wim wenders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wim wenders etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2017 Cuma

Atıştırmalık #13

Berlin Üzerindeki Gökyüzü - Wim Wenders (1987)




Fragmanını izlediğimde tekrardan izleyesimin geldiği bir film :). Müziğiyle, tekniğiyle, anlattığıyla şiirsel bir film sunan Wenders'ın bu filmine göz atmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Alman dışavurumculuğu ve şairane gerçeklik akımlarından etkilenilmiş bir film. İzlerken aklıma sevdiğim bir film olan "City of Angels" geldi ve nihayetinde bu filmin yeniden yapımı olduğunu öğrendim. Birkaç yeri alması dışında bu filmi izledikten sonra anladım ki Melekler Şehri bu filmin ucuz bir kopyası. O filmin de hakkını yemek istemiyorum ama çok abartılacak bir film değil, sanat eseri de değil. Güzel seyirlik bir film. Hollywood işine gelen temaları alıp başka bir film yapmış her ne kadar fikir aynı olsa da biri sanat diğeri seyirlik olmuş. Demek ki neymiş niyet önemliymiş :). Bu filmde felsefe, şiir, varoluşsal sorunlar ön planda. Savaş sonrası Almanya'sı var. Dışavurumculukta oradan geliyor zaten. Müzikleri harika. Nick Cave ve Zülfü Livaneli'yi beraber dinleyebileceğiniz bir soundtrack'e sahip. Onlar dışında da çok güzel şarkılar, müzikler var. Yine ilk yarıda yavaş yavaş ilerlerken ikinci yarıda iyice açılan bir film var, diğer film "Paris, Texas" de yavaş gelip hızını arttıran bir film vardı. Bu gidişle ben Wenders filmlerine devam edeceğim sanırım :).

Oz: Kansaslı Dorothy - Adam Fawer



Bu kitabı yarım bırakalı baya oldu aslında. Şöyle ki aşırı sıkıldım, öyle böyle değil zor dayandım böyle yarısına kadar. Oz Büyücüsü'nü de şu malum meydan okuma vesilesiyle okumuştum :), bu kitap da onun aynısı sadece yetişkinler için olanı. Hani biraz mizah olsaydı bari okusaydık o da yok. Sıra sıra ilerleyen olaylar aynı sadece yaş ortalaması yükselmiş, başka da kendini okutturacak özelliği olmayan bir kitaptı. Hemen takasla da değiştirdim ama hani şurada bahsettiğim olay vardı ya ilk kez başıma gelen o kitap bu kitaptı. Fawer'ın kitaplarını zamanında okumuş, Olasılıksız'ı çok, Empatiyi'de normal beğenmiştim. Bu kitabı da D&R'da okuyamadığım dönemde hafif bir kitap okumak için alıp tekrar okuma hızıma kavuşmak için aldım ama pek istediğim amaca hizmet edemedi :).

Ölüm Pornosu - Chuck Palahniuk




Uzun zaman sonra ilk kez iki film değil iki kitaptan bahsedeceğim :). Bu aralar da okuduğum bir dönem bir de ikinci mini dizimi bitirmek üzereyim hepsinden sırası gelince bahsedeceğim. Bu kitabı ukitapta takasla edindim. Yazarı "Dövüş Kulübü" filminin kendi kitabından uyarladığını öğrendiğimden beri okumak isterim. İlk bu kitabını okudum. Akıcı bir kitap, ünlü aktörler hakkında ilginç bilgileri de bulabileceğiniz 4 farklı karakterin gözünden anlatılan bir dünya rekoru denemesine şahit oluyoruz. Adından anlaşılacağı gibi bu porno ile ilgili bir rekor ve önceki rekorlardan da bahsediliyor. Kitap bence ortalamaydı. Beni şaşırtan yerleri de oldu, üzen yerleri de. Yeraltı edebiyatından bir göndermeyle başlayan bu kitabın karakterlerini de porno dünyasından seçmesi şaşırtıcı değil. Bir de ben adını bu kadar gerçekçi olarak düşünmüyordum aslında, yani metafor ya da ne bileyim bir sanat olayı sandım ama değilmiş :), öyle de bir şaşırdım :). Etkileyici bir kitaptı, ben yazarın diğer kitaplarını da merak ediyorum.

17 Mart 2017 Cuma

Atıştırmalık #12

Merhabalar, nasılsınız? Ben idare ediyorum, yazılar hazırlıyorum; uzun incelemeler, playlistler ve bir şeyler bir şeyler. Üşengeçliğimi atabilsem neler çıkacak da, her zaman dediğim gibi sektöründe öncü marka olmak kolay değil. Yine de uzun aralar vermeden atıştırmalıkları paylaşabiliyorum. Bugün de sizlerle bir okuduğum kitabı iki izlediğim filmi yazdım kısaca. Umarım seversiniz. Özellikle filmler çok güzel. Tavsiye ediyorum.

American Honey - Andrea Arnold (2016)




Valla üşenmesem üzerine yazı yazmak isterdim. Belki yine yazarım ama şimdilik buraya yazayım da bu güzel filmi izleyip de önermeden geçmeyeyim. Çok güzel film. Yol filmi, Shia Labeouf ile ciddi düşündüğüm bir film. Oyunculuğu çok iyiydi. Aksan falan çalışmış sanırım. Daha çok bu tarz kendini gösterebileceği filmlerde oynar umarım. O saçındaki kuyruğa gıcık oldum o ayrı :) ama bizımlasın. Star karakterini canlandıran Sasha Lane de çok iyiydi. Sürekli profilden izledik onu ve yakın çekim resmen yanına bizi koydu yönetmen bazen de arka koltuğa ama en çok Star'ın yerine. Yani çok güzel ve etkileyici bir film ara ara bana geldiler duygusaldı ve dram vardı ama müzikleri, oyunculuğu ve hikayesiyle çok güzel film. İzleyin.

Paris, Texas - Wim Wenders (1984)




Zamansız film yapmışlar. 1984 yapımı ama bugünden pek farkı yok. Travis'in hikayesi, dört yıldır ortalarda görünmeyen, kendini, geçmişini, zaman kavramını, konuşmayı bile unutan bir adamın hikayesi. Etkileyici. Olur da başlarda sıkılırsanız sakın bırakmayın, güzel bir film izleme zevkinden mahrum kalırsınız :). Ben yönetmenin diğer filmlerine geçeceğim :). Bu arada buradaki çift bana My Blueberry Nights'daki çifti hatırlattı. İkisini de izleyenler hangilerinden bahsetttiğimi anladı, spoiler vermek istemiyorum. İkisini izleyenler bir yorum yapsın, konuşalım bunu :).

Benim Hüzünlü Orospularım - Gabriel Garcia Marquez


Yıllar sonra Marquez'e geri dönüş. Yüzyıllık Yalnızlığı yüzyıl olmasa da baya sene önce okudum ve ondan beridir de uzak dururum kendisinden. Bu kitabı çok sevmedim, rahatsız edici bir  yanı vardı sanki tam anlatamasam da hislerimi.Yine de birçok kitabını okumak istiyorum. Merak ediyorum. Size bir günde okumanızı öneririm zaten kısacık.


Öneri Makinesini Sosyal Medyada Takip Edin:

https://soundcloud.com/ms-m-5
https://www.tumblr.com/blog/mubblr
https://twitter.com/onerimakinesi