Etiketler

Okunulası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunulası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2018 Pazar

Kitaplar Kalbimden Vurur #mim

Uzun bir aradan sonra bir mim yazısından herkese merhabalar :). Sevgili Eslem ve İlkay blogdaşlarım beni de unutmamış ve bu tatlı mime davet etmiş, sorular da çok güzel ben de ilk fırsatta yapıverdim :). Bu arada ilk kez iki kişi tarafından bir mime davet edildim, aşırı mutluyum. Ekstra motivasyonla yaptım mimi :). Bu aralar çok yoğun olduğumdan birçok konuda birçok şeyden uzak kaldım, yazılarınızı da pek okuyamadım ama çok güzel de bir maraton başladı, onun için de liste hazırladığımı ve yakında paylaşacağımı belirteyim :). Hadi başlayalım :).

Bu resim sizce de çok güzel değil mi?


Eslem'in yazısı burada.
İlkay'ın yazısı burada. 
Mimi başlatan blogdaşımın yazısı da burada :).


1. Okumayı size sevdiren ne oldu?


Aklımda kalan en belirgin anı, 13 - 14 yaşlarımda bir yaz günü annemin elime Robinson Crusoe'yu tutuşturup oku demesiydi. Ben de kitabı okumaya başladım ve annem önlenemez bir kitap kurdu yarattı :). O günden sonra geceleri yeter artık uyu gözlerin bozulacak dediği çok oldu tabi :).

2. Hiç bir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu?


Okul sıralarında hayal meyal hatırlıyorum ama hoşlanmadığımı da hatırlıyorum :). Karşıdaki ya önce bitirir ya da sen önce bitirirsin falan sıkıntı :).

3. Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız?


Çantamda nereye gidersem gideyim okuyacak fırsatım olsun olmasın mesafe kısa da olsa bir kitap olur. Yeni yeni de otobüs veya sıra beklerken bile okuma alışkanlığı edinmeye başladım. Kısa veya uzun mesafe olsun otobüste kitap okuyamam, midem bulanır. Yolculuğa çıktığımda da çok fazla kitap almıyorum gideceğim yerde genelde kitap okumaktansa gittiğim yeri dolu dolu yaşamak için genelde götürdüğüm kitaplar okunmamış olarak geri dönüyor. O yüzden az kitap alırım ve eğer okuyacak fırsatım olursa elimdeki kitap bitsin bitmesin zaten oradan da güzel bir sahaf ya da kitapçı gördüm mü illa ki kitap alıyorum :).

4. Asla okumam dediğiniz kategori nedir?


Asla dememek lazım, büyük konuşmaktan da elimden geldiğince kaçınırım. Hiç olduğu tarafa bakmadığım kitaplar var ama akıcı olan her kitabı okurum :).

5. Kitaplarınızı renklerine göre mi alfabeye göre mi sıralarsınız?


Yazarlarına ve yayınevlerine göre sıralarım. Mesela sevdiğim yazarlar; Alper Canıgüz, Richard Brautigan, Yalçın Tosun gibi her kitabını okuduğum yazarlar tek bir sıradadır. Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi, Kara Kule gibi seriler de aynı şekilde. Onun dışında kendi tarzı olan yayınevleri mesela Can Yayınları ve YKY kitapları hep yan yanadır onları tek sıra halinde görmek hoşuma gider :). Can Yayınları'nın beyaz kapaklarını çok ama çok severim, onlar eski yeni hep yan yanadır :). İngilizce kitapları da beraber dizerim, takas için ayırdığım kitapları da ayrı koyarım. Onun dışında okuduğum ve okumadığım kitaplar sıram da var, böylece moduma göre okumak istediğim kitabı rahatlıkla seçip okuyabiliyorum :). Biraz karışık olsa da kendime ait bir sistemim var kitaplığımda :).

6. Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?


İstemek ne kelime bayılırdım, köpeğim olsaydı. Hatta ona bile okurdum anında sevdiğim alıntıları :). Canım gelecekteki köpeğim şimdiden çok seviyorum seni :)<3.

7. Bookstagram olarak kendi özgün stilinizi oluşturduğunuzu düşünüyor musunuz?


Hehehe, ben bookstagram olarak paylaşımdan çok snailmail (snailmail nedir bakınız) veya el işlerimi paylaştığım için öyle bir stilim de yok :). Çok nadir kitap paylaşıyorum, sadece hikayelerde okuduğum kitapları paylaşıyorum ama onu da unutuyorum bazen :). Okuduğum kitapları en güzel Goodreads'te paylaşıyorum beni oradan takip edebilirsiniz, tıktık :). Instagram'da da çoğunlukla kağıt işleri paylaşsam da okuduğum kitapları da paylaşmaya çalışıyorum beni oradan da takip etmek isterseniz tıktık.

Mimliyorum bu mimi yapmayan ama yapmak isteyen herkesi :).
Devamını Oku »

20 Mayıs 2018 Pazar

Avcısını Taşıyan Ceylan - Erkan Aslan

Uzun uğraşlar sonu alabildiğim ve geçtiğimiz günlerde okuduğum bu kısacık öykü kitabı gerçekten uğraştığıma değdi. Hem yazarıyla tekrardan sohbet etme şansı yakaladım hem de güzel bir öykü kitabı okudum :). Yazarın ilk ve şimdilik tek kitabı Avcısını Taşıyan Ceylan, ne anlattığından çok nasıl anlattığı ile okuyucuyu etkisini alan kitaplardan. Tabi boş şeyler anlattığı izlenimi vermesin size aksine anlattığı şeyi o kadar güzel anlatıyor ki yazar, öyküler sizi sadece hikayesiyle değil anlatım şekliyle daha da çok etkiliyor.



Bu kitapta beni en çok etkileyen öyküler; Avcısını Taşıyan Ceylan, Esirgenen ve Annem Harikalar Diyarında oldu sanırım. Diğer öyküleri de çok sevdim ama bu bahsettiğim öyküler özellikle beni çok etkiledi. Aynı zamanda kitaba adını veren ilk öyküde bir insanın en temel ihtiyaçlarından olan beslenmenin bir çocuğun, yoksulluğa bir de annesinin çaresizliği eklenecek diye duyduğu utanca; göç sebebiyle "uzak"ta yaşayan babanın yokluğu eklenince öykünün sizi hüzünlendirmemesi elde değil. Yazar da bunu o kadar güzel anlatıyor ki öykü sizi alıp başka yerlere götürüyor.

Bu tadımlık özetten sonra size tabi ki bu kitabı önerir, özellikle öykü severlerin şiddetle bu kitabı okumasını tavsiye ederim. Benim gibi Alakarga'dan bulmanız zor olabilir ama Dedalus'tan yeniden yayınlandığını belirteyim. Edebiyatla kalın :).
Devamını Oku »

16 Mayıs 2018 Çarşamba

500 Kitap Meydan Okuması



Kitap almaya bayılırım :). Son paramı kitaba verecek kadar çok severim :). Sahaflardan, kitapçılardan, internetten her yerden kitap alabilirim :). Takas da yapıyorum, kütüphaneyi de kullandığım oluyor :).

Sevgili Mutlu Anlar Koleksiyoncusu yeni bir meydan okuma başlattı. Kitap alma ile kitap okuma orantısızlığını gidermek için 500 kitap meydan okuması başlattı, ben de katıldım :). Muhtemelen aldığım tüm kitapları bitiremeyeceğim, 500 kitabı bitirmek de yıllarımı alacak, zaten kitap almayacağıma söz veremem daha yeni sipariş verdim ve hala almak istediğim birkaç liste var, haftada üç kitap da bitirmem zor.

Eee sen bu meydan okumaya niye neden katıldın diye sorarsanız da eğer daha çok okumak beraber okumak için bir meydan okuma varsa ben de varım demek için :). O yüzden sevgili arkadaşlarım 500 bizim hedefimiz, hayalimiz olsun biz yine bu yıl okuyabildiğimiz kadar çok okuyalım, paylaşalım :). Siz de bu meydan okumaya katılmak, almadan daha çok elden tüketmek isteyenlerdenseniz buyrunuz Mutlu Anlar Koleksiyoncunun yazısına :). Edebiyatla kalın.
Devamını Oku »

13 Mayıs 2018 Pazar

Blog Muhasebesi #mim

Merhabalar :), nasılsınız görüşmeyeli :). Ben fena sayılmam. Merak eden arkadaşlarım oldu sağ olsunlar, bu hafta hastaneye gittim, buradan toplu bilgilendireyim sonuçlar iyi geldi :). Çok teşekkür ederim soran yardımcı olmak isteyen arkadaşlarıma, düşünmeniz yeter. İyi ki varsınız <3.



