tante rosa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tante rosa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2017 Salı

Yılbaşı Çekilişi #2018 (Kapandı)

Merhabalar :). Gecikmeli olarak sizlere hızlı bir çekiliş sunmak istiyorum :). Teknik aksaklıklardan ötürü tahminimden daha geç oluyor ama her zaman dediğimiz gibi güç olmasın :).


Hayatta en sevdiğim şeylerden biri bu hediye alıp verme olayı. O yüzden elimden geldiğince blogda da bu etkinlikleri yapmak istiyorum. Umarım siz de seviyorsunuzdur çünkü sizler için harika bir kitap seçtim :). Çok severek okuduğum Sevgi Soysal'ın Tante Rosa'sını umarım siz de seversiniz. Onun yanında ise bu tatlı robotlu defteri hediye etmek istiyorum kalemlerle beraber güzel anı, blog notları veya planlarınızı yazın diye :). Tabi yanında sürpriz kırtasiye malzemeleri, stickerlar, kartlar, el yapımı ayraçlar da olabilir :).

Katılmak için yapmanız gereken çok basit blogumu sağ alt köşedeki Gel Gel Gel Güzelim kısmından takip edip izleyicim olmanız ve katıldığınıza dair yorumu bana yeni yıl dileklerinizle yazmanız :). Bu sefer ek hak için paylaşma durumu yok çünkü link paylaşılmıyor ve ben tek tek bakamıyorum. O yüzden paylaşırsanız daha çok kişiye ulaşması için sevinirim ama ek hak bu seferlik yok :). Herkes tek hakla katılacak :). Umarım güzel bol katılımlı bir çekiliş olur ve bana yazdığınız tüm dilekleriniz gerçek olur.

Çekiliş 7 Ocak 2018 23.59'da son bulacak. Hemen açıklayıp göndermeye de çalışacağım :). Maalesef yurt dışından da katılım kabul edemiyorum.

2017 benim için  rahatlıkla söyleyebilirim ki kötü bir yıldı; arkadaş kazığı mı yemedim, yetişkin sorunlarıyla mı uğraşmadım, bilgisayarım telefonum mu bozulmadı, hayallerim mi sarsılmadı ama güzel şeyler olmadı dersem de yalan olur. Yine de sağlığım yerinde, ailem yanımda ki bunlar benim için mutluluk verici. Kültür Sanat etkinlikleri de fena geçmedi sanki. Blogda da son dört yılda en aktif olduğum yıl oldu umarım katlanarak devam eder :). Harika bloglar tanıdım, ilk kez mektup arkadaşlarım oldu ve harika insanlar tanıdım tanıyorum. Umarım 2018 hepimiz için güzel olur ve hayalleriniz bir bir gerçek olur.

Hem güzel bir çekilişe katılmak hem de bu yıldan beklediklerinizi ya da sizin 2017'nizin nasıl geçtiğini bana yazarsanız çok sevinirim, umarım benimkinden çok daha güzel geçmiştir :). Şansınız bol, huzurunuz yerinde, mutluluğunuz daim yeni yılınız kutlu olsun :'):') (resmen otomatik yeni yıl mesajı gibi oldu, ıyyyykkk :):)). Hadi görüşürüz, sanatla kalın <3.
Devamını Oku »

3 Nisan 2016 Pazar

Hikayeler #1

Merhabalar :). Uzun zamandır aklımda olan bir listeydi öykü kitapları listesi ama dünyanın en üşengeç insanı olmak, bu markayı korumak bilirsiniz ki öyle kolay olmuyor. O yüzden bugünlere kaldı. Bu listenin tek kalmasını istemediğim için orada vol1 yazısını görüyorsunuz. Benim sanırım en sevdiğim edebi tür öykü. Meşakkatli bir iştir, her yiğidin harcı da değildir öykü yazmak. Kısa deyip geçmemek lazım. Şimdilik yedi tane kitap önerisi yapacağım ama mutlaka devamı gelecektir. Hem yedi kitap benim beğendiğim öyküler için yetmez hem de yenilerini okudukça bu liste gelişecektir. Sizin de beğendikleriniz varsa yorum yapın, beraber okuyalım :). Ahh!! Tabi ki, fon müziksiz asla :).
(Bir güncelleme yaptım ve daha önce hazırladığım yol şarkıları listemi size fon müziği olarak koydum, keyif alın :))




1. Ömer Seyfettin - Yüksek Ökçeler


Ömer Seyfettin'in en sevdiğim kitabıdır herhalde. Bir kez okulda daha sonra kardeşimin eve okumak için getirip elinden alıp bir kez daha okumamla iki kez okudum kitabı. Getirin yine okurum. Aslında bu kitabı koyma sebebim iki öyküsüdür. Lokanta Esrarı ve Yüksek ökçeler Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kanıtlayan bu öyküler nedense hep hoşuma gitmiştir :).

