dizi listeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi listeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2017 Pazar

Leyla ile Mecnun vs Şevkat Yerimdar

Merhabalar :). Başlıktan da anlaşıldığı üzere bir yanda yayınladığı dönemde takım kursa taraftarı hazır, aday olsa muhtarlık seçiminde birinci olacağı kesin gençlerin kalbini kazanmış hala hatırlanan severek izlenen bir dizi, diğer yanda filmden diziye uyarlanan ve şu aralar ekranlarda komedi dizisi olarak hayatına başarıyla devam eden bir dizi. Şevkat Yerimdar henüz yeni ama bir hayran kitlesi oluşturduğu kesin. Önceden ön yargılı olduğum baş karakteri de itici bulmamdan kaynaklı sağ olsun kanalın sürekli diziyi gözümüze sokmasıyla yani Şevkat Yerimdar'ı izlememle diziyi ön yargılarımı kırıp sevdim. Leyla ile Mecnun dizisiyle benzerliklerini fark etmem beni bu yazıyı itti. Bu iki dizinin gözden kaçmayacak birçok ortak noktası var. Şimdiden belirteyim ki film değil Şevkat Yerimdar'ın dizisi ile L&M'in bir karşılaştırması olacak. Gelin bakalım bu televizyonda kendine yer edinmiş bu iki dizinin ortak özelliklerine.



Dizileri bilmeyenler için kısa bir özet geçersek;

Leyla ile Mecnun; Leyla ile Mecnun birbirine aşık iki gençtir. Onların bir araya gelmesini engelleyen dünyaya karşı onlar yine de bu engelleri aşıp beraber mutlu olmak ister biz de Mecnun'un mahalleden arkadaşları, ailesi, dedesi ile güzel bir komedi izleriz.

Şevkat Yerimdar; Şevkat, asabi öfkeli mahallenin yağız delikanlısıdır. Sert görünüşünün altında yumuşak bir kalbi vardır. İnsanlara yardım eden haksızlığa gelemeyen türünün son örneğidir. Esin ile olan arkadaşlıkları aşka dönüşürken Şevkat'in yaşadığı ve çalıştığı mahallede bize yine güzel bir komedi sunarlar.

1. Mahalle Dizisi


Bu iki dizinin muhtemelen en belirgin özelliği ve başarılı olmasının sebebi mahalle dizileri olması ve bunu iyi anlatması. İki dizinin mekanı da çeşitli yan karakterlerin bulunduğu ve bu karakterlerin başarıyla hayata geçmesi bu dizileri başarılı kılıyor. Komşuluk ilişkileri, küçük esnaflar, kavga etseler de en küçük bir sorunda hemen birlik olan bu karakterler o özlenilen birlik duygusunu güzel ekrana taşıyorlar.



2. Başarılı yan karakterler


Mahalle dizisi olmasından kaynaklı başarıyla hayata geçirilen yan karakterlerin kendi hikayelerinin olmasının dizinin komedi unsuruna büyük katkıları var. Şevkat Yerimdar'da daha yeni yeni alışılmaya başlanılan ve yavaş yavaş tanıyıp sevmeye başladığımız bu yan karakterler, L&M'de ise 3 sezon sonunda artık başlı başına dizinin asıl konusunun yanında aranılan ve kendi hayran kitlesini oluşturan bir konuma gelmiştir. Hani dizi yapsalar izlenir kıvamında dizinin hikayesini zenginleştirip diziyi daha da izlenilir kılan unsurlar. ŞY yeni olsa da daha şimdiden bazı karakterler çıksa da daha çok izlesek diyoruz. Bunun en büyük payı tabi ki iki dizide de bu yan karakterleri canlandıran usta tiyatroculardır.

3. Zengin Kız - Fakir Oğlan


İki hikayenin de asıl konusu zengin kız ile fakir oğlanın maceralarla dolu aşkıdır aslında. Şevkat asabi sinirli ama özünde yufka yürekli bir insandır. Kendi yetiştirdiği tavuklardan aldığı yumurtalarla geçimini sağladığı bir dükkanı vardır. sevdiği kız ise babadan zengin idealleri olan bir kızdır. Mecnun ise yaşına rağmen hala açık öğretimde okuyan babasının taksicilikle geçimini sağladığı bir gençtir. Leyla ise  özel üniversitede okuyan aklı bir karış havada genç bir kızdır. İkisinin de ortak özelliği ise aşklarının hiçbir sosyal sınıfı tanımaması ve birbirlerini çok sevmeleridir.