Yalnız çok ilginç bir şey anlatacağım bu temiz sonuçları aldıktan sonra yolda giderken trilyonda bir olacak bir şey başıma geldi ki böyle şeyler anca beni bulur zaten, beterinden korusun, bildiğiniz sonuçları aldım yolda gidiyorum ayağıma çivi battı! Evet, yolda ayakkabım varken, ayakkabıyı deldi!!! Ve ben bunu çok geç fark ettim, yuh yani. Ayağımda çiviyle yürümüşüm gezmişim bir süre. Dur bir bakayım da şu taşı çıkarayım dememle çevremde küçük nidalara sebep olmam bir oldu ben dahil, evet taş sandım. Ayakkabıya çivi çakılmış ve ayakkabı çorap ikilisini aşıp topuğumu vurmuş. Topuğumdan vuruldum, a dostlar. O çivinin dik durumda durmasını ve benim onu basmamı geçtim, geç fark etmem cabası oldu. Tahminime göre o önceden çiviye çakılmış ve ben bir şeye basınca fark ettim. Gevezeliği bırakırsam sonuç olarak yine soluğu acilde kendimi tetanoz aşısı olurken buldum :/. Yine de gelecek ay acile gitmediğim bir ay olmasını ve süpper bir doğum günü hediyesi almayı umuyorum ki o da uzun zamandır istediğim bir hayalim olur :). 

Konumuz mimdi ben ne anlattım, hahaha :). Canım Her Telden Şef beni mimlemiş ki bilirsiniz mim hazırlamayı da yapmayı da çok severim :). Davete icabet etmek gerektiğinden çok kişisel olmaması kaydı ile her mime de katılmaya çalışırım, o yüzden canım arkadaşımı kıramazdım :), hemen yazdım :).

Şefin yazısı için tıktık.
Mimi başlatan Blogcu Sultan'ın yazısı için tıktık.

Blog alemine nasıl girdin?


Öyle kendi kendime :).

Hangi blog sana ilham oldu?


Bunu daha önce yine bir mimde anlattım ama yine bahsedeyim. Blog okuyucusuydum ve yazmadan önce de baya senelerdir blog açmayı düşünüyordum. Bir de blog açmayı düşünürken ad da düşünüyordum ve adı blogdan çok önce hazırdı :). Her zaman olduğu gibi bir anda karar verip açıverdim yıllarca istedikten sonra bir cesaret. En iyi hatırladığım, Kediler ve Kitaplar diye o zamanlar daha aktif harika bir blog var, her yazısını tekrar tekrar okuyor, çok zevk alıyor, keşke daha çok böyle olsa da okusam diyordum. Sonuç olarak benim de kendime özgü farklı bir kültür sanat blogum oldu :). Umarım bir kişi bile olsa blogumu tekrar tekrar okuyacak kadar seviyordur :). 

Bloga yazdığın ilk yazı ile son yazı arasında fark var mı?


Oooooo, olmaz mı! Yalnız bir şey itiraf edeyim, hala ilk tanıtım yazımı okuyamam, çok utanırım. Güncellemek için bile okuyamıyorum ama okuyacağım :). Onun dışında arada eski yazılarıma yorum gelince ya da başka bir yazıda bahsetmem gerekirse tekrardan okuyor, güncelliyorum; ben de çevrem de değişmiş doğal olarak yazılar da. Değişim iyidir hele ki üstüne katılırsa, umarım ben de bir şeyler katarak ilerlemişimdir. 

Yakın çevrendeki insanlar blogunu biliyor mu?


Benim ilk takipçilerim arkadaşlarımdı :). Okumasalar da takip ediyorlar :), lakin arada bazı yazıları diğer sosyal medya hesaplarımda da paylaşıyorum, herkes benim yazdığımı biliyor mu bilmem :).

Blog yazmak yaşantına ne kattı?


TDK :), şaka değil. Daha dikkatli düzgün yazmaya çalıştığımdan sürekli kelimelerimi TDK onaylı seçmeye çalışıyorum. (Ve tabi ki bir sürü şey ama kaçamak kısa cevap vermek bunu gerektirir, ha bir de üşengeçlik :))

Şu an bu mim ile birlikte blogda kaç yazın ve kaç sayfa görüntülenmen var?


Gerek yok, ama mesela bu yazı ile kaç blog tanıdım, tanıyacağım diye sorarsan bence sınırsız :). Mimler yeni bloglar keşfetmek ve bloggerları tanımak için çok güzel fırsatlardan biri. O yüzden ben bu tatlı keşifleri numaralandırmıyor hepinizi koccaman öpüyorum. Sevgiyle kalın <3.

Mimliyorum,

Devamını Oku »

5 Mayıs 2018 Cumartesi

2. Hatay Kitap Fuarı Günlüğü


Bir fuar günlüğünden herkese merhabalar :). 20- 29 Nisan tarihleri arasında olan fuar genel anlamda hayal kırıklığı olsa da olan güzellikleri es geçmek olmaz. Bu fuarda bir ilk yaşadım ve çok mutlu olduğum anlar yaşadım. Onun dışında üç kere ziyaret ettiğim fuarda gün gün neler yaşadım hepsini aşağıda yazdım. Uzun bir yazıya uzun bir giriş olmasın, aşağıda görüşmek üzere :).

21.04


Merhabalar, hemen sıcağı sıcağına bir fuar yazısı yazmak istedim ama maalesef çok mutlu bir yazı olmayacak çünkü ne Alper Canıgüz geldi ne de fuar dolu dolu bol kitaplı indirimli bir fuardı. Fuara gittiğimde cumartesi olmasına rağmen kalabalık normaldi. Hafta içini düşünemiyorum. Yine de ben gideceğim bir kez daha. Geçen seneye göre hem yayınevi az hem de hiç sahaf yok :(. Geçen seferki sahaflar öyle memnun kalmamışlar ki tercihlerini sanırım diğer fuarlardan yana kullandılar, haklı olarak. Onun dışında yayınevleri de çok az ve indirimler %25'i geçmedi maalesef :(. Bu sefer kuzenim bana eşlik etti fuarda ve en çok onun için gezdik çünkü ben bir daha gideceğim ama yine de bir iki kitap aldım.

Fuardan hiç fotoğraf çekmedim, o yüzden sadece kitap fotoğraflarını paylaşacağım.

İş Bankası modern klasikler dizisinden merak ettiğim iki kitabı fuar vesilesiyle aldım. Özellikle Dr. Jekyll ve Mr. Hyde en merak ettiğim.


Doğan Kitap standında merak ettiğim bir diğer kitap Muhterem Nur'un kitabını da 10 lira standında görünce alıverdim. Bu tarz biyografi/anı kitapları okumayı seviyorum. Kitapta Muhterem Nur'un ağzından değil bir hikaye gibi hayatlarını Müslüm Gürses ile beraber okuyoruz. Bu kitabı da merak ediyordum, "Müslüm" filmini de merak ediyorum. Kitap 5. baskıyı yapmış. Dün okuyup bitirdim bile, çok akıcı bir kitaptı.



Fuarı ilk ziyaretimden aldığım kitaplar ve izlenimlerim bunlardı.

23.04


Fuardaki ikinci günümde bana arkadaşım eşlik etti. Beraber gezelim dedik ama dediğim gibi pek bir yayınevi ya da sahaf olmadığı, indirimler de pek iç açmadığından gezimiz yine kısa sürdü. Lakin bu sefer şöyle bir güzellik oldu.

Yanlış hatırlamıyorsam Ankara'daki bir fuarda Aylak Adam Yayınları genel yayın yönetmeni ve kurucularından Erkan Aslan ile dolaylı olarak tanışmıştık. Dolaylı olmasının sebebi ilk başta adının söylemeyişi daha sonra bana önerdiği kitaplardan biri Minimalist Öyküler'de öyküsünden adını keşfetmemdi :). Ben o kitabı okudum bitirdim, içindeki öyküsünü okudum ve yarım kalan o öyküyü ve diğer öyküleri okumak için yazarın kitabını sipariş ettim ki siz şu yazılardan (yazı 1, yazı 2, yazı 3) nasıl kitabı aldığımı biliyorsunuz :).



