stephan zweig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stephan zweig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2016 Pazar

Bir Yayınevi Beş Yazar/Kitap (İş Bankası Kültür Yayınları)

Merhaba arkadaşlar, bomba gibi bir geri dönüşten sonra yine bomba gibi yazılarla geri döndüm. Bomba gibi geri dönüş için tıkla :). Uzun bir aradan sonra ilk öneri listemi başlıktan da anlaşıldığı üzere artık sevginizden emin olduğum ve ilginizden yorum olsun, tıklanma olsun çok çok mutlu olduğum bu bölümle başlamak istiyorum. Sıradaki yayınevi Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. Kendileri klasiklerin vazgeçilmez adresi olan ve güzel çevirileri ve kapaklarıyla bizi sevindiren yayınevlerinden.  Benimde seçimlerim sizin hep aşina olduğunuz kitaplardan oldu çünkü kesinlikle bu kitaplar  herkes tarafından okunmasını istediğim kitaplar. Bence siz de hala okumadıysanız ve çekiniyorsanız hiç çekinmeyin ve hemen alıp okuyun. Kendimden biliyorum bazen çok yorum görmek, yorum olmasa bile fazlaca adlarını görmek bile sizi soğutup okumadan ön yargı oluşturabilir ama gelin biz hep beraber bu ön yargılarımızı kıralım ve ufaktan kitaplara bir giriş yapalım. Bu sefer fotoğrafların hepsi benim tarafımdan çekilmiştir J. Yakında konseptleri arttırıp güzel fotoğraflar çekerek buraları şenlendireyim istiyorum ne dersiniz?

Bunun dışında ben bir iki kere mağazasına gittim ve eğer arada yakalarsanız sadece iş bankası kartı olanlara değil herkese indirim yapıyorlar. Bu fırsatlar klasikleri okumak için güzel bir fırsat oluyor. Yine online alışverişlerde indirimleri takip ederek de kitapları indirimli alıp ayırdığınız bütçeyle daha fazla kitap alabilirsiniz J. Aynı benim sürekli daha fazla kitap almak için yaptığım gibi J. Gelelim sizlere önerdiğim klasiklere J.




1.       Satranç – Stephan Zweig



İncecik ama çok etkileyici bir kitap. Eminim ki bu kitabı okuyan birçok blog arkadaşımın yayınlarına yorum yapmışımdır. Yorum alıp burayı okuyanlar el kaldırsın J. Zaten kitap ince ufak ufak ayrıntı verip iyice tadını kaçırmak istemediğimden siz kesinlikle alın okuyun canım okuyucularım. Bana gelirsek ben çoktan okunacak listeme diğer kitaplarını ekledim.

2.       Sineklerin Tanrısı – William Golding




Bir çocuk kitabının distopyası olarak yazılmış müthiş bir roman. Ağzınız açık kalarak okuyacaksınız. Ben okurken çok etkilendim. Distopya da sevdiğim bir tür olduğundan dolayı da beni ekstra memnun etti. Filmi de güzelmiş biliyorum çok duydum ama cesaret edip izleyebilir miyim bilmiyorum. Eminim bir gün izlerim belki de yakın zamanda fakat şu aralar hayır J. Yalnız kitabın sonlarına doğru bir cümle var ki beni yine derinden etkiledi ama söylemek istemiyorum tadı kaçmasın. Lakin şunu söylesem pek de büyü bozulmaz;

“Biliyorum. Çok hoştu herhalde. Tıpkı Mercan Adası kitabı gibi.”

İşte distopyamızın kaynağı bu kitaptır. Dayanamadım yine alıntı verdim ama dediğim yeri yazmadım yine de J.

3.       Otomatik Portakal – Anthony Burgess




Yine bir distopya hem de en şiddetlisinden. Yine filmi olan kitaplardan hem de Kubrick amcamızdan. Ve ben kitabı geç okuduğum gibi filmi izlemeye hala cesaret edemiyorum. Hayır, kitabın şiddeti yetmezmiş gibi bir de Kubrick’ten izleyip psikolojimin iyiden iyiye bozulmasından korkuyorum. Kişisel korkularımı bitirip kitaba dönecek olursam, etkileyici ve çarpıcı bir kitap. Okuması kolay değil. Şahsen ben metroda okuduğumda eminim çeşitli yüz ifadelerimle kitap hakkında gerekli fikri bana olur da o an bakan varsa verdim. Sonrasında hep kapalı mekanlarda okudum sanırım zaten hemen de bitti. Bu kadar sayıp sayıp yine de öneriyor muyum? Kesinlikle, alın okuyun.

4.       Vahşetin Çağrısı - Jack London




Yani ben bu yayınevinden töbebillah iyi bir şey okumamışım. Hep bir acı hep bir hüzün. Valla yazarken benim içim çıktı siz okurken ne düşüneceksiniz merak ediyorum. Ara vererek yazdım öyle diyeyim. Neyse kendine gel, sen ciddi bir kültür sanat blogusun. Şimdi bu romanda natüralizm akımının özelliklerini ve bundan kaynaklı Darwin’in ‘survival of the fittist’ını yani en güçlü olanın hayatta kalmasını somut şekilde görmek mümkün. Bir köpeğin gözünden bize aktarılan hikayede London’ın usta anlatımını güzel bir çeviriyle okumak isterseniz bu kitabı alın, okuyun sevgili elit okuyucularım. Siz bu yorumları okurken ben de elitliğime elitlik katarak ne kadar sanat filmi varsa izleyip yukarıdaki yazımı telafi edecek bunu düşünmeme sebep beyin fonksiyonlarımı yeniden komuta etmeme yardım edecek filmlere kendimi adarken sizlere huzurlu günler diliyorum. Sağlıcakla kalın J.

5.       Muhteşem Gatsby – Scott F. Fitzgerald




Yukarıda yetirince saçmaladığımı düşünüp yeni önerime geçiyorum fakat sanmayın biraz daha umut dolu bir kitap olacak. Tabi ki hayır. Bu kitapta dönemin Amerika’sındaki gösterişi ve şaşalı hayatın aslında ne kadar içi boş olduğu anlatılıyor. Bu yorum benim değil bir kitapta okudum hatta siz de eminim birçok yerde görmüşsünüzdür hele ki biraz Amerikan Tarihi'ne aşinaysanız. Zamanında aldığım kısacık Amerikan Tarihi dersinde bu dönemin anlatılışına denk gelmiştim. Onun dışında bu kitaba yine çok sevdiğim bir teorilerin anlatıldığı kitapta örnek olarak seçilen romandı bundan dolayı bu kitap yapı bozuma mı uğramadı, yapısalcılığa mı maruz kalmadı, psikanalitik olarak incelenmedi mi J, baya irdelendi kitap anlayacağınız. Neyse ben yine daldım anılarıma. Güzel kitap ya alın okuyun. Yine filmi var ve sormanıza gerek yok izlemedim.
Sizin de bu yayınevinden önerdikleriniz var mı? Varsa yorum olarak yazın yeni yazarlar keşfedelim nasıl olur? Güzel güzel J. Kendinize iyi davranın, mutlu kalın.