4. Kötü Çocuk (zengin kızın zengin eski sevgilisi)


İleri de kendine özel bir maddesi olan bu zengin parayla her şeyi satın alabileceğini düşünen yenilmeyi kabul etmeyen dizinin kötü çocukları esas kızın eski sevgileridir. Esas kızın çoktan unuttuğu bu karakterler esas oğlan ile yeni bir hayat kurmak isteyen esas kızımızın hayatından çıkmak istemeyen ve kızın gönlünü kapmak için bu iki dizide de bu eski sevgililer ellerinden geleni ardına koymazlar.




5. Zengin kız ve onun yakın iki arkadaşı


Esas kızlarımız; Leyla ve Esin'in yakın arkadaşları, kızımıza akıl veren zaman zaman haberci görevleriyle de karşımıza çıkan bu yan karakterler iki dizide de görevlerini yani esas kızımıza desteklerini  başarıyla gerçekleştirirler.

6. Mahalle Esnafı


İki dizide de mahallenin vazgeçilmezi küçük esnaftır. ŞY'de manavın, yumurtacının, çaycının, tesisatçının, tuhafiyecinin mahallenin küçük esnafını temsil ederken; L&M'de ise bakkal dükkanı, mahallenin taksicisi, lastikçisi derken mahallenin ruhunu bozan her şeyi bulabildiğimiz market anlayışından uzaktır.


7. Kireçburnu - Balat


Dizide adı sık sık geçen hayali değil gerçek mahallede geçen bu dizilerde de bu semtlerin adı da sık sık geçer. Kireçburnu'nun zamanında (misal ben) bu kadar ziyaretçi alması adı geçince aklımıza hemen L&M'in gelmesi tesadüf değil. Şevkat Yerimdar da bu izlekte ilerliyor ve zaten yükşelişte olan bu semtin yakında bu diziyle daha da ön plana çıkacağı aşikar :). (Yalnız adı geçiyor ama plato mu gerçekten orada mı çekiliyor emin değilim)


8. Beşik Kertmesi


Diziler de iki çift de yetişkinlikte aşık olsalar da aslında daha bebekken "kaderleri" ortak çizilmiş ve beşik kertmesi ile birbirlerine bağlanmışlardır. Bu olay da aşklarına ilahi bir boyut ekler ve kader algısını bu aşklarına destek yapıp bu aşkı pekiştirir.



9. Eskiye olan düşkünlük/özlem


Mahalle dizileri olması bu duyguyu aslında bize zaten yansıtır. Bu özlem aynı zamanda beraberinde birlik, beraberlik, dostluk, sevgi, hepsi için bir olma, paylaşma, çok kültürlülük gibi o unutulan duyguları bize hatırlatır.

10. Mecnun - Şevkat


Gelelim esas oğlanlarımıza :). Mecnun hala açık öğretimde okuyan işsiz daha çok hayal dünyasında yaşayan mahallenin haylaz çocuğu hayalperest bir gençtir. Şevkat ise daha olgun ayakları yere basan işinde gücünde sorumluluk sahibi yardım elini esirgemeyen güvenilir mahallenin abisi kabına sığmaz yağız delikanlısıdır. İkisinin de ortak özelliği sevgililerini çok sevmeleri ve onlar için her şeyi göğüslemeleridir. İkisi de mahallenin sevilen isimleridir.

11. Leyla - Esin


Bu iki zengin kızımız babadan zengin olsalar da gönülleri daha zengindir. Aşkları için her şeyi göze alır, tüm zorluklarla başa çıkarlar. Leyla özel bir üniversitede İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisidir. Esin ise Avrupa'da yaşamış idealleri olan sanat aşığı ressam ve heykeltıraştır. İki kızımız da sanata düşkün bu konuda çalışkan insanlardır. Güzel olmalarının yanı sıra çevreleri tarafından da sevilirler.

12. Arda - Bora


Dizilerimizin kötü çocukları. İkisi de zengin, kendilerinde her hakkı gören babalarının şımarık çocuklarıdır. Arda dizide babasının yardımıyla kurnazlık yapan biraz daha saf salak tabiri caizse bir karakterken Bora ise daha kurnaz, iş bilen ve esas kızı kapmak için elinden geleni ardına koymayan bir karakterdir. İkisi de sadakatsiz ama yine de şımarık çocuk misali sırf istediklerini elde etmek için kötülük yaparlar. Onlar için aşk ve sevgi gibi duygulardan önce kazanma hırs duyguları ön plandadır. Hele ki esas oğlanlar kendilerin maddi anlamda daha az gelirliyse onlara karşı kaybetmeyi asla kabul etmezler.