Peki bunları neden anlattım? Çünkü kendisi Hatay Kitap Fuarındaydı ve ben de kitabını alıp okumaya başladığımdan bahsettim ve çok mutlu oldu. Ben de mutlu oldum, sohbet ettik ve kendisi beş güzel öykü kitabı hediye etti <3. Hiç beklemiyordum o yüzden benim için güzel bir sürpriz oldu. Kitaplardan birine başladım bile tabi yazarın öykülerini de bitirdim. Fuar bitmeden bir kez daha gidip bu sefer kitabı imzalatacağım umarım :). Şurada söz verdiğim gibi size zaten kitabı inceleyeceğim.


Fuarın bu büyük sürprizi dışında İş Bankası'ndan uzun zamandır okumadığım Moliere'in Hastalık Hastası'nı (daha önce okumuşum ama yine okudum :)) da son zamanlarda özellikle okuduğun oyunlara bir yenisi eklemiş oldum. Eğer gelirse serinin okumadığım tek kitabı Oedipus Kolonus'tayı da bir daha ki sefere alacağım :).


Fuarda maalesef tatil olmasına rağmen talep çok azdı. Azalarak bitecek gibi bir hava var bu fuarda ve bu hiç hoşuma gitmiyor. Umarım bu hafta sonu gerçekten yoğun bir fuar olur. Ben bu güzel etkinliğin her sene bol katılımlı olmasını her iki taraftan da yürekten istiyorum.

29.04


Fuarın son günü de canım kardeşim ile oradaydık. Maalesef yukarıda bahsettiğim kitabı imzalattıramadım çünkü Erkan bey gitmişti :( ama burada söyleyeyim kitabı çok sevdim. İnceleme yazısını da yazdım zaten. Ben de yayınevinin beş ve on liralık bölümlerinden aşağıdaki kitapları aldım. Fuarda en eli yüzü düzgün indirimde tabi ki her zaman olduğu gibi Aylak Adam Yayınları'ndaydı bu arada. Ankara'da da indirimler düşükken, geçen sene Hatay'da da hep Aylak Adam en güzel indirimleri yapan yayınevi oluyor, not düşeyim.


Onun dışında hiç kitabını okumadığım ama okumak istediğim Doğu Yücel de fuardaydı ama maalesef bir kişi dışında kimse yoktu yazarla iletişime geçen. Keşke bir kitabını okusaydım da sohbet etseydim :(. Bir daha gelmez de kesin :(.  Tabi asıl sıra benim hiç duymadığım yazarların önündeki o uzuunn sıralardı. O sıraları Doğu Yücel'in önünde görmek isterdim :/.

Yazarlardan kaynaklı çok kalabalık bir gündü ve herkes ufaktan toparlanma sürecindeydi. Bu ikisi beni gerdi ve hemen Aylak Adam'dan kitapları aldım, ikinci gidişimde aldığım ayraçlardan biraz daha almayı unutarak oradan çabucak ayrıldık. Çok ama çok sıcak bir gün olduğunu da belirteyim. Diğer günlerin aksine son gün baya kalabalıktı keşke hep böyle olsaydı.

Seneye sahafların katıldığı, insanların test kitaplarından çok okumak için kitap aldığı, birçok yazarın imzaya geldiği, çok çok yayınevinin katıldığı, bol indirimlerin olduğu ve her günün dolu dolu birçok okurla buluştuğu bir fuar olmasını dileyerek bu seneki fuar anılarımı bitiriyorum. Buraya kadar hala sıkılmadan okuyanlara teşekkür ediyor, en azından bir "selam" yazıp okuduğunu belirtmesini rica ediyorum :). Bol kitaplı çok okumalı günlere, edebiyatla kalın :).
Devamını Oku »

16 Nisan 2018 Pazartesi

Sevgili Güllük #4 (Hatay Kitap Fuarı Program)

Program açıklandı ve benim için programın en güzel ismi tabi ki adına sevmek yazıları yazdığım, çekilişlerde hediye ettiğim, hem okuyup hem okutturmaya çalıştığım en favorilerimden Alper Canıgüz. Gel gel Alper Canıgüz, sefa geldin hoş geldin. Eğer planım olursa size de bir sürpriz yapmak isterim ama tabi bir aksilik olmazsa.



Alper Canıgüz Sevmek

Kan ve Gül İnceleme 
Devamını Oku »

14 Nisan 2018 Cumartesi

Sevgili Güllük #3 (Hastalıklar, Hatay Kitap Fuarı, Etkinlik)

Bayadır sevgili güllük ile buralarda olmuyordum ama biraz sohbet edelim istedim hem de birkaç haber vereyim.

Öncelikle geçen haftalarda maalesef yanlış tedavi yüzünden asıl hastalığım iyileşmedi ve başka hastalıkla ciddi bir şekilde uğraştık, uğraştık diyorum çünkü sadece ben değil ailem de benimle beraber baya hatta benden fazla uğraştı. Neyse ki şu an daha iyiyim ama aynı hastalık olmasa da sağlığım bu aralar nedense beni üzüyor. Şimdi de başka ciddi olmadığını umduğum bir şeyler oluyor, yakında yine hastaneye gitmem gerekiyor. Yine de iyi düşünmek istiyorum. Blogda da daha aktif olmayı umuyorum. Hala kendime ait bilgisayarımın olmadığını belirteyim.


Bu aralar en çok snail mail ile meşgul oldum (nedir ne değildir buradan okuyabilirsiniz) ama geçen haftalarda neredeyse günde iki kere gelen posta bu hafta evimin yakınına uğramadı :). Bir iki mektup kaldı yazmadığım onları tamamlayacağım bu arada. Yeni keşfim daha doğrusu uğraşım flipbooklar :). Yapması çok zevkli ve insanın yaratıcılığını körükleyen bir şey. Onlarla uğraşıp içini doldurup göndermek en çok hoşuma giden şeylerden son zamanlarda, çift taraflı kağıtlarla oyalanmak müthiş rahatlatıyor beni. Bir örneğini de aşağıya bırakayım hatta. Şimdi yeni çift taraflı kağıtlar sipariş ettim onlarla bu sefer vintage konseptiyle flipbook macerama devam edeceğim. Ben de neler çıkacağı konusunda oldukça heyecanlıyım.


Memleketim Hatay'da geçen sene burada ve şurada yazdığım fuarın ikincisi düzenlenecek 20 - 29 Nisan tarihlerinde. Umarım yine birçok sahaf ve yayınevi gelir ve güzel indirimler olur. Sahafları özellikle bekliyorum, geçen sefer snail mail gibi bir hobim olmadığından ilgi alanım sadece kitaplardı ama şimdi liste uzadı :). Bol bol yayınevlerinin Hatay'dayız paylaşımlarını da umarım görürüz, ben birçok kez gitmeyi planlıyorum ama yine de bakalım. Sizler de bu fuarı ne kadar çok duyurursanız hem katılım artar hem de fuar her sene azalarak bitmez artarak çoğalır diye umuyorum. Desteklerinizi esirgemeyin :).

1. Hatay Kitap Fuarı

Etkinliğin eşleşmeleri açıklandı ama ikincisi neden olmasın o yüzden onu da duyurayım. Çok sevdiklerimden kartpostal ve kitabı birleştiren bir etkinlik vardı sevgili İncirli Kurabiye'nin blogunda. Ben de hemen katıldım, sevdiğimiz bloglar da katıldı. Yeni bloglar keşfettim şimdi de kitap seçip güzel kartlarla bana verilen adrese hediyelerini göndereceğim. İşin güzelliği de kim kimle eşleşti bilmiyor, ben de kimden ne gelecek bilmiyorum heyecanla kargoyu bekleyeceğim :). Yoğun ısrarlarla bence bir daha böyle bir etkinlik düzenlenebilir, ben yine seve seve katılırım. Sizin de haberiniz olsun, daha geniş bir hediyeleşme yapabilir ve birbirimizi tanıyabiliriz :).