2. Yalçın Tosun - Anne, Baba ve Diğer Ölümlü Şeyler/ Peruk Gibi Hüzünlü


Zaten daha önce de Yalçın Tosun Sevmek adlı yazımda alıntılarıyla anlatmaya çalıştım. Son kitabı da dahil Tosun'un bütün kitaplarını, tarzını sevsem de bu iki kitabı ayrı seviyorum ama hepsi çok güzel alın okuyun :).

3. Ahmet Ümit - Aşk Köpekliktir


İlk Ahmet Ümit kitabım, polisiyeyi çok sevmeme rağmen yazarın bu kitabıyla başlamam da işin komik yanı. İyi ki başlamışım çünkü çok kısa bir sürede okudum. Akıcı ve çok güzeldi. Hala aklımda kalan, beni etkileyen öyküler vardı içinde. Ben baya olumsuz yorum da okudum kitap hakkında ama ben baya beğendim. 

4. Sevgi Soysal - Tante Rosa


Yani ne desem ne yazsam boş, çok ama çok güzeldi. Roman olarak geçiyor sanırım ama on dört kısa hikayenin birbirine bağlanmasıyla oluşan bir kitap o yüzden bu listede de olmasını istedim. Kısacık bir zamanda bitirdim elimden bırakamadım. Sanırım övmekten başka pek bir şey yazamayacağım o yüzden siz en iyisi alın okuyun.

5. Ahmet Büke - Çiğdem Külahı/ Kumrunun Gördüğü


Ahmet Büke çok ödüllü öykü yazarlarından :). Kendisinin "Rüzgarın Hatıraları" filminin senaryosunda da imzası var, oradan da hatırlayanınız olabilir izlediyseniz. İtiraf ediyorum kitaplarını D&R Can Yayınları kampanyası sırasında aldım :). Ama iyi ki almışım çünkü bu iki kitapta hemencecik bitti. Bir kitabı daha var elimde hala okumadığım o da sırasını bekliyor. Bu kitaplara gelecek olursak deniz tuzunun tadını alabileceğiniz çoğunlukla Ege'de geçen hikayeler. Şu an kitaplar yanımda olmadığı için hangisindeydi hatırlamıyorum ama bir hikayesi var ki tam kısa filmlik. Öyle ki hayallerimden biri o öyküyü kısa filme çekmek. Yani diyorum ki okuyun, okutturun mutlaka şans verin bu yazara :).

6. Yusuf Atılgan - Bütün Öyküleri


Aylak Adam'ın yazarı Yusuf Atılgan'dan bu öyküleri okumanızı tavsiye ediyorum. Eminim "Aylak Adam'ı" severler bu öyküleri de çok sevecektir. Zaten kısacık olan bu kitabı hemen tüketeceksiniz. 

7. Mine Söğüt - Deli Kadın Hikayeleri


Mine Söğüt benim çok çok sevdiğim bir yazar. "Beş Sevim Apartmanı"'da en sevdiğim kitabıdır. O roman diye geçiyor ama içinde (yanlış hatırlamıyorsam sayısı ondu) on kısa hikayeden oluşuyor da diyebiliriz. Bu kitabıda da çok güzel ve rahatsız edici :). Genel olarak kitaplarında rahatsız edicilik vardır ve kolay okunamayabilir. Bu arada madem burası şahsıma münhasır bir blog bir anımı da paylaşmak isterim :).

Mine Söğüt'ün geçmiş yıllarda burada hem söyleşi hem de imza günü oldu ben de aldım elime kitabını gittim koşa koşa :). Güzel bir söyleşiydi ve "Deli Kadın Hikayeleri" kitabıyla alakalı söylediği sözler hala aklımdadır. Eksik veya yanlışım varsa şimdiden affetsin :). Biliyorsunuz ki bu kitapta yazarın eşinin resimleri yer alır her hikayede ve sanki hikayeler için çizilmiştir o resimler. Bununla alakalı şöyle bir şey söylemişti. Planlı olarak o resimler bu hikayeler için çizilmedi. Birbirimizden habersiz aynı zamanlarda; o resimleri çizdi, ben bu hikayeleri yazdım ve o kadar uyumlu oldu ki aslında dertlerimizin, düşüncelerimizin ne kadar aynı olduğunu anladık.

Evet sevgili okur, işin özü bu :). Umarım sizin de aynı dertleri, mutlulukları, heyecanları paylaştığınız insanlar karşınıza çıkar da böyle mutlu olursunuz hep deyip güzel bir mesajla da bu yazıyı bitiriyorum, kendinize iyi bakın ve sevgiyle kalın :).

Devamını Oku »