13. Erdal Baggal - Cuma


Erdal Bakkal dizide başlarken daha farklı bir boyuttayken sonra aldı başını gitti. Cengiz Bozkurt'un başarılı bu kurnaz para düşkünü bakkal tiplemesi herkes tarafından gıcık olunsa da çok sevildi. ŞY'de ise benzer karakter özellikleri göstermeleri dışında Murat Akkoyunlu gibi başarılı bir oyuncu tarafından canlandırılan Cuma karakteri de Erdal Bakkal gibi kurnaz, iş bilen, çıkarcı bir karakterdir. Yine güzel bir oyun oynayan Akkoyunlu'nun da bu karakterinin yolu bence Erdal Bakkal kadar açık :).



14. Ak Sakallı Dede - Nico


Dizilerin bilge karakterleridir. Özlü bilgiç sözleriyle dizinin bu bilge karakterleri sözleri ilk başta pek anlaşılmasa da dizi boyunca bu sözlerin kıssadan hissesini izleriz. İki karakter de esas oğlana yardım amaçlı fikir veren bir nevi ermiş kişilerdir.

15. Kaan - Miço


Kaan ilkokul öğrencisi geleceği parlak, yeniliklere açık, zehir gibi bir çocuktur, Mecnun'un da yakın arkadaşıdır. Miço ise Şevkat'in kurnaz çırağı, günümüz sosyal medya gençliğinin katıksız bir örneğidir. Bu iki karakter de esas oğlanın yanında güzel bir komedi sunarlar. Kaan, Erdal bakkalın yanında Miço ise Şevkat'in dükkanında çıraklık yapar.

16. İsmail Abi - İsmail


Adları da aynı olan bu iki karakter de iş bulmakta oldukça zorluk çeker. İsmail Abi'nin dedesi, babası, halası alanlarında uzman kişilerken; İsmail ise bir bağlama çalan bir türkücüdür. Bir türlü istedikleri işi bulamayan bu karakterlerden İsmail abi sürekli iş değiştirirken İsmail Şevkat'in yardımıyla ilk bölümde tesisatçı Cuma'nın yanında kalıcı bir iş bulur. Aynı zamanda mahalleye yeni taşınan Tezene'nin de sevgilisidir.

17. Beşiktaş


İşte iki dizide de oldukça yer alan bir takım Beşiktaş. Ana karakterler babadan koyu Beşiktaşlıdır. Onlar ne sevdalarından ne de Beşiktaş aşklarından vazgeçerler. Bu takımla özdeşleşen bir sevdaları vardır onların siyah beyaz film gibi severler, kaybetse de kanser de etse ne Beşiktaş'tan ne de sevdalarından vazgeçerler. Şevkat'in öyle koyu Beşiktaşlıdır ki horozunun adı Amokachidir. L&M'de ise Beşiktaş muhabbeti asla bitmez :).

Birkaç replik paylaşayım da gönlümüz şenlensin :).

Mecnun: Kaybetmekten korksak Beşiktaş'ı tutmazdık!

İskender: Beşiktaş'ı tutuyorum ve hala kanser olmadım.

İskender'in peri kızından istediği dilek Beşiktaş'ın şampiyonluğudur ama perinin cevabı ile yıkılır;

Peri: Maalesef bu dileği ben bile gerçekleştiremem.

Tabi o zamanlar Beşiktaş şampiyon olmamış :). Şimdi ise Şevkat yolda bulduğu bebeğin adını Atiba koyar ve dizide bol bol kazanılan maçların tadını çıkarır :).

Dipnot: Merak edenleriniz varsa ben de anadan Beşiktaşlıyım. Bu sezona kadar yalnızca ismen takım tutsam da bu sene birçok şey değişti, ilk on biri sayıp transfer sürecini takip eden bir takipçi oldum, taraftar olmak için daha yolum var, bu ilgim geçmezse :).