Şu aralar kitap okuyamıyorum, S. Beckett'in Murphy'si ağlıyor, bitirsem keşke. Yine şu okuyamama durumlarına yakalandım sanırım ama fuar beni çok heyecanlandırıyor, beni baya bir canlandıracak biliyorum. Tecrübeyle sabit :). Burada da güzel yayınlarla fuara özel neler aldım yaptım, hepsini yazacağım :). Fuar dedikodusu yaparız ama hepsi fuarın seneye daha da iyi olması ve birçok açıdan gelişmesi için :).

Sanırım şimdilik benden haberler bu kadar, güzel öneri ve etkinliklerde görüşmek üzere <3.
Devamını Oku »

5 Nisan 2018 Perşembe

Rek-Lam-Lar (Mim)

Sevgili Belle'nin Kütüphanesi bir döndü pir döndü, güzel yazılarına devam ettiği gibi bir de mim başlattı. Kendisinin bloguna ulaşmak ve yazısını okumak için buraya tıktık.



Benim aklıma gelenler genelde müzikli şarkılı olanlar, Özkan Uğur'un seslenişini de hatırlıyorum mesela :).

Tut şunun ucunu döşeyelim abi  :)


Cem Yılmaz'ın uzaylı reklamı şarkısız bir istisna. Tabi o zaman Telsim var ve reklamın tam tersi durum var 2018'e bile kalamadı. Ha bir de Ajda Pekkan hala aynı o konuda yanılmadılar bir de her şey hala tamamen duygusal :).



Bu reklam Türkiye'de gösterildi mi emin bile değilim ama şarkı işte kalıyor insanın aklında Pepsi olduğu :).


Missbonnn rakipsiz bonbonnnn, ne zaman markette görsem hala söylüyorum bu şarkıyı :).



Bir de Egepennn Dekonik (doğrusu deceuninck) :).

Buradan çıkardığım özet hafızamın melodilerden oluştuğu ve ilk aklıma gelenlerin bu reklamların olması da müziklerden kaynaklı. Biraz daha düşünsem bulacaklarım yine şarkılı türkülü olanlar olur kesin ama bence bu kadar yeter, güzel nostalji yaşadık :). Yeni önerilerle görüşmek üzere :).
Devamını Oku »

4 Mart 2018 Pazar

Atıştırmalık #38 (Son Okuduklarım - 5 Kitap Birden)

Merhabalar, harika mis gibi bir hafta sonu var buralarda. Yormadan yorulmadan kendi halinde bir müzik listesi çalıyor arkadan, kuşların cıvıltısı eşlik ediyor :). Bahar geldi, arada hava bozsa da sanırım geldi :). Çok uzun sürmez yaza geçeriz biz hemen, bahar yaşamayız bile pek ama bugün tam bir bahar havası <3. Bu aralar izlediklerim ve okuduklarım birikti ben de ikiye ayırdım, ilk başta okuduklarımı paylaşacağım sonra da izlediklerimi. Siz bu aralar neler okuyorsunuz? Önereceğiniz çok sevdiğiniz bir kitap var mı, varsa nedir nelerdir? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :).

Kahve ve Şiir - Mark Opsasnick



Aslında alt başlığın bu kısacık kitabı yeterince açıkladığını düşünüyorum ve eğer bu konuyla ilgiliyseniz bir göz atmanızı öneririm :).

60'larda Radikal Sanat Manifestoları - Kolektif


Kapak tumblr'dan fırlamış gibi değil mi <3
Ehh işte, pek beğenmedim ama kötü de değil :). Subpress'i Richard Brautigan sayesinde keşfettim ve Sarah Kane çevirdiklerini de öğrenince kanım ısındı, denk geldikçe okurum kitaplarını :).

Bunny Munro'nun Ölümü - Nick Cave



Nick Cave'in şarkılarına bayılırım. Kitabı için de çok heyecanlıydım. İlk çıkardığı kitaptan 20 yıl sonra yazdığı bu kitapla başlama sebebim diğer kitabın tükenmiş olması. Baş karakterin huyu suyu rahatsız edici uyarayım, okuması yer yer çok zordu. Öyle bir baş karakterden öyle tatlı ve duyarlı bir çocuk çıkmış ki kitapta bu canınızı daha çok yakıyor ve istemeden üzülüyorsunuz. Onun dışında kitabı pek sevemedim, ama yine de ilk kitabını okumak istiyorum Cave ustanın. Zira o daha iyi yorumlar alan bir kitap.

Adınla Çağır Beni - Andre Aciman



Ayy bir daha anlatıp üzülmek istemediğimden Goodreads yorumumu kopyala yapıştır yapacağım ve söyleyebileceğim tek şey ise hem kendisi hem uyarlaması güzel olan nadir kitaplardan. Ha bir de bildiğiniz içim çıktı, aklıma getirmemeye çalışıp kitaptan uzak durup geçmesini ya da hafiflemesini bekliyorum. Niye bu kadar etkilendim pek fikrim yok :(.

"Kitabı bitirmemden biraz zaman geçtiğine göre yazabilirim. Aciman çok vicdansızsın, yok böyle bir son ve dördüncü bölüm. Üç bölüp dolup dolup son bölümde boşalıyorsunuz hazırlıklı olun. Film daha insaflı kitaba göre çünkü kitap filme nazaran çok ama çok daha can yakıyor. Evet, filmde de canınız yanıyor. Yine de bu deneyimi yaşamaya değer.

Aciman’a vicdansız dedik ama güzel kitap yazmış. Her şey yerli yerinde ve unutmamak lazım ki bu sadece Elio’nun bakış açısı, duyguları ve yanılsamaları... Belki bir gün Oliver’ın gözünden okur muyuz ki, bu kadar etkiler mi yine bizi?"


Koleksiyon - Harold Pinter



Pinter İngiliz tiyatrosunda çok önemli bir yere sahip bir oyun yazarı. "Doğum Günü Partisi" oyununu zamanında okudum ve bu aralar aşırı oyun okuma isteğimden kaynaklı kitaplarının çevrildiğini görünce bu kitabı sepete attım ve yarım saatte bitti lakin öyle kolay bir kitap değil. Pinteresk kelimesini bilenler anlayacaktır, yazarın kendine has tehdit unsurlarını ve belirsizlik temalarını ya da uzun duraklamalarını. Asla gerçek ne emin olamıyorsunuz ve karakterler sizi geriyor. Eminim sahnede izlemesi de güzel bir oyundur. Önerilir.

Sizin de bana başarılı oyun önerileriniz varsa seve seve okurum. Bu aralar çok seviyorum oyun okumayı, alışveriş yaptıkça da her seferinde sepetime eklemeyi düşünüyorum. Özlemişim :).
Devamını Oku »

28 Şubat 2018 Çarşamba

Seviyorum #Mim

Bir güzel kıvırcık kız varmış, blog dünyasında yaşarmış :). Canım Ezgi yeni bir mim başlatmış ve beni de mimlemiş. Elimden geldiğince tüm mimlendiğim mimleri yapmaya çalışırım ama fazla kişiselse biraz kaçarım :). Bu mim hem kişisel hem değil, biraz bilmediğiniz biraz bilseniz de ne gerek vardı diyeceğiniz kendim hakkındaki gereksiz bilgileri sunayım sizlere :). O zaman bakalım benim hakkımda bilmeseniz olur bilseniz ne olur listeme :).

