8 Nisan 2018 Pazar

Garip Şeyler

2018'in ilk dizisini iki günde bitirdiğime ve son zamanların en çok konuşulan dizilerinden biri olduğuna göre bir iki kelam ben de edeyim ama değil mi :). Evet, Stranger Things'den bahsediyorum :).


İlk sezonu sekiz, ikincisi ise dokuz bölüm süren son zamanların en çok konuşulan dizilerinden Netflix orijinal serisinden Stranger Things'i öncelikle beğendiğimi söylemeliyim. Karakterlerin hepsini sevdiğim nadir dizilerden biri olmayı da başardı. Hepsinin arasından hala favorimi seçmiş değilim, yakın olduklarım olsa da. Sonuçta her karakterin kendine özgü bir hoşluğu var. Her karakterin özellikle ikinci sezonda ayrı ayrı hikayelerini izleyip evlerine konuk olmamız grup olarak da sevdiğim bu çocuklarımızın bireysel olarak da gayet izlenildiğini ve sevildiğini görmek dizinin kalitesini arttırdı. Üçüncü sezonda daha da detaya inilirse güzel olacaktır.


Bizi 80'lere götüren bu dizi, bilim kurgu ve gerilim türünde güzel bir seyirlik sunuyor. Konusu ise 4 kişilik "nerd" ya da "geek" diye tabir edebileceğimiz orta okul öğrenci topluluğunun dünyamızın kötü  bir yansıması paralel evrendeki kötülerle mücadelesi. Gruptan Winona Ryder'ın küçük oğlu kaybolunca üç arkadaş, şerif önderliğinde Winona ve yetişkin tayfa, abi ve abla kategorisinden diğer bir grup ile bu diğer dünyaya açılan kapı kapatılmaya ve kayıp kardeş, oğul ve arkadaş Will kurtarılmaya çalışılır. Bu tanımlanamayan güç ile savaşılırken bir anahtar çocuk ve onun peşindeki bir sürü bilim adamı da bu işe dahil olunca dizimiz kadrosunu tamamlar.

Konusu çok ilginç değil belki ama oyuncuların ve aralarındaki uyum ve tabi ki mizah bu diziyi diğerlerinden ayırıyor ve bölümleri art arda izlemeye başlıyorsunuz. Bir de buna 80'ler modasını eklersek ki benim favorilerim Lucas, Nancy, Barb ve Will'in abisi Jonathan (Charlie Heaton'ın dizi dışı günlük stiline özellikle bakmanız önerilir, daha da güzeldir) olur başka bir yönden de izleyiciyi memnun ediyor ve seksenler ruhunu buram buram özellikle Steve, Bill ve Will  karakterleriyle hissediyoruz :). Diziyi neredeyse bir saat boyunca temposunu düşürmeden izlememizi kolaylaştıran playlistini de unutmamak lazım.



Baş rolünde 5 yeni kadroyla 6 çocuğumuzun dedektifçilik oynadığı bu bilim kurgu fantastik diziyi özellikle türü sevenlerin kaçırmadığına eminim. İnsanın aklına "Buffy the Wampire Slayer" ya da benzerleri gelmiyor değil. Okulda geçen açıklanamayan gizli bir dünya konusunu işleyen bu dizi bir nevi uzun zamandır özlenilen bir açığı da kapatıyor aslında ve 80'ler 90'lardan gelen bilim kurgu sever kitlesini de ayrı bir etkiliyor sanırım. Sonuç olarak her sezon daha da garip olacağı vaadini bize veren bu dizinin biz de merakla 3. sezonunu ve bu artarak devam eden grubumuzun yeni maceralarını izlemeyi sabırsızlıkla bekliyoruz :).

20 yorum:

  1. Benim gibi 80'ler-90'lar sevdalıları hiç düşünmesin başlasın bu diziye derim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dimi, o dönem severler için ayrıca ilgi çeken bir dizi :).

      Sil
  2. Konusu çok sarmadı ama 90 lar denince akan sular duruyor benim için 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikayesi çok ilginç değil ama kendini izlettiren güzel bir dönem dizisi, 80'lerde geçiyor ve diziye ayrı bir hava katıyor :).

      Sil
  3. Bizim yeğenler sever bunu.Onlara söyleyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de çoktan izlemişlerdir, ben geç kaldım sayılır 😂

      Sil
  4. ilk bölümde bıraktım ben bu diziyi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha, ben de La Casa De Papel'i iki bölüm sonra bıraktım :). Sen izlemiş miydin?

      Sil
    2. Yok baslamadim herkes bir anda saldirinca sogudum

      Sil
    3. Heheh, aynı şeyi ben de Breaking Bad'e yaptım da yıllar sonra izledimdi, hala bitirilecek bir 5. Sezon var gerçi :). Güzeldi ama La Casa De Papel'e de çok konuşuluyor bir fikrim olsun diye bakayım dedim de açmadı iki bölüm bittikten sonra tesadüfen bir paradosini izleyip sonunu da görünce ammann deyip bıraktım zaten ısınamamıştım :). Sen seviyor muydun diye merak ettim o yüzden :).

      Sil
    4. Ayy breaking bad benim en sevdigim dizi❤

      Sil
    5. Güzel dizi ama çok iyi dizi :).

      Sil
  5. Artık netflix alıcam şart oldu 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Netflix'te güzel şeyler oluyor ama daha almadım ben de :).

      Sil
  6. Bir de senin kaleminden dinlemek enfes oldu tatlım benim :) Kıyafetli görsellere bayıldım, dizideki kıyafetler tam benlik stil olarak.
    Ama dustin nasıl evlatlığım? sevdin mi ?
    Saç yapma hikayesi çok tatlı değil mi ?

    Kocaman sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler ezgissimom <3. Dimi, kıyafetler efsane, bayılıyorum o bomberlara, fitilli ceketlere, mom jeanslere; görsel hatta vintage şölen :).

      Yani senin evlatlığın resmen mutluluk sebebi, o ağlayınca ben de ağlıyorum gülünce gülüyorum. Böyle bir sevimlilik <3

      Sil
  7. Son zamanlarda severek izlediğim iki diziden biri. Diğerini de dün izledim La Casa de Papel. Sanırım diziden çok uzun bir filme benzemelerini ve tam kıvamında heyecan ve gerilimi sevdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harika bir yorum yapmışsın neden sevdiğine dair :). La Casa De Papel ile ben anlaşamadım ikinci bölümden sonra bıraktım lakin Stranger Things'in yeni sezonunu izlemek isterim :).

      Senin Film Festivalinden paylaşımların asıl çok güzel, ben de ağzım sulanarak uzaktan bakıyorum gidenlere ve yorumlarına :).

      Sil
  8. İlk sezonunu bir günde izlemiş, ikinci sezona geçmeden biraz ara vermek istemiştim Henüz izlemedim. Çok iyi değil ama bir çekiciliği olduğu kesin. Kendini izletiyor. Çocuk oyuncular ilk bölüm bana çok farklı gelmişti, bölümler ilerledikçe hepsine alıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de iki sezonu iki günde bitiriverdim, izlettiriyor kendini :). Çocuk oyuncular bence dizinin sevilmesinin en büyük kaynağı :).

      Sil