jim jarmusch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jim jarmusch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2017 Pazartesi

Atıştırmalık #14

Kendini Tutan Su - Yalçın Tosun




Yazarın öykülerinin hayranıyım. En sevdiğim yazarlardan bknz. Ben şiirden pek anlamam ama bu kitap ortalamaydı bence. Güzel şiirler de var olmayanlar da. Kişisel bir şey bu şiir olayları da zaten. Ben başka diyarlara dalarım o hiçbir şey anlamaz ki genelde şiirde "o" ben oluyorum :).

Paterson - Jim Jarmusch





Jarmusch film yapar da ben sevmez miyim? Bayılırım bayılır. Çok güzel olmuş, zaten Adam Driver genelde sinir bozucu rollerde oynasa da bir severim bu adamı. Bu rolde de çok iyiydi yine sevdim. Cool ve entellektüel bir duruşu var filmlerinde de genelde o tarz rollerde izledim. Bu sefer de otobüs şoförü ama şiir sevdalısı, teknoloji sevmeyen, kendi halinde bir adam. Şiirlerini okuma şansına hatta okuma ve dinleme şansına film boyunca erişiyoruz. Filmde gördüğümde beni mutlu eden şey, Paterson'ın yolcularından ikisinin Wes Anderson'ın sevdiğimiz filmi Moonrise Kingdom'ın iki başrolünin olmasıydı :)  Çok güzel bir sürprizdi, Bir de ben bu çift kadar sakin bir ikili görmedim :). Sade, sizi sıkmayan güzel bir film. Ben çok sevdim filmi, size de tavsiye ediyorum :).

Bildiğin Kızlardan Değil - Lena Dunham




Bu kitabı merak edip aldım ama neden merak ettim bilmiyorum :). Etmesem de olurmuş, adı ilgi çekici, yazar da aynı şekilde, çizimler de çok güzel ama istediğimi alamadım. Daha derinlikli, mizahi bir kitap bekliyordum ama ikisi de yoktu. Bir de bildiğin kızlardan değil diyor ama ne kadar kitapta bunu destekliyor emin değilim :/. Yine de bir şekilde merakım gitmiş oldu, en azından fikrim var kitap hakkında :).

5 Haziran 2016 Pazar

Son Zamanlarda İzlediğim İzlenilmeyesi Filmler


Merhaba arkadaşlar :). Nasılsınız? Keyifleriniz yerindedir umarım. Ben de durumlar yoğun. Günler o kadar hızlı geçiyor ki anlayamıyorum. O yüzden buraları ihmal ettim. Şimdi sizlere kendimi affettirmek biraz da sizleri eğlendirmek için bir liste hazırladım. Biliyorsunuz ki en son yaptığım Son Zamanlarda Okuduğum Okunulmayası Kitaplar listesi ilgi görünce ben de neden bir de bunun film versiyonunu yapmayayım dedim. Aslında şanslıyım izlediğim filmlerden kesin olarak beğenmediklerim o kadar az ki liste çok uzun değil ama yok da değil :). O yüzden son zamanlarda keşke izlemeseydim dediğim ama izlemeden de böyle olduklarını anlayamayacağım filmleri listeledim. Bana meydan okuyup sen ne anlarsın filmden çok güzel bir film o bir kere demek serbest :). O zaman başlayalım.







1. Good Will Hunting - Gus Van Sant (1997)


Bu film iki listeye giriyor. Biri bu zamana kadar hala izlemediğim filmler listesi (artık izledim) iki izleyip de beğenmediklerim listesi. Yani o kadar klişelerle dolu ki uzun uzun yazmak istemiyorum. Başından sonuna ne olacağı belli, sizi ne şaşırtan ne de  hayranlığınızı uyandıran bir film. Tek olumlu yanı Elliott Smith şarkılarının olması ama o güzelim şarkılar ziyan olmuş. Kısacası vasat. Özür dilerim Robin Williams, Stellan Skarsgard.

2. Mustang - Deniz Gamze Ergüven (2015)


Oscar benim pek de önemsediğim bir ödül değil ama güzel filmler de çıkmıyor diyemeyiz ama bu film onlardan biri mi hayır. Zorlama, başarısız bir senaryo, Emin olun çok daha güzel Türk filmleri var, her açıdan. Olmamış, sorryyy :(.

3. Hamam - Ferzan Özpetek (1997)


Ferzan Özpetek filmlerini severim ama bu film onlardan biri değil. Hem de Mehmet Günsur'a rağmen :/

4. Dead Man - Jim Jarmusch (1995)


Şimdi Jim abimiz kızmasın; kendisini, tarzını severim (bknz. Coffee and Cigarettes) Johnny Depp'i zaten severim. Ama bu filmde sanki bir şey varmış da anlamak veya sevmek için ben onu kaçırmışım gibi hissediyorum çünkü baya sıkıldım izlerken. Hani çok kötü de diyemiyorum ama beklentim o kadar yüksekti ki kendimde sorun aradım. Hala sevmek için neden arıyorum yardımcı olun :(.

5. Kara Bela - Burak Aksak (2015)


Burak Aksak'ın en vasat işi olmaya aday bir film. Ara ara tebessüm ettirse de Bana Masal Anlatma filmindeki gibi başladığı andan itibaren sizi saran, güldüren bir film değil. Aksak'ın neler yapabildiğini Leyla ile Mecnun'da gördük hala sezonu başa sarıp izliyoruz. Yukarıda bahsettiğim ilk uzun metraj filminde de neler yaptığını gördük o yüzden bu filme rahatlıkla vasat diyebiliyorum. Abbas Bozkurt'un Altyazı dergisinde Ocak 2016 dayısında yayınlanan 'Toplu Kahkaha' yazısını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Genel olarak doğru tespitler ortaya koyan Bozkurt, Burak Aksak ile ilgili olan kısımda da çok haklı.

Son beş ayda izlediğim kötü filmler bunlardı. Bence hiç de fena değil ortalamanın üzerinde film izleyen ben için:). Siz de yorum yapmayı, sevdiğiniz sevmediğiiz filmleri bizimle paylaşmayı unutmayın. Filmle kalın :).