Instant Light: Tarkovski Polaroids


Seviyorum;

- doğayı, doğayı ve her harikasını
- yeni müzikler, sesler keşfetmeyi
- müzik aletleri çalmayı
- seyahat etmeyi, başka hayatlara misafir olmayı
- yeni yerler mekanlar keşfetmeyi ve onların parçası olmayı
- limon <3 ve yeşil fıstığın kendilerini ve barındırdığı her şeyi
- mayonez ve turşuyu
- çileği <3<3<3
- mayhoş yeni çıkmış çekirdeksiz mandalinayı
- karpuzun göbüşünü
- çok kızarmamış pofuduk hamur işlerini
- yemek yapmayı, yeni tatlar, içkiler denemeyi, yapmayı; eski sevdiğim tatları doya doya yemeyi (yemek için yaşayanlardan olduğum doğrudur :))
- tatlıyı <3 (baklava, künefe, cheesecake, güllaç ve cupcake'e kalbimde özel yer ayırdım)
- milka tuc'u
- doğal parkları
- yeni şeyler denemeyi, maceralar yaşamayı
- kitapçıları, sahafları ve kitapları
- sinemayı ve ile ilgili her şeyi
- vintage, bohem, indie, retro ve hippie ile ilgili akla gelebilecek her şeyi
- üretmeyi, yaratıcı olmayı
- denizde yüzmeyi
- ne sıcak ne soğuk havalarda akşam üzeri esen tatlı rüzgarı
- çarşı pazar gezmeyi
- dans etmeyi, şarkı söylemeyi
- illüstrasyonları, resimleri
- sanatı ve her dalını
- keşfetmeyi
- kahve kokusunu, kahveyi ve her çeşidini bknz: kahve ve ben
- çeşit çeşit festivallere katılmayı
- kara ve absürt başta olmak üzere her türlü mizahı
- kötü esprileri
- mektup arkadaşlarımı ve mektup yazmayı
- mutlu olmayı ve etmeyi
- konserlere gitmeyi
- salatayı ve her türlü yeşilliği
- alışveriş yapmayı
- güzel sürprizleri
- eğlenmeyi, gülmeyi
- gönüllü olmayı
- kelime oyunlarını ve her türlü masa oyunlarını
- güzel kokuları
- farklı aromalı çayları
- melankoliyi
- kırtasiyeyi
- fal baktırmayı
- aksesuarlarımı ama en çok yüzüklerimi, gözlüklerimi, şallarımı ve şapkalarımı
- ne olursa olsun öğrenmeyi
- bana ilham veren mutlu eden yaratıcı pozitif umut dolu insanlarla iletişim halinde olmayı
- uyumayı, rüya görmeyi
- hayal ve umut etmeyi
- baharatçılar çarşısını, sosyete pazarını
- doddle yapmayı
- fotoğraf çekilmeyi, bakmayı (polaroidlere özel ilgim var)
- DIY projelerini
- özgür hissetmeyi
- blogumu , siz canımın içi blog arkadaşlarımı <3

ve daha saymadığım unuttuğum denemediğim tanışmadığım birçok şeyi ve kişiyi seviyorum :).

Yapmak isteyen herkes ben tarafından mimlidir :).
Devamını Oku »

17 Şubat 2018 Cumartesi

Atıştırmalık #37 (Genç Bir Doktorun Anıları, The Disaster Artist, Doğu Ekspresinde Cinayet)

Genç Bir Doktorun Anıları - Mihail Bulgakov 



Kitapkurtlarımızdan Şule'nin çekilişinden gelen bu kitaba bir pazar günümü ayırdım ve hemencecik bitti. Gayet akıcı ve kolay okunabilir bir kitap. Adı zaten her şeyi özetliyor, hikaye tadında kısa kısa anılarını paylaşmış bizimle. Otobiyografik bir kitap olabilir çünkü yazar ile karakterin benzer özellikleri var, ikisinin de doktor olmaları gibi :). İyi bir klasikti sıkılmadan okudum.

The Disaster Artist - James Franco (2017)



Filmi izlerken aynen şunu düşündüm, Franco kardeşlerin anneleri gurur duymuştur filmde kardeşleri karşılıklı oynarken izleyince :). Filme bayıldım, çok güzeldi. Ed Wood'a benziyordu, onu da çok severim. Dave Franco canlandırdığı oyuncuyu oynamakla kendi oyunculuğunu göstermek arasında sıkışıp kalmış gibiydi başlarda da sonrası daha iyiydi ama James Franco baya başarılıydı. Bahsi geçen filmi çekerken kendisi aslından daha güzel oynamış o konuda biraz daha az efor sarf etmeliydi bence ama çok başarılıydı :). Ve bence James Franco Tom Wiseo'dan çok Tom Hiddleston'a benzemiş, hatta Only Lovers Left Alive'daki haline :). Çok güzel filmdi ya ben baya sevdim, eğlendim bu kadarını beklemiyordum :). Konusunu da pek bilmiyordum açıkçası güzel sürpriz oldu :). The Room'u izlemeli şimdi bu bilgilerle :). 

Doğu Ekspresinde Cinayet - Kenneth Branagh (2017)



Hem yönetmeni hem de baş rolü olması dolayı ile Branagh'ı merak ediyordum çünkü kendisini severim :). Tabi bir de Christie romanı olması daha da cezbediyor. Johnny Depp'in olması da ballı kaymak dedim ama tahmin ettiğim gibi ölen adam kendisiydi :). Pek kalmadı. Zaten o kadar çok oyuncu vardı ki hepsine düşen süre çok çok azdı bir de  filmin süresini oyunculara bölsek kendisine düşecek süre kadar bile görünmeyenler vardı. Güçlü bir kadro, yolcuların hepsi ünlü oyuncular. Lakin film motamot bir uyarlamadan öteye gidemedi, heyecanla sıkılmadan izledim ama çok başarılı bir film olarak görmüyorum. Keyifli bir seyirlik ama bu kadar :). 
Devamını Oku »

12 Şubat 2018 Pazartesi

Atıştırmalık #36 (4:48 Psikoz, Shampoo, Bir Dakikalık Öyküler)



Merhabalar, ben yine atıştırmalıklarımla izninizle yayın akışınıza dahil olacağım :). Umarım keyifli günler geçiriyorsunuzdur ben ise biraz şans istiyorum kendime :). Bu aralar Richard Brautigan'ın toplama şiirlerini okuyorum, instagram hikayelerden izleyenler bilir Sub Press bugüne kadar yayınlanan Brautigan'ın tüm şiirlerini toplamış. Onun dışında drama okumayı çok özlemişim, yine bir kitap alışveriş yaptım, birkaç oyun ekledim. Onun dışında en son keşfettiğim isimler var müzik listemde genelde onları dinliyorum :). Fırsat buldukça da film izlemek en büyük zevkim zaten biliyorsunuz, bir de hoşuma giderse tadına doyum olmuyor hak verirsiniz ki :). Bir de mektup arkadaşlığı maceralarım var sosyal medyada sürekli sizlerle paylaştığım. Hem gelenleri sevmek hem sevgi dolu mektuplar göndermek de vaktimi severek verdiğim en güzel uğraşlarımdan :). Bir şeyler üretmek küçük de olsa mutluluk verici, birilerinin sizin için uğraşması da tabi :). Yeni insanlar tanımak, bir şeyler paylaşmak çoğalmamı sağlıyor, mutlu oluyorum. Üzüldüğüm zamanlar da oluyor ama bardağın dolu kısmını buraya yazmak da iyi geliyor :). Ukulelem ve küçük ailemizin yeni üyesi melodikamla çok ilgilenemedim ama ilk fırsatta yeni şarkılar öğrenmek istiyorum özellikle melodikamla :). Almanca'ya tam çalışmaya başladım derken geri dönemedim, ona da bakmalı tekrardan. Günler böyle geçip gidiyor, ben bazen yoruluyorum, umudum da çokça kırılıyor, üzülüyorum, üzüyorum ama c'est la vie! dostlar, hayat bu, yaşıyoruz, yaşayalım!

4.48 Psikoz - Sarah Kane



Yazarın intihar etmeden önce yazdığı son oyunu. Parçalı bir anlatıma sahip, belirli bir oyuncu listesi yok oyunun. Yazarın ruh halini biz de okurken hissederiz. 4:48'n de onun her gece kalktığı saat olduğunu ve adının buradan geldiği söyleniyor. Kane okuması kolay olmayan bir yazar. Çok çarpıcı ve rahatsız edici. Blasted adlı oyunu da çok başarılıdır ama bu kitap daha da ağır, çok ağır. Sarah Kane herkesin sevebileceği tarzda oyunlar yazmıyor ama biraz rahat ortamından çıkmak isteyenlere önerebileceğim kitaplar.

Shampoo - Hal Ashby (1975)




Ashby'den politik dokundurmalı bir komedi daha. Ashby'i seviyorum adam tam bir hippie :). Kendisi gelmiş geçmiş en sevdiğim filmlerden biri olan Harold and Maude'un yönetmeni. Bu film de eğlenceli, 70'lerdeyiz ve kendi salonunu açmak isteyen bir adamın trajikomik hikayesi var. Sonlara doğru bir dengesini kaybetti sanki film ama yine de ben sevdim. Güzel komediydi.