18. Mecnun ve Şevkat'in Telefonları


Tabi ki bunu gülelim diye koydum :). İkisi de teknolojiden uzak, saf karakterlerdir ve son model telefonla işleri olmaz :). Mecnun'un Ferdi Tayfur Fadime'nin düğünü polifonik telefon zili ile Şevkat'in tuşlu telefonu gösterişe değil sadeliğe basit yaşama verdikleri önemin bir göstergesidir :).

Sonuç olarak;

Dizinin ortak özellikleri bunlar. Karakter, hikaye ve mekan açısından oldukça benzerlik gösteren bu iki dizide L&M'da daha fantastik ögelerle beslenen postmodern bir anlatım ile absürt bir komedi hakimken; ŞY'de daha yeşilçam tarzı gerçekçi klasik bir anlatım vardır. Buna rağmen absürt bir komedi anlayışı olduğunu söylemek de yanlış olmaz. L&M gündem konularını inceden eleştirirken (en basitinden bakınız Beşiktaş yorumları) ŞY'de daha suya sabuna dokunmayan bir eleştiri hakim. L&M'de aşk hikayesi daha ön planda ve onların aşkları için dünyayı karşılarına almaları işlenirken, ŞY'de Şevkat'in maceraları daha ön plandadır. Yoksula elini uzatan, haksızlığa gelemeyen hastalık derecesinde adalet duygusu olan oldukça öfkeli Şevkat'in tepkisi her zaman haksızlığa adaletsizliğedir. Mecnun'un derdi ise Leyla'sına kavuşmaktır. Leyla'nın babası kızının Mecnun ile birlikteliğine tamamen karşıyken Esin'in babası kızını Şevkat'e emanet eder. Ona öyle güvenir.

Şevkat Yerimdar filmi hakkında da biraz konuşmam gerekirse Şevkat Yerimdar'ı canlandıran Özgüncan Çevik bana itici gelen bir oyuncu idi. Hatta filminin fragmanını gördüğümde hiç beğenmemiştim. Filmi izledim ve dizi filmden bin kat daha iyi söyleyeyim. Filmde birkaç yerde bana Recep İvedik'i anımsatsa da temel farklılıkları var. Lakin dizide daha güzel daha şahsına münhasır bir karakter çıkartmışlar ortaya. Dizi de kendisine ısınınca biraz araştırdım ve meğersem ödüllü Ankaralı bir tiyatro oyuncusuymuş <3. Fahri Ankaralı olduğumu bilmeyen vardır belki söyleyeyim bir anda daha çok sevdim ve o sert görünüşün altında güzel bir oyun sergilediğini dizide söyleyebilirim. Benim gibi ön yargılı olmayın yani :). Buna rağmen dizide yine de karakter şiddete eğilimli olmasa daha iyi olurdu bir de Polat Alemdar yüzüğü takmasa.

Film tabi ki daha yüzeysel ve yan karakterler bu kadar ön planda değil lakin fikir aynı. İyi ki diziye uyarlamışlar ortalama bir filmden başarılı bir dizi çıkmış yoksa ben yine eskisi gibi düşünmeye devam edecektim. Diziyi severseniz filme bakın ama dizi daha detaylı ve komik söyleyeyim.

Tekrardan diziye geçersek Şevkat Yerimdar'da Neşet Ertaş'a saygı çok güzel ince bir detay var ayrıca bahsetmek isterim. Mazlum Çimen'in oynadığı Bozkır karakterinin kızının adı da Tezene'dir. Buradan selam olsun o güzel insana, bozkırın tezenesine <3.

İki dizi bu benzerlik ve farklılıklarına rağmen bize güzel bir mahalle komedisi sunuyor. Benim için Leyla ile Mecnun'un yeri ayrıdır ve onun gibi bir dizi zor gelir. Belki aynı kadro yine aynı işi yapsa böyle bir enerji tutturamazlar fakat bir dönem gençliğini ciddi etkiledi ve hala açıp gülerek izleyebileceğimiz başarılı kült bir dizi bıraktılar bize. Şevkat Yerimdar, Leyla ile Mecnun kadar kendisine güzel bir yer edinir, kalıcılık sağlar mı yoksa yaz dizisi olarak mı kalır bilinmez fakat bu tatta dizi izlemeyi severler için Leyla ile Mecnun kadar olmasa da güzel bir komedi sunuyor. Diziye birçok eleştiri geliyor okuyorum, bazılarına da katılıyorum (daha çok dikkat edilmesi gereken hikaye bütünlüğü ve karakter yazımı gibi) ama yine de kötü bir dizi olduğunu düşünmüyorum. Sonuç olarak Leyla ile Mecnun severler bu diziye bir göz atabilirler, bu yaz günlerinde bize güzel bir seyirlik sunan bu dizi bir şansı hak ediyor bence :).

