

Komik Bir Hikaye - Ned Vizzini



Yazın rahat kolay okunacak kitaplar listesinde aldığım kitaplardan biri. Filmini ortalama bulduğum bu kitabın kendisini de ortalama buldum. 15 yaşında depresyona giren bir çocuğun yaşadığı sıkıntıları onun ağzında bu konuma nasıl geldiğini ve intihar düşüncesine nasıl takılıp kendi rızasıyla hastaneye yatışını okuyoruz. Craig depresyonda ve ciddi derecede bu yaşamını etkiliyor. Uzun paragraflarla bunu anlatmasında onun neler hissettiğini ve nasıl buraya geldiğini çok iyi anlatmış yazar. (Spoiler başladı) Sonundaki yapay mutluluk ya da umut bana pek inandırıcı gelmedi çünkü diyaloglar baştaki anlatımın aksine oldukça didaktik ve yapaydı. Sonu iyi gibi görünse de karakterinde dediği gibi yaşam bu ne olacağını bilemiyoruz ancak tahmin ederiz. Yine de umutlu bir sonla bitmesi beni sevindirdi.

Öğrendim ki yazar ağır depresyon geçirmiş ve yaşamına son vermiş. Craig'in anlatımındaki bu gerçekçilik buradan geliyor sanırım. Bunu okuduğumda çok üzüldüm ve kitaptaki olumlu sonun yazarda görülmemesi beni çok üzdü. (Spoiler Bitti)

Kitapta çeviri ve isim hataları var. Johnny bir anda Tommy oldu mesela. Onun dışında çeviri tam anlamı karşılamıyor ve kitapta o orijinal addaki (It's Kind of a Funny Story) tadı hissetsek de kitaptaki o komik durumu hissedemedim. Bir çeviride Komik Bir Hikaye diye çevrilince olmamış sanki çünkü komik bir hikaye ile alakası yok. O orijinal adı gibi bir durum var. Hatta ben o kadar bile komik bulmadım, hiç bulmadım. Filmi izlediğim için ne olduğunu biliyordum şaşırmadım ama söylemek istedim :).

Transcendence - Wally Pfister (2014)



Yok ya olmamış. Ortalamanın biraz altı bilim kurgu. Sanki filmi yazanın aklına bir fikir gelmiş (ama dünyanın en orijinal fikri de değil) ve olduğu gibi çekmiş. Ne bir kurgu ne güçlü bir hikaye, yok. Şaşırtmadı ya da güzel dedirtmedi. Öylesine bir film olmuş. Vermek istediği mesajı da öyle alelade vermiş. Başarılı bulmadım, üzgünüm Johnny Depp ama olmamış. Senin suçun yok gerçi de yani niye seçtinse oynamayı daha doğrusu ses dublajını bilemedim. Çok yüzeysel bir film. Konusu da şu; bir çift var kendini bilime, teknolojiye adamış bir de onları engellemeye çalışan bir grup. Yan karakterlerin sadece adı geçiyor hiçbir katkıları yok. Filmde karakterler sanki gruplara ayrılmış ve her grubu göstermelik bir kişi temsil ediyor. Karakter yazımı da sıfır. Galiba kötüydü ya, içimden gelmiyordu kötü demek ama yok yani olmamış.

Tree of Life - Terrence Malick (2011)



Yine izlemekte geç kalınmış bir film. Deneysel bir drama ve bayıldım. Çok güzel olmuş. Kullandığı çekim teknikleri, müziğiyle birleşince daha da etkileyici olmuş. Bana çokça Kubrick'in 2001: A Space Odyssey'ini anımsattı. İşte o karakterin iç çatışmaları, hayatın anlamı, hayatın kendisi, doğa, inanç, elementler her şeyi her şeyi düşündürttü. Çok katmanlı bir film. Bir kere daha izlesem başka bir şeyler çıkarırım herhalde ama yakın zamanda izlemem çünkü çok etkiledi beni. Kısaca sinemayı sevenler hemen izleyin. Bu arada gönül isterdi ki uzun uzun yazayım ama şu an kendimde o gücü hissetmiyorum. Bir gün belki lakin hemen izleyin.
Devamını Oku »

13 Temmuz 2017 Perşembe

Atıştırmalık #19 (Copia Conforme, Sihirbazlar Çetesi 2, Lolito)

Bugün bir hata, normalde yapmayacağım bir şey yaptım ve bir kez daha öğrendim ki yazılı kaynaktan teyit etmediğin sürece bir şey paylaşırken ne kadar araştırırsan araştır iki kez düşün. Çevirmenlik gibi yani kelimenin anlamını bilmiyorsan bir; biliyorsan iki kez kontrol et :). Bu da bugünün dersi oldu.

Copia Conforme - Abbas Kiarostami (2010)




İlk izlediğim Kiarostami, izlemekte geç kaldığım bir yönetmen biliyorum :). Juilette Binoche'yi "Mavi" filminde izlediğimden beri hayranım. Müthiş bir oyuncu, bu filmde de duyguları o kadar güzel geçirdi ki bir kez daha hayran oldum. Bazı insanlar oyuncu olmak için doğmuş ve kime sorsam herhalde Binoche için aynı şeyi söyler. Aklıma Stewart ile başrol oynadığı gelince arada kalbim parçalansa da kendisini çok seviyorum <3.

Bu filmde de gerçek algım alt üst oldu ki sanırım yönetmenin istediği de buydu. Filmde kitabının tanıtımı için gelen karizmatik yazarımızı Toscana'da gezintiye çıkaran Elle'nin bir gününü izliyoruz, İtalya'nın  güzel manzarası eşliğinde.

Sihirbazlar Çetesi 2 - Jon M. Chu (2016)




İlkini sevdiğim bir filmdi. Nedense bu tarz filmler tahmin edilebilir olsa da konusu bakımından beni çeker. Bu film de eğlenceli ve güzeldi o yüzden bana göre :). Ekibimiz yine iş başında ama bu sefer rakipleri var :). İşleri pek kolay değil ama bakalım atlılarımız alınlarının akıyla bu işin altından da kalkacak mı?

Lolito - Ben Brooks




Kitap Lolita kitabının parodisi sanırım o kitabı okumadım ama adı bunu düşündürttü. 15 yaşındaki bir çocuğun sevgilisinden ayrılması sonucu, sanal chat üzerinden tanıştığı kendinden büyük yetişkin bir kadınla girdiği ilişkiyi anlatıyor. Vadettiği kadar gülmedim ya da eğlenmedim ve kitabı bitirdiğimde ee mesaj neydi diye düşündüm ve bulamadım. Belki kaçırdığım bir şey vardı bilmiyorum, okuyanınız varsa yorumunu benimle paylaşırsa sevinirim. Yazın hafif bir şeyler okumak için aldım, gerçekten hafif bir kitaptı ama çok beğenecek kadar eğlendirmedi.

Kurt Vonnegut son zamanlarda çok gördüğüm bir yazardı ve bu kitapta da ismi geçiyordu. Merakım daha da arttı ve sipariş ettim. Bugün geldi, hatta balkabağına dönüşmeden Instagram'dan kargo açma hikayelerimi izleyebilirsiniz :).

Son zamanlarda sizler neler atıştırdınız? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :).
Devamını Oku »