Bir Dakikalık Öyküler - İstvan Örkeny 




Kara komedi olması, öykü kitabı olması, kısa olması ve tanıtım yazısı bu kitabı almaya ben ittiyse de çeviri olmasından ya da kültürüm yetmediğinden bu kitabı pek anlamadım. Anladıklarım da güzeldi :). Macaristan'da derslerde okutulan bir yazarmış, sanırım ben mizahı anlayacak yeterli bilgiye sahip olmadığımdan pek anlamadım.

Gif Tumblr'dan alıntıdır.
Devamını Oku »

1 Şubat 2018 Perşembe

Çağlar Boyunca Etkisini Kaybetmeyen Bir Tragedya: Antigone - Sophokles



Yıllar boyunca birçok kitaba filme konu olan hatta bir komplekse adı verilen Oidipus'un tragedyasının devamı niteliğinde kızlarından Antigone'un tragedyası Theban oyunlarından biri Antigone. Oidipus'un babasını Laios'u öldürüp kral olarak onun yerine ülkenin başına geçip annesi ile evlenmesi ile iki kızı iki oğlu olur. Bu gerçeğin açığa çıkmasıyla annesi ve karısı olan Jokaste intihar eder ve Oidipus iki gözünü oyarak kör olur.

Eğer Kral Oidipus'u okuduysanız bunları zaten biliyorsunuzdur, okumadıysanız şiddetle tavsiyemdir. Antigone'da, Oidipus'un kızlarından Antigone'nun iki erkek kardeşinin ölümü sonrası tahta geçen dayıları Kreon'un kibri ile ailesinin sınanmasını okuyoruz. 

Oidipus'un yerine tahta geçen kardeşlerden Eteokles kardeşiyle yaptığı anlaşmayı bozar ve tahtı bırakmak istemez. Bunun üzerine kızgın kardeş Polyneikes, kardeşi Eteokles'e savaş açar ve ikisi de bu savaştan birbirinin katili olarak çıkarlar. Boşalan tahta dayıları Kreon geçer ve kardeşlerden Eteokles'ın krallara layık bir şekilde gömülmesini sağlarken diğer kardeş Polyneikes'in gömülmesine bile izin vermez, vahşi hayvanlara yem olması için kırlara atılmasını emreder. Antigone kardeşinin ölüsüne ve Tanrılara olan saygısından kralın emrine itaat etmez ve Kreon ile Antigone'nun çatışması daha büyük çatışmalara ve adının hakkını veren bir tragedyaya dönüşür. Bu tragedyada kaçınılmaz sona yaklaşılırken bize birçok mesaj vermekten de geri durmaz. Oidipus'un işlediği günah ve lanetinden çocukları da nasibini alır. 

İzlediğim birçok filmde ve kitapta referans olarak verilen bu çağlar boyunca etkisini kaybetmeyen oyunu mutlaka okumanızı öneririm. Şimdi değerli gördüğüm birkaç alıntıyı paylaşmak isterim. Edebiyatla kalın :). 


Alıntılar;

"Nefret etmek için değil, sevmek için yaratıldım."

"Kötü iyi görünür, tanrının felakete sürüklemek istediklerinin gözünde"

"Yanlış konuşuyorsun demeyeceğim, ama bazen başkaları da doğruyu bilebilir."

"Utanmıyor usun çoğunluktan farklı olmaya?"

"Nasıl emirler vereceğimi halk mı öğretecek bana?"

"Yaşlarına değil yaptıklarına baılmalı insanların."

"Öbür dünyada kim bilir nasıldır 'iyi'nin tanımı!"



Dipnot: Fotoğraf bana aittir.
Devamını Oku »

23 Ocak 2018 Salı

Seri Okuyoruz Kitap Listem


Tatlı blog arkadaşımız Şule'nin hazırladığı bir okuma etkinliği ve seçtiğim kitaplarla bu etkinlikte ben de varım :). Bu etkinliklerde pek başarılı olduğu söylenmez ama okuduğum kadarını okurum bu etkinlik de sebebi olsun :). Zaten yarım bıraktığım seriler de var bir türlü başlamaya cesaret edemediklerim, okumak istediklerim de :). Hepsini birleştirirsek karşımıza seri okumak isteyen bir Öneri Makinesi çıkıyor :).

Ben sanırım eskiden daha çok seri okuyordum şöyle bir düşününce. Bir de seri kitapları tamamlamadan çok zor başlıyorum seriye, eğer tamamı elimde yoksa daha çok erteliyorum okumayı. Tabi tamamını almak da sıkıntı beğenmeme ihtimalin de var çünkü. Tamamını almazsan da alana kadar kitabın o büyüsü  de kaçıyor gibi ya da az da olsa unutuyorsun biraz. Serisi tamamlanmamış serileri okumayı da sevmiyorum mesela. Eğer seversem art arda okuyayım istiyorum. Seri okumak emek istiyor anlayacağınız :).

Bu etkinlikle bakalım eski formuma kavuşabilecek miyim :). Ne kadarını okurum bilinmez ama seçmesi liste hazırlaması bedava :). O yüzden ben de varım :). Hadi başlayalım.

Otostopçunun Galaksi Rehberi - Dougles Adams


Yarıyıl Reading Challenge için de seçtim okuyamadım bu etkinlik için de seçiyorum ama kesin bitireceğim bu sene çünkü yarım kitap bırakmayı sevmiyorum ve kitap fena da gitmiyordu. Bu seriyi bitirmeliyim :). 

Ripley Serisi - Patricia Highsmith 


Bu seriyi bayadır ama bayadır okumak istiyorum ve ilk iki kitap ve beşincisi elimde. Bir başlar ve seversem seriyi hemen tamamlayıp bitiririm diye umuyorum. Bu sene de ummakla kalmam umarım çünkü üşengeçlik zor zanaat :).

Üçleme - Samuel Beckett


Canım Beckett, güzel Beckett'in bu üçlemesi de en merak ettiklerimden. Geçenlerde almayı bile düşünüyordum da sonraya kaldı.

Ölüm Kapısı Serisi -


Daha önce bahsetmişimdir, senelerdir elimde ve her seneidevriyesinde okuyamadım adı altında kutlama yapıyoruz. İlk iki kitap elimde, okumaya başlasam artık diye düşünüyorum da belki o sene bu senedir :).

Yeni Yalan Zamanlar - İnci Aral


Fuar zamanı alıp bir kere okumaya çalışıp okuyamayınca bir daha geri dönmedim. Bu sefer olur umarım :).

Karanlık Zihinler Serisi


Fuardan aldığımız kitaplardan biri. İlki şu an elimde, çok da iyi yorumlar okudum hakkında. Bakalım, akıcı ve güzel mi öyleyse devam ederim :).

Harry Hole Serisi


Esma'nın çok severek okuduğu bir seri ve sayesinde benim de çok merak ettiğim bir seri oldu. Seri tamamlandı mı bilmiyorum çünkü karışık basmışlar ama bir ara okumalıyım.

Şimdilik aklımda olan seriler burada bakalım zaman neler gösterecek ve hangilerini okuyabileceğim. Sizin aralarında okuduklarınız ve önerdiğiniz bir seri var mı? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.

Devamını Oku »

21 Ocak 2018 Pazar

Pazar 6'lısı (O Mu Bu Mu?)

Merhabalar :). Pazar altılısının bu haftaki konusu gerçekten çok ilgi çekici ve yazması da okuması da zevkli :). O zaman hemen başlayalım :).



1) Kaldığınız yeri belirlerken sayfanın kenarını kıvırmak mı yoksa ayraç kullanmak mı?

Tabi ki ayraç. Kitaplara verilecek en ufak zarar bile beni üzer. O yüzden ayraç kullanırım ama o kadar çok ayracım olmasına rağmen yine kitap arasına ya kalem ya da elime ne geçerse onu koyuyorum :). Arada ayraçları da kullanıyorum tabi :).

2) Kitap okurken yemek yemek mi yoksa içecek içmek mi?

Kitap okurken başka bir şey yapmakta pek becerikli değilim ama çay ya da kahve içmeyi severim :). 