28 Mayıs 2017 Pazar

Yazınıza Renk Katacak 10 Mini Dizi

Bu yaz tatile gidemiyor musunuz? Arkadaşlarınızın deniz kum güneş fotoğraflarını beğenmekten sıkıldınız mı? Herkes gezerken siz çalışmak zorunda mısınız? Üzülmeyin! Öneri Makinesi ayağınıza geldi, yazın ne yapacağım derdine son. Sıkıntınızı giderecek 10 farklı tarif burada. Tükenmeden alın :).

Merhabalar, her yazıya böyle halı, kilim, paspas ayağınıza geldi; yolluklarınıza overlok yapılır tarzında giriş yapsam nasıl olur? Bu kadar goygoy yeter siz de diyorsanız konumuza dönelim :). Biliyorsunuz ki yaz geldi ve bizim için güzel de bir tema izleyip okumak için. Yazı siz de evde veya çalışarak geçireceksiniz ya da tatile daha çok varsa günlerinizi bir nebze olsun güzelleştirecek, size evde olduğunuzu unutturacak 10 mini/midi dizi önermek isterim :). Yine yukarıdaki yazıya benzedi insan moda girdi mi çıkamıyor herhalde :). Mini diziler yaz için ayriyeten biçilmiş kaftan. Hem sizi sıkmadan hem de film tadında az bölümlü sezonlarıyla fazla zamanınızı da almadan güzel vakit geçirmenizi sağlıyor. Hele ki sonunda ne oluyor ya da ben uzun uzun dizi izleyemiyorum diyenlerdenseniz sonu için çok da fazla beklemeniz gerekmeyecek (eğer bir Sherlock değilse:)). Bir başladınız mı diğer bölüme geçmek için çok beklemeyeceğiniz işte güzel mi güzel on dizi.

1. The Night of (2016)



Polisiye türünde güzel sürükleyici bir yeniden yapım. Geceyi birlikte geçirdiği  kızın vahşice öldürülmesinden suçlanan üniversite öğrencisi Nasir'in mahkeme sürecini, ailesini, hapisteki yaşamını ve toplumun ön yargılarını izleriz; ayrıntılı yorumumu şuradan okuyabilirsiniz. Bir başladınız mı bırakamayacağız dokuz bölümden oluşan bu diziyi özellikle türü sevenlere öneririm :).

2. Big Little Lies (2016)



Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Alexander Skarsgard, Shailene Woodley gibi film yıldızlarından oluşan kadrosuyla sizi çekecek bu mini dizi bir kitap uyarlaması. 3 farklı kadının yaşam mücadelesini ve her gün nasıl sorunlarla boğuştuklarını anlatan bu dizi sizi etkisi altına alması uzun sürmezken, güzel şarkıları ve manzarasıyla da büyülemeyi ihmal etmeyecek :). Bu açıklama bana yetmez biraz daha bilgi ver diyorsanız burada daha fazlasını bulabilirsiniz :).

3. Feud (2017)



60'lar Hollywood'una gidiyoruz. "What Ever Happened to Baby Jane" filminin yapım sürecine. Dönemin iki rakibi Joan Crawford ve Bette Davis'in entrikalarla dolu film sürecini, geçmişle hesaplaşmalarını, nasıl şirketler ve yönetmenler tarafından kullanıldıklarını anlatan bu dizi sizi sekiz bölümüyle Hollywood'un diğer yüzlerini ve kadının yerini bir kez daha düşündürecek. Siz bu bölümlerle dizinin keyfini sürerken biz de ikinci sezonun başlaması için sabırsızca beklerken sizin için yanımızda yeriniz hazır olacak :). İncelemesi için sizi buraya alalım.

4. And Then There Were None (2015)



Agatha Christie'nin "On Küçük Zenci" romanını bilmeyeniniz yoktur. İşte o filmin BBC tarafından birebir uyarlanmış bu mini dizisi gerilim türünü sevenler için biçilmiş kaftan. Issız bir adada çeşitli yerlerden çeşitli sebeplerle çağrılmış on farklı kişinin tek bir ortak noktası vardır. Bu ortak nokta onları bu ıssız adadaki malikaneye hapseder ve unutmak istedikleri geçmişleri ile yüzleşmek zorunda kalırlar. Özellikle kitabı okumadıysanız soluksuz izleyeceğiniz bu dizi hakkında detaylı yorumum için tıktık.