3) Bir seferde sadece tek bir kitap okumak mi yoksa birden fazla kitap okumak mı?

Tek kitap okumak bana daha iyi geliyor çünkü o kitabı daha çabuk bitirebiliyorum :). 

4) Uzanarak okumak mı yoksa oturarak okumak mı?

Uzanarak yayıla yayıla okumak :). Oturunca belim ve boynum çok ağrıyor :). 

5) Beğendiğiniz alıntının altını çizmek mi yoksa başka bir yere yazmak mı?

Başka bir yere yazmak konusunda da iyi değilim ve son senelere kadar altını da çizmezdim kitapların. Temiz kullanırım kitapları ama artık altını kurşun kalemle çiziyorum.

6) Kitapları internetten almak mı yoksa kitapçıdan almak mı?

İkisi de. Amaç kitap almaksa zaman mekan fark etmez <3. Daha yeni iki sipariş verdim, gelince güzel hikayeler çekmeyi planlıyorum instagramda sürprizlerle, takipte kalın :).

Bonus sorular

1) Yerli edebiyat mı yoksa yabancı edebiyat mı?

Edebiyat.

2) Basılı kitaplar mı yoksa e-kitaplar mı?

Basılı kitaplar her zaman tercihim ama e kitapları da okumuyorum diyemem. Telefondan bazen okuyorum ya da okunan hikayeleri dinliyorum.

Beni cevaplarım bunlar :). Sizler ne düşünüyorsunuz :)? Yorumlarınızı merakla bekliyorum.
Devamını Oku »

15 Ocak 2018 Pazartesi

Çekiliş Sonucu (Yeni Kazanan)

Merhabalar :). Çekilişimizin kazananı bana iletişim adresini göndermediği için yeni bir çekiliş yaptım ve yeni kazananımız 19 numarayla sevgili Elif Çevik. Kendisini tebrik ediyor ve yarın bu saatlere kadar iletişim bilgilerini sağ alt taraftaki iletişim kutusundan bana yollarsa en yakın zamanda yollayacağım. Yine bir ulaşmama durumunda da yeni talihlimiz 2 numara ile sevgili Ezgi :).


Yeni önerilerle ve çekilişlerde görüşmek üzere, sevgiyle kalın :).
Devamını Oku »

12 Ocak 2018 Cuma

Sevgili Güllük #1 (Yeniyıl, Blog Halleri,Çekiliş)

Yeni yılın ilk sevgili güllükkünden herkese merhaba :). Nasılsınız görüşmeyeli? Ben çok yoğun ve yorgunum. O yüzden 2018'de bloga yazı ekleyemedim. Bu yoğunluk bir süre daha devam edecek ama bittiği an bloga hızlı bir giriş yapmayı planlıyorum :). Buralara yazmamam okumadığım izlemediğim anlamına gelmez, aksine yeni filmleri izliyor, kitap okumalarım yavaş olsa da ilerliyor. Bir de bir yeni isimler keşfetmişim ki öff yani :). Müzik yayınları, abur cuburlar geliyor :). Şu an en büyük dileğim çizimli Harry Potter kitaplarını alıp güzel bir keyif yapmak :). Ki o günlere az kaldığını umuyorum :). O çizimlere baka baka dinlenmek ve düşünmemek istiyorum. Instagram hikayelerde de aldığım zaman mutlaka paylaşırım zaten, şuradan takipte kalabilirsiniz :).



Gelelim çekiliş sonucuna. Katılan herkese çok teşekkür ediyorum. Geçen sefere göre katılım yarı yarıya daha azdı, birkaç kişi de katılamadı maalesef takip etmediği ya da takip ettiği adı yazmadığı benim de bulamadığım için. Yukarıdaki sebeplerden dolayı geç açıklayabiliyorum. Kusura bakmadığınızı umuyorum :).

Instagram'dan çekiliş yaptım ve kazanan sevgili canım tatlım Ezgi'm oldu. Onun mektubunu da daha gönderemedim maalesef yoğunluktan ötürü. Bu çekilişle beraber göndereceğim. Instagramda da çekiliş yapmaya devam etmeyi düşünüyorum, takip edebilirsiniz :).

Şimdi gelelim sonuçlara :). Heyecan dorukta :).



Kazanan 21 numarayla Merve Çoğaltay arkadaşımız :) Kendisini tebrik ediyor iki gün içinde sağ alt taraftaki iletişim kutusuna iletişim bilgilerini yazıp gönderirse en yakın zamanda kargolayacağım Bildiğiniz üzere iletişim olmaması halinde yeni bir çekiliş düzenleriz.

Tekrar görüşünceye kadar sanatla ve sevgiyle kalın <3.

Dipnot: Resmin kaynağına üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz :).
Devamını Oku »

31 Aralık 2017 Pazar

Sevgili Güllük #57 (Reading Challenge Sonuç, Yeni yıl ve Çekiliş)

2017'nin son gününden herkese merhabalar. Bu yılın son gününde sizlere bu yılın son Sevgili Güllük'ünden sesleniyorum :). Yarından itibaren tüm Güllükler sıfırlanacak ve ben yeni bir güllük serisine başlayacağım. O yüzden gelin 2017'nin bu son günü ve güllükünde gelin biraz sohbet edelim :).

Kendi başlattığım ama asla bitiremediğim bir meydan okumanın daha sonuna geldik :). 12 maddeli ve kesin okurum kesin bitiririm dediğim yarıyıl meydan okumamızı kitap okusam da uygun maddeler bulamadığımdan bitiremedim :(. Son dönemi de saymazsak kitap okuduğum bir yıl oldu. Goodreads'teki meydan okumamı çoktan bitirdim ve ondan sonra da bir düşüşe geçtim nedense :). Yine de gelin beraber bakalım maddelerden hangilerini okumuşum :).

Öneri Makinesi Yarıyıl Reading Challenge 2017



Diğer arkadaşlarımın meydan okuma sonuçlarını aşağıda bulabilirsiniz :);

Periodic Library
Şule Uzundere

Olur da unuttuğum arkadaşım varsa lütfen yazsın sonuç yazısını hemen ekleyeyim. Katılan herkese çok ama çok teşekkür ederim :). Harika bir meydan okuma oldu sizin sayenizde. Nice meydan okumalara diyelim. Ben çok zevk aldım, umarım siz de sevmişsinizdir. Yeni yılda da birkaç meydan okuma düşüncem var ama bakalım. Siz ne dersiniz gelsin mi devamı :)?













Bu arada Yılbaşı Çekilişimiz devam ediyor. Katılmak için aşağıdaki linke tıktık. GFC(Gel Gel Güzelim)'den takip etmeyi unutmayın, yoksa geçersiz sayılacak. Linkten bir kontrol edin derim :).

Öneri Makinesi Yılbaşı Çekilişi

Ben bu sene sizlerle çok güzel zaman geçirdim, birçok blog tanıdım, okudum, yorum yaptım. Umarım siz de Öneri Makinesi'ni okumaktan mutluluk duymuşsunuzdur :). Hepinize sağlıklı çok mutlu huzurlu bol bloglamalı dileklerinizin gerçek olduğu harika bir yıl diliyorum <3. Hep beraber daha da çoğalarak güzel bloglu nice yıllara <3.



Dipnot: Giflerin kaynaklarına üzerilerine tıklayarak ulaşabilirsiniz :).
Devamını Oku »

24 Aralık 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: 2017'de Tanıştığım 6 Yazar

Merhabalar :). Bir önceki Pazar Altılısı yazımda bahsettiğim gibi bilgisayarımın artık yaşamadığından ve yoğunluğumdan ötürü istemsiz bir ara oldu blogda ama bilgisayar ve zaman buldukça koşup yazacağım :). O yazıya gitmek için tıktık. Onun dışında listeler ve sevmek yazıları da son dokunuşları bekliyor, bana biraz enerji ve gaz takviyesi lazım sanırım bunları tamamlayıp yayınlamam için :).

Gelelim bu haftaki gecikmek zorunda kalmış güzel bir pazar altılısına. 2017'ye genel bir bakış atıp yeni tanıdığımız yazarlardan bahsediyoruz. Hadi kahveler hazırsa başlıyorum :).

Bu yıl Goodreads'te ki hedefimi baya önce tamamladım ve ondan sonra okuma hızım da azaldı, oradaki meydan okuma yüzünden mi bilinmez bu okuma yavaşlığı o da ayrı soru :). Bu yıl çokça yeni yazarla tanıştım; bazılarını sevdim ve birçok kitabını okudum bazıları ile ise mesafeli bir ilişkimiz oldu, ısınamadım. Bu yılda yeni tanıştığım yazarlardan en çok sevdiklerim ve başka kitaplarını da okumak istediğim ya da çoktan okuduğum yazarları seçtim. Bakalım bu yazarlar sizin de sevdiklerinizden mi yoksa tanımak istediklerinizden mi? :).



1. Richard Brautigan


Daha önce yarıyıl okuma mimi vardı orada da en çok sevdiğim yazardı yılın ikinci yarısında da sonuç değişmedi. Brautigan 2017'ime damga vuran bir isim. Piyasadaki tüm kitaplarını okuyup tükenenleri harıl harıl aradığım harika bir yazar. Bu yıl tanıdığıma çok sevindiğim benim için değerli ve önemli bir yazar oluverdi. Hatta bakınız: Richard Brautigan Sevmek. Kendisinin tükenen kitaplarını en yakın zamanda okumak ve Brautigan eserlerini bitirmek isterim. Sadece 2017'de değil genel anlamda da favori yazarlarıma girdi.

2. İsahag Uygar Eskiciyan


Bu yıl blogda bir ilk gerçekleşti. Sizlere ben değil bir konuk yazar bu sefer kitap önerdi hem de son kitabı Konteynır Zaafı ile çok okunan yazarlardan İsahag Uygar Eskiciyan :). Yarıyıl Reading Challenge'da bu yıl çıkan bir kitap için seçtiğim Eskiciyan'ın Konteynır Zaafı'nı sevdim ve kitaplarını okumaya devam edeceğim. Kendisiyle de konuşma fırsatı yakaladığım mütevazi güzel yazar. Kendisi ve kitaplarıyla tanıştığım için çok mutluyum :). Diğer öykülerini de okumak istediğim yazarlardan. Kendisinin Öneri Makinesi için önerdiği kitabı okumak için buraya alalım: İsahag :Uygar Eskiciyan Önerdi: Jose Saramago - Görmek.

3. Birhan Keskin


Şiir insanı değilimdir çok da okumam bilirsiniz ama Birhan Keskin çok güzel yazıyor. Herkese öneririm onun şiirlerini. Şiir sevdirir o derece :). Ben iki kitabını okudum ve çok sevdim. Yeni yılda da tüm şiirleirni okumak isterim :).

4. Aslı Erdoğan


"Kabuk Adam" ile geç de olsa tanıştığım diğer kitaplarını da yakın zamanda okumak istediğim bir yazar. Kabuk Adam çabuk okunan etkileyici bir romandı. Siz de Aslı Erdoğan hiç okumadıysanız bu kitapla başlayabilirsiniz :).

5. Doris Lessing


"Türkü Söylüyor Otlar" uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı ve bu Nobel ödüllü yazarı okumayı ne kadar da geç kaldığımı anlamamı sağlayan bir kitap da oldu. Bence siz de bu postkolonyal edebiyatın güzel örneklerinden biri olan "Türkü Söylüyor Otlar"'ı  hemen okumalısınız.

6. Sezgin Kaymaz


Çok samimi, içten ve su gibi akıp giden öyküler. Çok sevdim "Bugün Bize Kim Geldi"'yi.  Buraya tıklayarak da detaylı  yorumumu okuyabilirsiniz. Yeni yılda diğer öykülerini de okumak isterim :).

Devamını Oku »

Pazar 6'lısı: 2018'de Okumak İstediğim 6 Kitap

Merhabalar, bilgisayarımın bozuk daha doğrusu ölmüş olmasından kaynaklı yılın bu son günlerinde pek aktif olamıyorum fakat Pazar Altılı temaları bu ay o kadar güzel ki hem bu haftanın hem de paylaşamadığım geçen haftanın temalarını paylaşacağım. Bu haftanın teması en sevdiğim temalardan biri, alışveriş sepeti doldurmak gibi okumak istediğim 6 kitap :). Bu ayın ilk temasında da okumak istediğim kitapları yazdım burada da yazacağım :). Çok zevkli çünkü :). Umarım sizin için okumak da öyledir :).

O kadar çok okumak istediğim kitap var ki ben kategorilendirdim :). Bu sefer de kurgu dışı iki tema belirledim okumak istediklerimden :). Biri Yeni İnsan Yayınevi'nin Ekoloji serisinden kitaplar diğeri ise sinema kitapları :).

Hazır ekoloji kitaplarından bahsetmişken Sinek Sekiz Yayınevi Ajanda ile döndü ve yeni yılda tükenen kitapların baskıları ve yeni kitaplarla geliyor <3. Ajanda siparişimi verdim, kitaplar çıksın tükenmeden hemen hepsini edinme niyetindeyim :).

Yeni İnsan Yayınevi'ni Ekoloji kitapları okumak istediğimden denk geldiğim bir yayınevi. Kendileriyle daha tanışamadık ama yeni yılda çok okumak istediğim bir yayınevi, özellikle ekoloji serisi. Umarım istediğim tüm kitaplarını okurum çünkü baya ilgimi çekiyor konuları :). Okumak istediğim çok kitabı var hatta şuradaki yazımda da Permakültür Bahçeleri'ni okumak istediğimi yazdım bu sefer diğer kitaplardan üç tanesini yazacağım.

Sinema da zaten bildiğiniz gibi ilgi alanım, merakım. Hem izlemeyi hem okumayı çok seviyorum. Bu sene de daha fazla okuyup daha çok blogda yazmak detaylı incelemeler yapmak istiyorum. O yüzden son üç kitabı da sinema alanından seçtim.



Küba'da Sürdürülebilir Kent Tarımı - Sinan Kunt


Küba ilgi çekici bir ülke, gezip görmek istediğim bir ülke :). Zamanında bir belgesel izledim Küba hakkında ve ilgim daha çok arttı. O yüzden bu kitabı da okumak isterim :).

Ekoköy Ithaca - Liz Walker 


Böyle bir deneyimi okumak güzel olacak gibi. Öznel deneyimleri zorlukları ve güzellikleriyle okumak baya ilgimi çekiyor.

Ekoköyler: Yeni Rotamız - Julian Rose 


Ekoköyler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istediğim için merak ettiğim bir kitap :).

Godard Godard'ı Anlatıyor - Jean Luc Godard


Sanırım bu kitaptan daha önce bahsettim (evet baktım bahsetmişim :)) ama Instagram'da hikayelerimi izleyenler fark edecektir bu kitabı aldım ve okumak için sabırsızlanıyorum. Godard'ı çok seviyorum. Godard ve Ben filmi şehrine gelenler kaçırmasın izlesin. Maalesef benim şehrime gelmedi ve gelmeyecek gibi :( ama umarım Başka Sinema ile gelir. Çok merak ediyorum. Ben de o arada kitabımı okur, Godard'ın izlemediğim filmlerini izlerim :).

Almodovar Teoremi - Antoni Casas Ros


Bir diğer sevdiğim yönetmen :). Tam olarak sinema kitabı diyemeyiz belki ama yine de Almodovar var işin içinde :)..

Kitaptan Filme blogu da çok güzel kitap film incelemeleri yapıyor Almodovar demişken. Kendisi de Almodovar sever ve karşılaştırmalı incelemelerini okumak isterseniz ismine tıklayın :). Sadece Almodovar değil birçok kitaptan filme uyarlama yazıyor, Almodovar deyince aklıma geldi :).

Sinema, Benim Memleketim - Fatih Akın


Fatih Akın'ı severim. Bu kitabı da Ezgiciğim önermişti. O önerdikten sonra kitapçıda denk gelince Duvara Karşı filminin anlatıldığı bölümü biraz okuyunca daha da çok okumak istedim. Yakın zamanda alıp okumak isterim :).

Benim bu haftaki kitap seçimlerim bunlardı. Sizin bu kitaplar arasında okumak istedikleriniz var mı? 2018 okuma planlarınız nelerdir? Benimle paylaşın :). Harika bir pazar geçirmeniz dileğiyle, sanatla kalın <3.

Devamını Oku »