5. 13 Reasons Why (2017)



Sonunda kız ölüyor. İşte sonu bildiğimiz bir hikayeyi bize ölen kızın gözünden anlatan bu dizi lisede geçse de sadece genç kesime hitap etmiyor. Neler olup bittiğini merak edip başrol Clay'in aksine art arda izleyeceksiniz. Her bölüm en az bir şarkı keşfiyle de sizi mutlu eden dizilerden. Detaylı yorumum şurada ve dizide hikayede eleştirdiğim bir kısım vardı o da Clay'in tek tek kasetleri dinlemesi ve hesap sorması ama kitaptan uyarlama bu dizide kitapta gerçekten bir günde dinliyormuş. O yüzden siz de bu noktaya takılırsanız orijinalinin öyle olduğunu bilip dizinin tadını çıkarın :).

6. Sherlock (2010-)



Bitti mi bitmedi mi derken biz Sherlock severlerin "bitmedi"'ye olan inancımızla sizlere bu diziyi öneriyorum. Psikopat değil sosyopat; aşırı zeki bunun getirdiği ukalıkla sözünü sakınmayan modern zamanın Sherlock'una bir şans verin :). Sizi hem güldürecek hem de cinayet çözecek. Bir de ezeli düşmanı kendisi kadar zeki azılı suçlu Moriarty ile olan kapışması var ki sizi daha da diziye bağlayacak. İzlediyseniz burada, şurada ve orada son sezonu yorumladım. Eğer hala izlemediyseniz şanslısınız çünkü bir sezon için iki yıl beklemediniz, keyfini çıkarın :).

7. Black Mirror (2011-)



2 sezonla bitti derken gelen taleplere kayıtsız kalmayıp 3. sezonu da yayınlayan her bölümü birbirinden bağımsız, farklı yönetmenler tarafından çekilmiş bu bilim kurgu dizisini türü sevmeseniz bile çok seveceğinize eminim. Her bölümüyle ağzınızı açık bırakan yok artık dedirten bir dizi. Size farklı bir bakış açısı kazandırıp distopik bir geleceği önünüze seren bu dizi izlemeye değer.

8. The Night Manager (2016)



İki İngiliz beyinin; Hugh Laurie ve Tom Hiddleston, köstebek tarzı bir filmde izlemeyi istiyor, ajan filmlerine de meraklıysanız bu dizi tam size göre. Altı bölümden oluşan yardım adı altında silah kaçakçılığı yapan bir adamı yakalamak için yakınına atanan bir gece müdürünün nasıl ajana dönüştüğünü izliyoruz. Senaryosu sizi şaşırtmasa da art arda izleyebileceğiniz keyifli bölümleri var ve dizinin küçük bir bölümü de İstanbul'da geçiyor.

9. Dead Set (2008)



BBG evini hatırlamayan yoktur herhalde, Öykü Serter'in sunumuyla hayatımızı bir girdi ve senelerce kaç sezon yapıldı. Yarışmacılar dışarıdan kameraların önünde yaşamaya devam ettiler. Onlar içerideyken dışarıdan nasıl göründüklerini düşünürken hiçbir sezonda dünyamız zombi istilasına maruz kalmamıştı. İngiltere'de yayınlanan BBG evinde (BigBrotherHouse) büyük elemede yapımcısının hiç istemediği bir şey olur ve yayın saatleri yerine ana haber bülteni girme ihtimali haberi gelir. Haberi kaynağı ya da nedeni sorgulanmazken ne olduğunu anlamadan stüdyoda virüsün yayılmasıyla işle evde de biraz değişecektir. Bu tarz programlara hafiften dokundurup eğlendirirken zombi saldırılarıyla ve trajik dönüşümlerle 45 dakikalık üç bölümle yerinizden kalkamayacaksınız.

10. Dekalog (1989-1990)



En güzelini sona sakladım çünkü ünlü yönetmen Krzysztof Kieslowski'nin bu on bölümlük dizisi şahane. Filmlerini de eminim izlemişsinizdir ya da duymuşsunuzdur. Sinemayla ilgili olanlar için filmleri ders niteliğinde. Bu her bölümü 10 emri işleyen serisi zamansız. Sizi etkileyen hikayeler ve düşünmenizi tetikleyen sorularla dolu. Her bölümü ayrı bir sanat filmi olan bu diziyi özellikle sinema severler es geçmesin :).

10 dizilik önerimizin sonuna geldik, diziler süreyi kısaltıp kaliteyi arttırdıkça bu seri de devam edecektir :). Alınan tepkiler güzel olmuş ki mini diziler 2017'de de bu yükselişine devam edecek gibi. Ben bu durumdan gayet memnunum. Bu yükselişten çokça güzel şeyler izleyeceğiz gibi :).

Bu mini dizi önerilerinden izledikleriniz var mı? Hangilerini gözünüze kestirdiniz? Yorumlarınızı bekliyorum :).

Küçük bir hatırlatma; sağ taraftan anketime katılabilirsiniz :).

10 Nisan 2017 Pazartesi

İki Mini Dizi (And There Were None + The Night Of)

Merhabalar, genelde dizi yorumu yapmıyorum ama artık yavaş yavaş başlayacağım :). Ben çok dizi izleyen bir insandım ama son zamanlarda filmlerle daha çok haşır neşir olup dizileri bir kenarda bekletiyor sadece birkaç devam eden dizimi usulca takip ediyordum. Severek takip ettiğim iki blogda üst üste iki mini dizi önerisine denk geldim ve hemen izledim. İkisi de polisiye, gerilim biri çok sevdiğim Agatha Christie'nin On Küçük Zenci kitabından birebir uyarlama diğeri ise İngiliz bir dizinin Amerikan uyarlaması.

And There Were None




Çok güzel kurgusu olan bir dizi. Kitaptan birebir BBC uyarlaması. Sevgili Fermina Daza'nın blogunda görünce dedim kitabı da unutmuşumdur artık iyi olur izlerim diye ama unutmamışım :). Başından beri her şeyi hatırladığım için pek şaşırmadım ama son bölümde yine de acaba mı dedirtmeyi başardı. O yüzden eğer kitabı yeni okuduysanız tekrarı olacaktır. Tabi görsel olarak uyarlanması çok iyi bir kitap izlerseniz de pişman olmazsınız. Çok etkileyici öyküler var içinde. Onları unutmuşum mesela baya güzel izledim onları. Ama katili biliyordum sürprizi kaçtı her şeyin :). Yine de güzel bir dizi, izlemeyenlere bir kez de ben önereyim.

The Night Of




Bu diziyi de sevgili Sibelynka'nın blogunda gördüm, konusu da ilgimi çekince hemen bakayım dedim. İyi ki izlemişim, iyi geldi valla. Hele John Turturro 'nun avukat rolüne ba-yıl-dım. Müthişti. Oyunculuğu çok güzel, karakter çok güzel kesinlikle serinin devamı olmalı bu karakterle çünkü çok devamlılığı olan bir karakter, daha birçok bölüm taşıyabilir tek başına. Zaten daha açık yerler var hayatında, onları da dolduracaklarını düşünüyorum.

İzlerken fark ettim ki dizinin orijinali İngiliz yapımıymış. Bilsem önce onu izleyebilirdim o da beş bölüm ama bunu izlediğim için de pişman değilim tabi ki Turturro'nun etkisi büyük. O dizi de iki sezon olmuş bu uyarlamanın da ikiden aşağı olmamasını umuyorum.

Bu dizi de insanların ön yargılarını ve bu ön yargılarla nasıl bir suçlu yarattıklarını görüyoruz. Irkçılığı, kendiden olmayanı dışlayanı, kafamızda oluşturduğumuz kalıpları ve bunları sorgulamadan nasıl korumak istediğimizi gösteriyor film bize. Tabi bunlar temaların bazıları ve mesajlarından biri. Çok yönlü bir dizi. Komedi hatta kara komedi de var ki çok güzel. Avukatın katkısı yadsınamaz. Finalle alakalı birkaç soru işaretim hala var ama genel olarak ben daha alternatif çarpıcı son hayal ediyordum ama yine de etkileyiciydi. Umarım devamı gelir, tabi aynı avukatla :). Soundtrack'i az ve öz; kuvvetliydi. Her bölüm bir şarkı keşfetmeniz muhtemel :).

Ben iki blog arkadaşıma da buradan teşekkür edeyim, sayelerinde dizi dünyasına hızlı bir giriş yaptım özlemişim, hepsi de güzeldi. Devamını bekliyoruz :).